kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
  » Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdoğan: Yakaladığımız demokrasi standardı büyük geliyor
Erdoğan: Yakaladığımız demokrasi standardı büyük geliyor

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bugün yakaladığı demokrasi standardını, insanlara iki beden büyük görenler olduğunu bildiklerini belirterek, ''Daha vahim olanı ise bu düşünce sahiplerinin, ekseriyetle siyasetten geçinenler arasından çıkmasıdır'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yarınları adına büyük önem taşıyan, zengin fırsatlar barındıran bir dönemden geçildiğini söyledi. Türkiye'nin önündeki dönem en iyi şekilde değerlendirilip, son 3.5 yılın başarıları
istikrarla korunarak kalıcı hale getirilirse Türkiye'nin yakın geleceğe mutlaka damgasını vuracağını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Burada, altını önemle çizmek istediğim anahtar kelimeler var. Bunlar, değişim ve istikrardır... Bu kelimelerin üzerinde ısrarla durmamız gerekiyor. Türkiye, her alanda yakalanan istikrar düzenini şartlar ne olursa olsun mutlaka korumalıdır. Bu ülkenin insanları olarak, bu ülkeyi seven, bu ülkenin geleceği hakkında aydınlık hayaller besleyen insanlar olarak, her şeyden önce fikirde, anlayışta,özellikle bu istikrarı, bu değişimi korumalıyız. Türkiye'de vatanseverolan herkes, 3 Kasım 2002'de millet iradesiyle açıkça ortaya konulan istikrar içinde değişim kararını, asla zedelemeye çalışmamalıdır.

Değişim politikalarını eleştirmek demokratik bir haktır ama milletin değişim iradesini ve kararını tahrip etmeye çalışarak statükoyu savunmanın, bugünün dünyasında vatanseverlikle uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur. Cumhuriyetimizin mayası olan demokratik değişim iradesine karşı çıkmanın, cumhuriyetçilik ve milliyetçilikle bir ilgisi yoktur. Evrensel hukuk ilkeleri, demokratikdeğişim ve millet iradesiyle kalkınma, Atatürk tarafından Cumhuriyetinharcına konulmuştur.

İşte bu yüzden, değişimi reddeden ve statükoyu kutsayan anlayışların adı ne olursa olsun, cumhuriyetçilikle ve vatanseverliklealakası olamaz. Önümüze çıkan engeller ne olursa olsun, çıktığımız bu uzun yola ilişkin bir tereddüde asla kapılmamalıyız. Çünkü, Türkiye'nin yegane çıkar yolu, yegane doğru istikameti budur.''

DEĞİŞİM İSTİKRARI

Yıllar yılı krizlerle, istikrasızlıklarla, statükocu siyasetlerle,darboğazlarla, bunalımlarla, suiistimallerle bunalmış bir milletin, değişim dışında bir seçeneği olamayacağını kaydeden Erdoğan, 3 Kasım 2002 tarihinde millet kararıyla işbaşına gelen AK Parti'nin, cesur ve uyumlu bir yönetim anlayışıyla ülke sorunlarının neredeyse tamamını çözüm yoluna koymayı başardığını söyledi.

''Bunun adı değişim istikrarıdır'' diyen Erdoğan, bunun, aynı zamanda millet iradesinin Türkiye'nin yönetiminde karşılığını bulması olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Her şey Türkiye için'' derken, aslında bu yöndeki millet kararını, bu ortak hissiyatı seslendirmekten başka bir şey yapmadıklarını ifade etti.

Türkiye'nin problemlerinin tamamının çözüme kavuştuğu iddiasında olmadıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milletimizin sırtında, neredeyse taş üstüne taş konulmadan zayi edilmiş uzun yıların yükü, ağırlığı var. Elimizde eğer bir sihirli değnek olsaydı, milletimiz tek bir gün, tek bir saat, tek bir an sıkıntı çekmesine, bunalmasına, daralmasına meydan vermezdik. Ama elimizde bir sihirli değnek yok. Biz, bir yandan yola devam etmek, biryandan hedeflerimizi kovalamak, bir yandan da bu milletin belini bükensıkıntıları gidermek, yaraları sarmak mecburiyetindeyiz.

Bizim işimiz kolay değil. Çünkü, siyaseti oyalama ve oyalanma sanatı zannedenlerden değiliz. Hesabımızı doğru yaparak, ama mutlaka ideallerimizi koruyarak adım adım ilerleme gayretindeyiz. Bu ülkenin problemlerinin üstüne cesaretle gidiyor ama bunu yaparken demokrasiden, hak ve özgürlüklerden, adaletten taviz vermiyoruz. Bizim siyasi parolamız; daha çok demokrasi, daha çok kalkınmadır. Bu ülke demokrasiyi en üst seviyede uygulamadan, insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almadan, adaleti tesis etmeden, kalkınmayı da başaramaz. Türkiye'nin dünden bugüne miras kalan ekonomik, ticari, bölgesel problemlerinin temelinde de geçmişteki siyasi anlayışların, dönemsel gerekçelerle demokratik standartlardan fedakarlık yapması bulunmaktadır.

AK Parti, siyaset sahnesinde yer aldığı günden itibaren, tarihi tecrübenin kaydettiği temel bir gerçeği ısrarla vurgulamaktadır. Bu gerçek, ileri, gelişmiş bir ekonominin, ancak ileri, gelişmiş bir demokrasi ile bir arada mümkün olabileceği gerçeğidir. Özgürlük, refahve kalkınmanın birlikteliğidir. Bu ikisi, adeta tek yumurta ikizi gibidir.''

HATA

Türkiye'de şuurlu ya da şuursuz, bilerek tekrarlanan bir hata yapıldığını söyleyen Erdoğan, bunu, ''demokrasinin, ancak belli bir ekonomik gelişme seviyesinden sonra gerçekleşebilecek bir siyasi rejimolarak algılanması'' diye açıkladı.

Başbakan Erdoğan, bu algılamanın, demokrasiyi lüks bir meta gibi gören otoriter bir zihniyetin yansıması olduğunu söyledi. Hortumcuların siyasi ideolojisinin de bu olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bugün bile, yakaladığımız demokrasi standardını insanımıza iki beden büyük görenlerin var olduğunu biliyoruz. Daha vahim olanı ise budüşünce sahiplerinin, ekseriyetle siyasetten geçinenler arasından çıkmasıdır. Ne yazık ki bürokraside de onların işbirlikçilileri, yandaşları mevcut. Onları da biliyoruz.

Aslında demokrasi, millete iki beden büyük gelmiyor. Statükocu zihniyet sahiplerinin üzerinde şık durmuyor demokrasi... Anadolu'muzdagüzel bir söz var; 'güzele ne yakışmaz' demişler. Bu millete demokrasiçok yakışıyor. Ama bu vatan hakkında çirkin emeller besleyenlere asla yakışmıyor.

Ekonomik kalkınma, demokratik özgürlükçü bir düzenin ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Dünya üzerindeki gelişmiş ekonomiler, aynı zamandagelişmiş demokrasilerdir.''

1 2 3 4 5
 
DİĞER SİYASET HABERLERİ
 Fransa ile tasarı gerilimi büyüyor
 Baykal: D.Bakır ve Samsun düşmesin
 Türkiye Hıristiyan olsaydı süreç başkaydı
 Talat: İzolasyonlar kalkmalı
 "Yaptıklarımızın arkasındayız"
 'Arınç, cumhurbaşkanı olamaz'
 AK Parti'de ikinci ihale bombası Sinop'ta patladı
 Erdoğan'ın hedefi bu kez valiler ve başkanlar oldu
 Başbakan gözü yaşlı anneye dayanamadı
 Meclis'e 'Cemevi olur mu, olmaz mı' tartışması
MUHARREM SARIKAYA
Mesajların adresi...
AK Parti milletvekillerinin de...
YAVUZ DONAT
Süper stres
Ne Çankaya kavgası, ne liderler kapışması...
Gerçek katil o değil
Trabzon'daki rahip cinayetinin saklanan görgü tanığı Gülhan Kılıç...
'Ramazana kadar tatil'
Yaşları beş ile 11 arasında değişen 11 çocuktan kurulu "Minik Dualar...
82'lik Fethi Dede'ye 'haddi bildirilecek'
82'lik Fethi Dede'ye 'haddi bildirilecek'
Selanik'teki Atatürk defterinde bulunan yazısı nedeniyle Başbakan...
Bergama'da gergin ayin
Bergama'da gergin ayin
Aziz Yuhanna ayini Ülkü Ocakları, MHP ve İP'nin protestosuna rağmen...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu