kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdal Safak @ SABAH
 

Fırat'ın koyunları

Meclis kuşkusuz bayramdan sonra kuş gribi sorununa el koyacak... Bizce konu iktidar-muhalefet düellosu ötesine taşınmalı... Bir zamanlar Meclis araştırmasıyla Fırat'ta kaybolan koyunların bile hesabını veren devletin, bugün tel tel dökülmesinin nedenleri irdelenmeli..

Çin tüm dünyaya parmak ısırtan bir rekor daha kırdı: 2005'te dış ticaret fazlası 101.5 milyar dolara ulaştı.
"Uyanan dev"in rakamları gerçekten baş döndürücü: Geçen yıl dış ticaret hacmi 14 trilyon 221 milyar doları geçti. Yani şilepler ve kargo uçakları Çin'de her gün 40 milyar dolarlık mal yükledi veya boşalttı.
Uluslararası ajanslar Çin'in performansıyla ilgili haberden hemen sonra bir başka "rekor"u duyurdular: Türkiye'de kuş gribinin yayılma hızı.
Çin'de 3 ayda 8 vaka saptandı, Kamboçya'da 4. Türkiye'de ise sadece bir haftada, hastalığın kronikleştiği bu iki ülkenin toplamından fazla hasta tedavi altına alındı.
Dünya Sağlık Örgütü'ne bakılırsa, Türkiye bu gidişle geçen Temmuz'dan beri 16 olay kaydedilen Endonezya'yı da, 2003'ten bugüne 22 hasta saptanan Tayland'ı da geçecek.
Hastalık şimdiden 81 ilin üçte birini (27 il) etkilediğine ve bir haftada en doğudaki Iğdır'dan en batıdaki İzmir'e ulaştığına göre, ne yazık ki, karamsar tahminlerin gerçekleşmesi olasılığı yüksek.
Sistemin temellerinin çatırdamakta olduğu anlamına gelen bu tablonun ardında neler gizli? Herhalde Meclis tatil sonrası bu sorunun yanıtını arama ihtiyacını duyacak.
Biz iç ve dış kaynakların açıklamalarından yola çıkarak, sürecin iki bölümde ele alınması gerektiği sonucuna vardık: 1- İlk kuş gribinin görüldüğü 4 Ekim ile ilk teşhisin açıklandığı 3 Ocak arasındaki dönem. 2- İnsanda kuş gribi virüsünün belirlendiği 3 Ocak'tan bu yana geçen süre.

Koruma
yok, müdahale var
İlk dönemi tek cümleyle özetlemek gerekirse, Türkiye koruyucu önlemler konusunda tam bir vurdumduymazlık, laçkalık sergiledi.
Hem de Tarım Bakanlığı çok önceden, 5 Mayıs 2005 tarihinden itibaren valiliklere, ilgili derneklere peş peşe 7 genelge göndermesine rağmen. Semt pazarlarında hayvan ve yumurta satışının yasaklanmasından, açıkta kanatlı hayvan beslenmesinin önlenmesine kadar her türlü uyarıyı yapmasına rağmen.
Neden genelgeler işe yaramadı? Yanıtını Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü Başkanı Bernard Valat veriyor: "Çünkü Türkiye'de kuş hastalıkları salgınında harekete geçirilebilecek alarm sistemi yok. Bize her şeyi bildirmemelerinin nedeni, bilgileri gizlemeleri değil, yeterince veriye sahip olmamaları."
Bu değerlendirmenin tek anlamı var: Türkiye'de veterinerlik hizmetleri sistemi çökmüş durumda.
Tüm kurumlarda olduğu gibi her iktidar, hatta her bakan değişikliğinde kadroların hallaç pamuğu gibi atılmasının sonucu mu? Mesleğin çekiciliğini yitirmesi mi? Devletin pas tutması mı? Yanıtı Meclis bulacak.
İkinci döneme gelince; salgının yalnızca Türkiye'nin sorumluluğundan çıkıp dünyanın sorunu haline gelmesinin, yığınla uluslararası kuruluştan heyetlerin akın etmesinin de sayesinde mücadele daha eli-yüzü düzgün yürütülüyor.
Ancak onda da hayvanlara yönelik önlemler sadece itlafla sınırlı. Bir de hastalığın ulaşmadığı bölgelerde "Hayvanları kümese alın" tavsiyeleriyle.
Oysa uluslararası kuruluşlar, ısrarla yazdığımız gibi, itlafın tek başına çözüm olmadığını, mutlaka hayvan stokunun aşılanması gerektiğini vurguluyorlar. Çin 5.2 milyar kümes hayvanını aşılamaya başladı bile.
Demirel, başbakanlığı döneminde sık sık Atatürk'ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt'un ünlü sözünü tekrarlardı: "Fırat'ta bir koyun kaybolsa, hesabı benden sorulur."
Devlet gibi devleti anlatan bu sözün değerini şimdi daha iyi anlıyor, içerdiği güvenceyi çok ama çok arıyoruz.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İki saatli bomba   / 11-01-2006
 Çilli Horoz'a veda   / 10-01-2006
 Real Madrid ve Barselona   / 09-01-2006
 Bilgi ve korku   / 08-01-2006
 İki arada bir derede   / 07-01-2006
 Korkmayın, alışın   / 06-01-2006
 Krizden ders almak   / 05-01-2006
 Erdoğan'ın gömleği   / 04-01-2006
 En sabıkalı hat   / 03-01-2006
 En tehlikeli silah   / 02-01-2006
ÖMER LÜTFİ METE
Ağca'nın can güvenliği (?!)
Mehmet Ali Ağca bir kere...
ERDAL ŞAFAK
Fırat'ın koyunları
Meclis kuşkusuz bayramdan sonra kuş...
ALİ KIRCA
Panik!
Medyanın içinden ve dışından birileri şu...
İran için karar günü
Nükleer tesislerdeki mühürleri söktü, 2 yıl sonra çalışmalara yeniden...
Yakalanan Türk için Dışişleri devrede
İspanya'daki terör baskınının yankıları, yakalanan 20 kişinin...
Ayrılacağım... Seni bırakmam
Ayrılacağım... Seni bırakmam
Yakın çevresine F.Bahçe'yi bırakacağını fısıldayan Daum'u başkan Aziz...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu