kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Barlas @ SABAH
 
Siz balık mısınız ki büyük balıktan ürküyorsunuz?
"Burada sadece ayılar sigara içebilir"
ŞAKA - Farklı yöntem

Siz balık mısınız ki büyük balıktan ürküyorsunuz?

Benim de devletle veya politikayla uzaktan yakından bir ilgim olsaydı, ben de "Yeter artık. Bu iktidar değişmeli" derdim.
Benim de doktrinleştirdiğim ideolojik bir takıntım olsaydı, "Bunlar bizim gibi değil. Bu iktidar ya gitmeli ya da götürülmeli" derdim.
Ama bütün önyargıları ve saplantıları geride bıraktığım için rahatım ve "Bunlar zamanı geldiğinde seçmen tarafından iktidardan götürülecek" diyorum. Çünkü biliyorum ki demokratik rejimlerdeki iktidarlar, havadaki uçaklar gibidir. Nasıl bozulup sonsuza dek havada kalmış uçak yoksa ve bütün uçaklar şu ya da bu şekilde mutlaka yere inerlerse, bütün seçilmiş iktidarlar da mutlaka bir gün seçilemeyerek muhalefete geçerler.
Türkiye'de ideolojik saplantıların anlamsızlığını ne zaman tam kavradım derseniz... Bunun 12 Mart 1971 askeri müdahalesi ertesinde olduğunu söyleyebilirim. Gazeteler kapatılıyor, Çetin Altan'lar, İlhan Selçuk'lar tutuklanıyor, sokağa çıkma yasağı konulan kentlerde polis ve asker ev ev "Zararlı kitap" arıyordu. "Anti-komünizm" başlıklı kitaplar bile "Komünizm" kelimesi var diye toplatılırken, bunları bulunduranlar gözaltına alınıyordu.
Rahmetli Orhan Apaydın'la, kapatılmış Cumhuriyet'te karşılıklı oturduk. Şöyle bir uzlaşmaya vardık o gün:
- Türkiye'de sağ veya sol üzerine ne politika yapmanın ne de yazı yazmanın bir anlamı vardır. Türkiye'de hukukun üstünlüğünün sağlanması, çoğulcu demokrasinin yaşatılması ve insan haklarının var olması, bir Türk'ün ulaşmayı hedefleyeceği yegane noktadır.
Ben şimdi bu noktadayım. Ne AK Parti'ye ne CHP'ye ideolojik bir takıntı üzerinden bakıyorum. Ayrıca iktidarda kim olursa olsun, onun yerine geçmek isteyenlerin hırslı öfkelerine kapılmamaya da yeminliyim.
Bu ülkede ister Atatürk gibi, isterse Özal gibi hizmetlerinin ölçüsü neredeyse sonsuz olanların bile, mutlaka "Ama" diye başlayan cümlelerle yerden yere vurulduklarını gördüm. Öyle olmasa Atatürk'ün ölümü ertesinde Başbakan olan Refik Saydam "Bu memlekette her şey A'dan Z'ye bozuktur" der miydi? Kıbrıs'ta Türkiye'nin haklarını Londra ve Zürih anlaşmaları ile uluslararası hukuka sokan Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu idam edilir miydi?
"Bütün bunlardan ne çıkar" derseniz.
AK Parti de zamanı gelince iktidardan gidecektir. O "Zaman"ı zorlarsa birileri onları götürmek için gerekirse onları bölecektir. Bugün siyasete yukarıdan "Baba öğütleri" veren Süleyman Demirel'in Adalet Partisi de 1969 seçim zaferi ertesinde bölünmemiş miydi? Demirel de birilerinden bu tür dersleri almamış olsaydı, Cumhurbaşkanı olunca kendi kurduğu DYP'yi bölme operasyonunu yapabilir miydi? Kemal Derviş gökten mi indi Türk siyasetine ve ülkeyi erken seçime götürürken AK Parti'nin iktidar olacağını görmedi mi hiç?
Diyorum ki yeni doğmuş çocuklar gibi yaklaşmayın siyasete.
Büyük balık küçük balığı yutar ama siz balık mısınız ki?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Erdoğan, Unakıtan'ı yeniçerilere teslim etmez   / 30-01-2006
 Tartışılmazların dünyası da tartışmalara açık   / 29-01-2006
 Yeni dünyayı eski kavramlarla anlamak kolay değil   / 28-01-2006
 Dön baba dönelim, hacılara gidelim...   / 27-01-2006
 Her siyasi parti ideolojik bir hareket değildir   / 26-01-2006
 Türk televizyonları da "Sorun" mu olmaya başladı?   / 25-01-2006
 Geleceği kesin biçimde bilmek bazen can sıkıyor...   / 24-01-2006
 Az sayıdaki "Birleştiren adam"lardan biri vefat etti...   / 23-01-2006
 Basının geleceği internet ve "vatandaş gazeteciliği"   / 22-01-2006
 Köktenciliğe karşı "Türk modeli" dimdik ayaktadır...   / 21-01-2006
REHA MUHTAR
Siyah-beyaz kadınlar...
Aslında lacivert kadın...
MEHMET BARLAS
Siz balık mısınız ki büyük balıktan ürküyorsunuz?
Benim...
EMRE AKÖZ
Bir türban bilançosu
Ankara Hacıbayram...
MAHMUT ÖVÜR
Unakıtan'ın kuruldaki 'özel görevlisi' kim?
Önceki gün...
SAVAŞ AY
Zeki, çevik ve ahlaklı
Merhum Ata'mız;...
HINCAL ULUÇ
Spielberg'den Abdullah Çatlı'nın öyküsü..
Kara Eylül'ü...
Aday olma ibra edil
Aday olma ibra edil
G.Saray'ın Mali Genel Kurulu öncesi camianın önde gelenleri "İbra...
Canlı canlı para toplandı
Canlı canlı para toplandı
G.Saray için kampanya başlatan eski yönetici Polat, canlı yayında...
Siyasette türküler geçidi
Erdoğan, Baykal'ın eleştirilerine karşı "Makaram Sarı Bağlar"...
CHP'nin de katkısıyla Yorgo aktif görevde
Papandreu Sosyalist Enternasyonal başkanı seçildi. Tam destek veren...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu