Güzel bir yemek için yollara düşmeyi göze alanlardansanız, mükemmel bir Elbasan tava ya da döner yemek için Edremit'teki Cumhuriyet Lokantası'na gidilir doğrusu. Bu esnaf lokantasında güzel yemekler ve katkısız hakiki Türk yoğurdu yiyebilirsiniz
İyi bir yemek, uğruna uzun yolculuklar yapmaya değer. Bunun için gözümü kırpmadan yüzlerce kilometre yol kat edebilirim. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, bizde de turistik gurme turları düzenlense ve bu turlarda ülkemizin en iyi lokantalarında yemek yense, halk pazarları gezilse, bu sırada konuyu iyi bilen kişiler gelenlere söz gelimi zeytinyağını, yerel otları, yöresel mutfakları tanıtsalar, yemek pişirme meraklılarına bazı özel yemeklerin hazırlanması öğretilse ne kadar iyi olurdu. Ama henüz hayalini kurduğum bu tür turlar çok uzakta. Gurme tur diye sunulan bazı programlar da işin ehli olmayan kişilerce hazırlanıyor ve gurmeleri tatmin etmekten çok uzak. Dolayısıyla ülkemizin mutfak hazinelerini yemek tutkunları bizzat kendileri arayıp, bulup keşfetmek zorundalar. Yemek meraklıları mutlaka uğranılması gereken adresleri at yarışları tüyosu verir gibi kulaktan kulağa fısıldarlar. Benim de yurdumuzun dört bir yanında isimlerini belleğime kazıdığım bu tür mekânlar var. Yolum o yörelere düştüğünde mutlaka saatini denk getirir, damak zevkine güvendiğim dostlarımdan adını duyduğum restoranlarda yemek yerim. Geçen hafta yurtdışından konuklarımla Kaz Dağları odaklı Kuzey Ege gezisine çıktım. Programı düzenlerken Edremit'e de uğramayı kafama koymuştum. Çünkü hakkında anlatılanları dinlerken yutkunmaktan bir hal olduğum halde henüz yemeklerini tatma fırsatını yakalayamadığım Cumhuriyet Lokantası'nda bir öğlen yemeği yiyecektim. Sonunda muradıma erdim ve bugüne kadar bu fırsatı yaratamamış olduğum için de kendime içerledim. Cumhuriyet Lokantası Edremit'in merkezinde, ilk belediye binasının altında yer alıyor. Pek de büyük olmayan, yaklaşık 80 kişinin aynı anda yemek yiyebilecekleri, oldukça mütevazı görünüşlü ama beyaz sofra örtüleriyle tertemiz bir esnaf lokantası bu. Adını Cumhuriyetimizin kurulduğu 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet Lokantası'na dönüştürmüş, 1954 yılından bu yana da şimdiki yerinde hizmet veriyor. Kasada oturan, zaman zaman garsonlara yardım eden, arkada, mutfak önünde tezgahtan yemek seçenleri yönlendiren orta yaşlı zat, Ali Gökaslan, burayı babasından devralmış. Kapıdan girdiğinizde, sol taraftaki tezgâhta takılı dönerin kalitesi bir bakışta anlaşılabiliyor. Döner ısmarlayan konuğum, hayatında bu kadar iyi bir döner tatmadığını söyledi. Haksız sayılmazdı; ondan çok daha fazla döner tatmış biri olarak, ben de bunun, yediğim en kaliteli dönerlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Tam karşıda, büyük bir camlı buzdolabı, mutfak bölümünü salondan ayırıyor. Arka tarafta, yandan merdivenle çıkılan, üç masanın yer aldığı küçük bir de asma katı var. Ne kadar erken gitmeye çalışsam da, lokantaya vardığımızda saat 13.00'ü bulmuştu. Bu tür esnaf lokantalarına olabildiğince erken gitmek gerekir. Çünkü dükkânlarını çok erken açan esnaf saat 12.00 dediniz mi acıkır, yemeğe çıkar. Cumhuriyet Lokantası'nda her gün 40 kadar yemek pişirildiği halde biz gittiğimizde yarısından çoğu tükenmişti. Ben yine de son birkaç porsiyonu kalmış Elbasan tavayı gözüme kestirdim ve hemen ayırttım. Grubumuz döner ve Elbasan tava dışında zeytinyağlı, yanında nefis bir koyun yoğurdu ile servis edilen taze iç bakla, yanında patates püresi ve pilav ile sunulan karnıyarık, cacık ve karışık salata ısmarladı. Birer ikişer yemekler sofraya getirildiğinde aslında çok fazla çeşit ısmarlamış olduğumuzu fark ettik. Daha doğrusu porsiyonlar o kadar büyüktü ki, buraya gelirken midemizi yoğun bir yemek bombardımanına hazırlamış olduğumuz halde birer tabak yemekle doymak mümkündü. Şu kadarını söyleyeyim, burada yediğim Elbasan tavadan sonra, bugüne dek gerçek bir Elbasan tava yememiş olduğumu fark ettim; olağanüstüydü. Aynı övgüleri yediğimiz tüm yemekler hak ediyordu. Yoğurt ise bambaşka bir alemdi. Doğal ortamda kokulu otlarla beslenen koyunların sütünden yapılmış katışıksız hakiki Türk yoğurdunu, biz İstanbullular artık sadece anılarımızda yaşatıyor, gündelik hayatımızda bulamıyoruz. Ali Gökaslan'a, "Ne kadar şanslısınız; buralarda başta bu olağanüstü yoğurt olmak üzere çok iyi malzemeler bulabiliyorsunuz," dedim. "Haklısınız," yanıtını verdi: "Bura halkı market yoğurdu yemez. Herkes evlerinde bu yoğurdu tüketir." Aslında biz büyük kentlerde yaşayanlar hakiki yoğurtlarımıza Edremitliler gibi sahip çıksak, Fransız standartları yönetmeliklere girmiş olsa da bir şey ifade etmez. Bizler o yoğurtlara sırt çevirirsek, özbeöz Türk yoğurdumuz büyük kentlerimizde de Edremit'te olduğu gibi yaşamaya devam eder. Yemeğin üstüne bölgenin irmik ve taze peynirle yapılan höşmerim tatlısını atıştırdık. Üstüne de komşu kahvehaneden gelen kahvelerimizi yudumladık. Höşmerimin de bu kadar iyisi zor bulunur. Edremit'teki Cumhuriyet Lokantası Türk mutfağının birbirinden güzel yemeklerini her gün sabah saat 07.00'den akşam 23.00'e kadar ağzının tadını bilenlere sunuyor. Dört kişi tıka basa karnınızı doyurduğunuzda 80 lira civarında hesap ödeyip ayrılıyorsunuz. Yolunuz buralara düştüğünde mutlaka uğramanızda yarar var. Hatta benim yaptığım gibi, sırf Cumhuriyet Lokantası'nda yemek yemeye de Edremit'e gidebilirsiniz. Pişman olmazsınız.
Deli tarafım ortaya çıktı
Eurovision sona erdi, Yalın'ın Eurovision sorunsalı başladı. Yeni şarkısı Bit Pazarı'nın yarışma birincisi Norveç'in Fairy Tales şarkısı ile olan benzerliği yüzünden zor günler geçiren Yalın'la eleştirileri, yeni albümünü, aşkı ve hayallerini konuştuk
Afrika'nın göbeğinde 'ankara' modası
Hayır, bizim milletvekillerinin giyim kuşamından etkilendikleri falan yok. Batı Afrika ülkelerine, özellikle de Nijerya'ya özgü bir yerel kumaş olan ankara yaz sezonunda ünlü modacılara da ilham kaynağı oldu
Ruhu genç kız, bedeni 97 yaşında!
Parlak hafızasıyla bizi, kan değerleriyle doktorları şaşırtan, sıradışı enerjisiyle herkesi kendine hayran bırakan anneannem, üç sene sonra 100 yaşında! Uzun yaşamının sırrını şöyle anlatıyor: "Her gece uyumadan bir bardak sütümü içerim, derdimi içime atmam, muhakkak anlatırım. Tek hastalığım varislerim!"
Tohumlarımız elden gidiyor!
Zeytinburnu Belediyesi'nin hayata geçirdiği Tıbbi Bitkiler Bahçesi ve Doğal Tohum Merkezi'nde 600'ün üzerinde bitki yetiştiriliyor. Belediye Başkanı Murat Aydın, "Tohumlarımız kaybolup gidiyor," diyerek projenin önemine dikkat çekiyor
Rockçıların arabesk projesi
Rokçı müzisyenler İstanbul Arabesque Project adıyla bir araya geldi. Grup birçok klasik arabesk şarkısını yorumluyor
Zihin gücüyle zayıflamak
Diyet yapmadan, çikolata yiyerek zayıflamayı hayal edenlerdenseniz, zihninizi biraz zorlamanız yeter. Zihin gücünü kullanarak kilo verdirdiğini söyleyen Yasemin Soysal bu yöntemi önce master tezi olarak hazırladı sonra kitap yaptı
Bu orkestra yerinde duramıyor
İstanbul Müzik Festivali'nin bu yılki tanıtım kampanyasını bebekler yapıyor! Ünlü fotoğrafçı Tamer Yılmaz'ın objektifinin karşısına geçen 10 bebek, enstrümanlarla renkli görüntüler verdi
Sualtı fotoğrafçıları Jeju'da buluşuyor
12. Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonası, bu yıl Güney Kore'nin Jeju adasında gerçekleştirilecek. Türkiye Sualtı Fotoğraf Milli Takımı da dört kişilik ekibiyle orada olacak
Yeleksiz çıkmam abi!
Eski kıyafetlere ilginin artması ve erkeksi görünümün popülerleşmesi, yelekleri iyice ön plana çıkardı. İşte yeleği doğru kullanmanın ipuçları
Likya Yolu keşfe değer
Her ikisi de rehber ve doğa tutkunu olan Ayşe ve Dean Livesley çifti, kendileri gibi gezgin ruhluları Kayaköy'ü hem karadan hem de denizden keşfe çıkarıyor. Tabii buna yemekler de dahil
Bir gün herkes DJ olacak
Guitar Hero ve Rock Band gibi oyunlardan sonra şimdi de sıra, DJ Hero'da. Basit bir mantıkla scratch atmayı, miks yapmayı öğreten oyun, DJ'liğe özenenleri tatmin edecek
Yazmanın yolunu ve yordamını öğrenmek
Notos Yaratıcı Yazarlık Atölyesi'nin kurucusu edebiyat eleştirmeni ve Notos Öykü'nün Genel Yayın Yönetmeni Semih Gümüş, yazarlığın doğrudan kitaplarla öğrenebileceğini ama bunu harekete geçirecek bir yolun, yordamın şart olduğunu söylüyor
Adananız acı(k)lı mı olsun?
Adana Altın Koza Film Festivali henüz başlamadan tartışmalar aldı başını yürüdü. Bu tartışmalara Antalya ve İstanbul film festivallerinden de aşinayız. Kimi için sıkıcı kimi için eğlenceli bu sözlü kavgalar bakalım seyirci olarak sizin ne kadar umrunuzda? İşte SABAH okurlarına özel bir sine-test
Eurovision hadisesi bir türlü kapanamadı
Ne yalan söyleyeyim, kendi adıma bu seneki Eurovision şarkı yarışmasının, Hadise'ye rağmen pek de hadiseli geçmesini beklemiyordum....
Köpekler askerde de dostu oldu
Köpek eğitmeni Tarkan Özvardar'ın, Hakkari Otluca Dağ ve Komando Tugayı'nda yaptığı askerliğinde yakın dostları yine köpekler oldu. Mayın aramaya özel eğitimli köpeklerle çıktı
Mekâna talep de çok şikâyet de...
İstanbul'un tanınmış mekânlarından Otto, seneler içinde bir zincire dönüştü. Ancak bu başarı, müşteri memnuniyetsizliğini de getirmekte gecikmedi. Durumu mercek altına aldık
Cannes'da olmanın güzelliği ve sefaleti
Bu sene Cannes Film Festivali'nde gösterilen filmlerde şiddet, kan ve cinsellik ön plana çıkıyor. Alain Resnais, Pedro Almadovar ve Ang Lee gibi usta yönetmenler ise biraz yorulmuşa benziyor
Yeni bir bebeğe hazır mısınız?
İlk doğumda acemiliğinizi atlattınız ama ikinci bir bebek hayatınıza yeni sorunlar getirecek. Bu durumun üstesinden gelebilmek için ailede herkese biraz fedakârlık düşüyor
Siz de evinizde yılda 1.500 TL tasarruf edebilirsiniz...
Devir tasarruf devri. Biz de ev ekonomisini düşünen okurlarımız için bir tasarruf yazı dizisi hazırladık. Konuk yazarımız Kadir Çöpdemir, altı hafta boyunca bu sayfada sizlere, nasıl kolayca yılda 1.500 TL tasarruf edebileceğinizi anlatacak...
Aya İrini'den Caddebostan'a
Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli de bu kampanyayla ilgili sorularımızı yanıtladı.
- Müzik Borusan'la Büyüyor...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.