kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar Sabah
    İşte İnsan
    Sinema
    20. YILA ÖZEL
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Lutfi Mete @ SABAH
 

Susurluk Don Kişot'luğu

Şemdinli vakası üstüne ancak şimdi bazı organlarda farklı sorular görüyoruz. Muhtemelen 'iyi saatte olsunlar' cephesinden gelen esintilerle bazı farklı sorular sorulması ve ilk günkü haberlere şimdi kuşku ile yaklaşılması ne anlama geliyor?
Konuyu sağlıklı biçimde değerlendirebilmek için başlangıç havasını hatırlamakta yarar var. Malum vaka daha ilk andan itibaren doğal olarak yargı konusu haline geldiği ve bu yönde süreç de işlemeye başladığı halde, herkes ahkam kesiyordu:
-Yeni Susurluk'lara geçit yok!
Bu naraları atanların arasında Susurluk'un ne olduğunu bilen bir Allah'ın kulu bulunsaydı ne gam?!
Susurluk'un ne olduğunu kim biliyor ki? Oradaki kazadan sonra 'karanlıkların efendilerine ait sandukaların kapağı açılmış' gibi bir hava üretilmek istendi. Kollarını sıvayıp mal bulmuş mağribi Susurluk'taki kazaya odaklananlar ve odaklatılanlar, bir araya gelmeleri garip karşılanan Çatlı, Bucak ve Kocadağ gibi isimlerin üzerinden akılları sıra derin devlet avına çıktılar, çıkartıldılar. Daha o gün belliydi ki, namuslu ve akıllı avcı bu sürecin sonunda en çok, başka ülkelerin 'derin devlet'lerini bulacaktı; çünkü bizde o aygıtın sadece müsveddeleri vardı...
Akıllı ve dürüst olmayan avcılar; yani PKK'lılar, PKK'cılar, bilcümle PKK kullanıcıları ve PKK kullanıcılarının görevli veya gafil tetikçilerinin ise bir şey bulmaları gerekmiyordu. Kampanya 'bulmuş gibi yapmak' üzere tasarlanmıştı.
Nasılsa, derin devlet diye görülmek ve gösterilmek istenen, şahsen ısrarla derin çete diye andığım bir kısım sözde PKK karşıtı mücadele kadroları, bütün yanlışları ve açmazları ile Susurluk kampanyasını düzenleyenlerin işlerini kolaylaştırmış ve daha da kolaylaştıracaklardı. Tıpkı, bir yandan katil sürüleri ile yer yer kahramanca dövüşürken, bir yandan da yer yer ruhsal çöküşle karşı tetikçi dürtüsüne kapıldıkları için bölücülüğe bilinçsizce katkıda bulundukları gibi...
Türkiye'de her türlü gizli servis etkinliklerini özgürce ve neredeyse iç destekle sürdüren küresel güçler 'karanlıkların efendilerine ait sandukalar açılıyor' kuruntusunu ürettirmiş, medya kuruluşlarındaki gönüllü veya maaşlı unsurlar da bu havuza balıklama atlamışlardı. Herhangi bir gizli servise doğrudan veya STK'lar üzerinden hizmet eden medya bülbülleri kampanyayı süslüyorlardı. Samimi gazetecilik dürtüsü ile konuyu ellerinden geldiğince derinlemesine kurcalayanlar ise kısa bir süre sonra dalavereyi sezmeye başladılar. Susurluk kampanyasında yabancı mimarların kokusunu algılayarak duraksadılar.
Kafalarını çalıştıranlar gördüler ki bölücü başkaldırı süresince yerli ve yabancı bütün pislikler aslında birbirleriyle bayağı bir harman olmuşlar. Ancak yabancılar güçlü ve daha kurnaz oldukları için pisliğin tamamını yerli unsurların üzerine yıkma oyununda bayağı mesafe almışlar...
Dikkatli gözlerin sınırlı etkinliği, kampanyanın başarılı olmasını önleyemedi. Böylece Susurluk kelimesi sanki bir karanlık dönemin aydınlanışının ve derin devletin çırılçıplak ortaya çıkışının simgesel adı oluverdi.
Bir balon uçuruldu; sonra da onun güneş olduğu söylendi. Medyamızın yüksek himmeti ile okur-yazar takımımız bu titrek mumu aydınlık diye bağrına bastı.
Yakın geçmişinde Susurluk gibi bir hakikatsizlik sabıkası olan siyaset ve medya dünyasının Şemdinli vakası üzerine vereceği imtihanın, herhalde yaşadığımız fiyaskodan farklı geçmesi beklenemezdi.
Daha ilk günden 'bir Susurluk daha olmayacak' diye nara atan derin devlet püskürtme kahramanları neye dayanarak yargı öncesi yargıya varmışlardı?
Yıllarca hapis yatmış bir Mehmetçik katili PKK militanının tanıklığına!
Katilin masumiyeti namlusundan menkul, kahramanımızın şecaati de işkembesinden!
Yargı süreci tamamlandığında Şemdinli işinde PKK ile ortak çalışan 'ensesi kalın' ülkelerden birinin gizli servisi çıkarsa ne olacak?
O zaman bu Susurluk Don Kişot'ları 'Tüh, bizimki değil ağabeyimizin derin devleti imiş' deyip susmaktan başka ne yapabilecekler?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 'Bağlanın ve bekleyin gelip sizi öldüreceğim'   / 01-12-2005
 Üstü de nifak, altı da   / 29-11-2005
 STK mı güçlü, atom mu?   / 28-11-2005
 Sezer'in ikiyüzlülüğe direnişi   / 25-11-2005
 TRT 'Yurttan Sesler' yazısı   / 24-11-2005
 İsviçre'den TC'ye 'sivil' goller   / 22-11-2005
 Olmayana ergi siyaseti   / 21-11-2005
 Erdoğan ne demek istedi?   / 18-11-2005
 TC'ye sıcak çatışma ninnileri   / 17-11-2005
 Brövenin Atatürkçesi neydi?   / 15-11-2005
YILMAZ ÖZDİL
1 Türk dünyaya bedel... Ölürsen adam başı 3 lira
"Biz...
ÖMER LÜTFİ METE
Susurluk Don Kişot'luğu
Şemdinli vakası üstüne ancak...
UMUR TALU
İtibar ve intihar
Bir konuyla ve mağduriyetlerle...
FATİH ALTAYLI
CHP Genel Başkanlığı'na adayım var
CHP, muhalefette kan...
ERDAL ŞAFAK
Kışlada şiddet
Silahlı Kuvvetler'i şeffaflaştırmak ve AB...
Bush: Irak'ta zafer kazanacağız... Ama kimse inanmadı
Bush Irak politikasını açıkladı ama bu halkı iknaya yetmedi. ABD'nin...
CIA uçakları İngiliz hava sahasına girdi
CIA uçuşları bu sefer de İngiltere'de gündeme oturdu. Guardian ülkeye...
Bahtı Kara Kartal
Bahtı Kara Kartal
Beşiktaş, sezonun en iyi futbolunu Zenit'e karşı oynadı. Çok...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu