SABAH - 18/03/2007 - Umur Talu
kapat
   
18 Mart 2007 Pazar
 
SABAH Gazetesi
 
Servislerimiz
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 354 34 72
SMS:
UT yaz
boşluk bırak
mesajını yaz
4122'ye gönder
 

Varlar ama yoklar Yoklar ama varlar

Şey; nasıl söylerim bilmiyorum, teşvik gibi de olmasın, asla öyle şey düşünmem, tam tersine uzun, huzurlu, her beladan uzak ömür dilerim ama...
Siz de biliyorsunuz ki, toplu halde gündeme gelmeniz, çalışma, hayat, biat koşullarınızın ele alınması, dile gelmesi, dilinize ses, sesinize yer verilmesi pek mümkün olmuyor.
Ancak "bireysel felaketleriniz" le, nadiren "bireysel kahramanlıklarınız" la "haber" e gelebilirsiniz.
Katil yahut maktul olunca.
Kaza yapınca yahut dendiği üzre "kazaya kurban gidince".
Aşk, namus, ihanet, bunalım, cinnet, intihar; öyle bir zincire vurulunca, vurunca, vurulup da düşünce.
Kapkaça uğrarsanız; muhtemelen yerlerde sürüklenince.
Allah kimsenin başına vermesin elbette...
Ancak "toplu halleriniz"; iş, insanlık, itaat, güvensizlik, güvencesizlik, angarya koşullarınız, korkularınız bildiğiniz gibi pek gündeme gelmez.



Çünkü, medya, yani "özgür basın"; nice kıdemli, usta, üstat, cesur, yiğit, hızlı, olgun, cin, zehir gibi, mangal yürekli, mangalı külsüz, külü kor gibi...
Kim olacak, "Bizler" işte...
"Hiyerarşiler" e dokunmaz!
Asla.
Kanunlar bir yana; medyanın kendi hiyerarşileri gazeteciyi bir tuhaf "terbiye" etti galiba.
Çoğu "çalışan" olan gazeteciler, başka "çalışanlar" ın hallerini de pek sorgulayamıyor.
Sanki, herhangi bir çalışma koşulu üstüne düşünmesinler diye, her türlü çalışanın hali "yasak elma" haline geldi.
"Yoksulluk" tan söz etmiyorum; çalışanların tabi olduğu emir-komuta düzenleridir kastım.



Bir zamanlar, yarım sayfalık "ekonomi, iktisat" bölümleri dahi "çalışan sorunları" na bakmadan pek yarım sayardı kendini.
Şimdi "patronların, paranın, piyasanın, borsanın dünyası" sanki "bütün dünya" imiş, dünya bütünüyle bunlardan ibaretmiş gibi kutsanıyor.
Misal, yaraya az dokununca daha iyi anladım ki; medyanın büyük ilan ve reklam kaynağı bankalarda acımasız bir "kölelik düzeni"
hüküm sürüyor.
Bu nasıl sorgulanacak?
Görmezden mi gelinecek?
Büyük holdinglerin herhangi bir şirketindeki açık haksızlıklar, toplu işten çıkarmalar, kimi hakların kısıtlanması hiç mi mesele olmayacak?
Hep ilan, reklam, dostluk, ilişki veya korku duvarına mı çarpacak?



İki yıldır Dipsiz Kuyu'da, ordu hiyerarşisi içinde, günü sayılı erat dışında, yıllarca "mağduriyete, adaletsizliğe, haksızlığa, aşağılamaya, ayrımcılığa uğradığını" düşünen, hisseden ve orta yerde değilse dahi misal bu sütunda dile getiren astsubay, uzman çavuş, uzman erbaş, sivil memurlara, emeklilerine, çoluk çocuklarına; "insan hakları, kişilik hakları, özlük hakları" na dair yazdım. İnanın, yarbaya, hatta (emekli) albaya kadar uzandı gelen mesajlar.
On binlerce insandan ve onların şok edici biçimde, beni her gün şaşırtarak akın akın yağıp yansıyan "insan acıları" ndan söz ediyorum.
Sitem edeyim: Sabah'ın çifte 9 sütun manşeti "Paşa, nüfuz suistimali yüzünden Albay'ı sürdü" olayından daha mı hafif, daha mı kıymetsizdir bu on binlerce acı ve feryat?
Bu insanlar "gerçek" değil mi!
Gerçekten çok değil mi; insan değil mi, var değil mi!



Bizimkine benzediği, başlarındakiler ahbabımız, dostumuz, ilanreklam verenimiz filan olduğu, TÜSİAD'ı, cemiyet hayatı, iş ve iç dünyaları pek yakın diye; bankadan holdinge kadar "sivil ekonomik hiyerarşiler" hiç sorgulanmayacak...
Zaten tabu, zaten ordu, zaten komutanlar komutan olduğu için "askeri hiyerarşiler" hiç gazetecilik ve insanlık meselesi sayılmayacak...
Görmediğiniz, duymadığınız, ses vermediğiniz, yok saydığınız için insanlar yok olmuyor ki.
Hepsi var.
Anlamayana şunu da söyleyeyim: Yazdık diye var olmuyorlar; zaten varlar, oradalar.
Bankalarda, fabrikalarda, şirketlerde, kışlalarda mevcutlar!
Bir bakın, bir kulak verin; oradalar. Sindirilmiş, ürkmüş, yılgın, bıkkın, yorgun; ama varlar!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Bir şey daha var...   / 16-03-2007
 Devlet köleleri (2)   / 15-03-2007
 İsmi açıklanmayan askeri yetkililer... (1)   / 14-03-2007
 Çukurdan çukura   / 13-03-2007
 Konuş-ma...   / 12-03-2007
 Ne yazacaktım ne yazdım!   / 11-03-2007
 Bak ne diyor hâlâ!   / 09-03-2007
 Keser döner sap döner...   / 08-03-2007
 Herkesin keyfi yerinde!   / 07-03-2007
 Türkiye'den komşularına bir saldırı olmaz; bir de üsler olmasaydı!   / 06-03-2007
YILMAZ ÖZDİL
Emine'nin oğlu...
Colin Kazım Richards...
İsminde...
ERGUN BABAHAN
Sparta'dan Cajamarca'ya
Çocukluğumuzda Tarkan veya...
MEHMET BARLAS
Zaman tüneline girip Kasım 1938'e dönelim...
UMUR TALU
Varlar ama yoklar Yoklar ama varlar
Şey; nasıl söylerim...
FATİH ALTAYLI
Borazancıbaşı askere değil, kendine güvenir
Genelkurmay...
ERDAL ŞAFAK
Partilerin bütçesi
Siyasi Partiler...
'Sağ kolları' göçmen
Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar kadar sözcüleri de...
4'üncü yılında Irak protestoları
ABD'nin Irak'ı işgalinin dördüncü yılına girmesi, Türkiye de dahil...
45'lik senfoni
45'lik senfoni
Hafta içinde 100. Yıl Senfonisi'ni tanıtan Fenerbahçe Bursa'ya fark...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
Bize Ulaşın
   
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu