kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Yavuz Donat @ SABAH
 
Başın öne eğilmesin...
Arap'ın mırra bardağı Sinop'tan
Örnek bir adliye
Sinop... Su perisi kadar güzel

Başın öne eğilmesin...

Hava kapalıydı, yağmur çiseliyordu. Rüzgar sabahtan beri deli deli esiyordu. Ve dev dalgalar, sahili dövmeye devam ediyordu. Burçlar, kuleler arasında ilerliyor, yukarılara tırmanıyordum.
Kalenin en tepesine. Aşağılarda bir yerde türkü söyleniyordu.
Sinop Kalesi'nden uçtum denize Tam üç gün, üç gece göründü Rize
Orman, dağ, deniz, kumsal sanki içiçeydi.
Vali bey "burası" diye anlatıyordu: - Milattan önce yapılmış bir kale... Selçuklular döneminde bir de iç kale eklenmiş... Zaman içinde burçlarla, kulelerle güçlendirilmiş... Şurası, iç kalenin güneyi... Tarihi Sinop Hapishanesi.


Bir yandan hapishaneye bakıyorduk. Bir yandan da Helenistik çağın ünlü düşünürü Diyojen'in doğup büyüdüğü Sinop kentine. Aşağıdaki türkü değişmişti. Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül aldırma Bu sırada Pala Akif kolumuza dokundu: - Biliyorsunuz, bunu Sabahattin Ali bu cezaevinde yatarken yazdı.
Sonra da eliyle cezaevinin üst katının köşesindeki koğuşu işaret etti:
- Sabahattin Ali aha orada mahpustu.


Onun adı Akif Şahin. Şimdi müzeye çevrilen tarihi Sinop Cezaevi'nde 26 yıl gardiyanlık yapmış.
Pala bıyıklarından dolayı Sinoplu onu "Pala" diye çağırıyor.
- Pala, neden emekli oldun? - Begim, hökümat bıyık kanunu çıkardı... Bıyıgımı kesmekten ise emekliye ayrılmayı seçtim.
Vali bey kulağımıza eğildi: - Kılık kıyafet yönetmeliğine göre bu bıyıkla memuriyet yapamazdı... Ama ben onu aldım, hizmet sözleşmesi ile burada görevlenirdim... Sizin gibi gelenleri gezdiriyor.


Pala, turist rehberi gibi anlatıyordu: - Yöksek şahsiyetlerinin malumları olduğu üzre burada Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Refii Cevat Ulunay, Burhan Felek, Sabahattin Ali, Kerim Korcan, Zekeriya Sertel gibi möhim insanlar mahpus yatmışlardır... Burada romanlar, şiirler yazmışlardır.
Aşağıda türkü devam ediyordu: Dışarda derin dalgalar
Gelir duvarları yalar Beni bu sesler oyalar Aldırma gönül aldırma


Orayı, burayı, o koğuşu, bu koğuşu gezdik. Sonra zindana gittik.
Zifiri karanlık, ama biz gezelim diye ışıklandırılmış.
Avlunun bir köşesinde "Sinop E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yatan mahkumların" yaptıkları el işleri satılıyordu.
Boncuklu işlemeler.
Mahkumun biri "duvar saati" yapmış.
Üzerine boncukla "gül ve silah" işlemiş.
Bir başka mahkumun el işlemesi "güzel bir kız." Kimbilir, belki sevgilisi.
Bir diğer mahkum "dua" işlemiş.
Yerli, yabancı turistler gördük. Kaleyi-Tarihi Cezaevi'ni gezmeye gelmişler.
Eskiden mahkumların volta attıkları avlularda, dev ağaçlar fışkırmış.
Kuşlar, ünlülerin yattıkları koğuşların penceresinde sanki konser veriyorlar.
Aşağılarda türkü durmak bilmiyor. Mahpushane içinde yanıyor gazlar
Bayramdan bayrama çalınır sazlar
Kimine anası ağlar, kimine kızlar


Bu sırada telefonumuz çaldı. Açtık, arayan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'ti.
"Neredesiniz" diye sordu. - Sinop'tayız... Şu anda Vali beyle birlikte Tarihi Sinop Cezaevi'ni geziyoruz.
Cemil bey "Pala orada mı Pala" diye konuştu:
- Ekim'in başında ben de oradaydım... Pala, benimle resim çektirdi... Sizinle de çektirdi mi?
Pala'ya döndük.
O anlatmaya devam ediyordu: - .....Doğu cephesinde avluya açı
lan yapıda 28 koğuş mevcuttur... Yöksek şahsiyetlerinin malumları olduğu üzere....

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Ayıp, çirkin, yakışıksız   / 16-10-2004
 CHP'nin sorunu   / 15-10-2004
 Kadınlar Pazarı'nda işler gevşek   / 14-10-2004
 Bedesten esnafı hazırdan yiyor   / 13-10-2004
 AB... YÖK... Üniversite   / 12-10-2004
 Çanakkale Destanı   / 11-10-2004
 Osman Pepe: "nasıl yaptım?"   / 10-10-2004
 Kadınlar neyi paylaşamıyor?   / 09-10-2004
 Dış politikada yeni açılımlar   / 08-10-2004
 Şimdi ne olacak?   / 07-10-2004
ERDAL ŞAFAK
Heybedeki turp
O ünlü fötr şapkasının 4.20 metrelik...
ÖMER ÇELİK
Toprağın acısı
Dünyanın "yaşanabilir" bir yer olması...
UMUR TALU
Keşfin keşfi
Dünyanın herhangi bir yerinde, hatta Latin...
MUHARREM SARIKAYA
Annan'ın elinden, TBMM'ye ödül
TBMM'den son beş yıl...
YAVUZ DONAT
Başın öne eğilmesin...
Hava kapalıydı, yağmur...
Hastane önünde kriz
Haseki Hastanesi önünde baygın yatan kadının uyuşturucu krizine...
Hastaneden 250 kiloluk kasayı çaldılar
Yalova'da yılbaşından bu yana 8 ayrı işyerine girerek, 3 kasayı açan,...
Dizisi olmayana kız vermiyorlar
Dizisi olmayana kız vermiyorlar
Her gün her kanalda en az bir dizi yayınlanıyor. Yeni...
'İç göç arttı Alanya'da suç katlandı'
Turist kız Lisa Eder cinayetinin yankılarının sürdüğü Alanya'da,...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.