İLİŞKİLİ HABERLER
Lüks: Kimi için ürün kimi için hizmet
Yeni trend: Bisiklet
Hazırlanın; sürdürülebilir lüks geliyor

Lüks: Kimi için ürün kimi için hizmet

Lüks uzmanı Tim Jackson, gelişmiş ülkelerin lüks ürünlere doyduğunu söylüyor. "Batı artık lüksü hizmette arıyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise lüks ürün sevdası devam edecek" diyor. Jackson'a göre Türkiye'den lüks marka çıkması için tek eksik ise, tasarımcıya güven

Los Angeles Beverly Hills'deki Gucci mağazası, 1980'lerde şehrin 'görülmesi gereken', turistik noktalarından biriydi. Rodeo Drive'dan geçilirken mutlaka bir durulur, vitrinden bakılırdı. Lüks patlaması henüz yaşanmamış, Gucci dünyada 425 mağaza açmamıştı. O zamanlar, Los Angeles sakinlerinin bile içeri adım atmaya çekindiği bir butikti. Ne de olsa lüks, toplumun belli bir kesimi içindi. 'Kaymak tabaka'dan olmayanlar, lüks ürünlere sahip olmayı hayal dahi etmezdi. 1997 yılında, ünlü moda editörü Suzy Menkes'in koyduğu tanımla, henüz 'demokratikleşmemiş', halka inmemişti lüks markalar. Son yıllarda ise herkes lüks markalardan payına düşeni almak istiyor. Biraz bütçe zorlamasıyla orta direk de 'lükse başlangıç' denen nispeten daha ucuz ürünlere kavuşabiliyor. Alamasa da pazardan sahtesini kapıyor, yine o 'hayat tarzının' parçası oluyor. Birkaç jenerasyon önce gerçek anlamda 'lüks' sayılan şeyler, yeni neslin ihtiyacı haline gelmiş durumda. Markalar da bunun hayli farkında. Hesaplı sayılabilecek ürünlerine sürekli yenilerini ekliyor, bazen öğrenci harçlıklarının bile yetebileceği koleksiyonlar yapıyor. Lüks sektörünün son aylarda yaşadığı çalkalanmanın nedeni de işte bu 'demokratik' durum. Lüks markalar, son yıllarda satışlarının büyük bir çoğunluğunu orta gelirlilere endekslemişti. Ekonomik kriz sırasında bu grubun ilk vazgeçtiği kalem, doğal olarak lüks tüketim oldu. Krizden yara almayanlar, kârını yükseltmeye devam edenler de var elbette. Hermes mesela. 6 bin dolardan başlayan Birkin'lere gücü yeten kesim, alışveriş alışkanlıklarını toptan değiştirmiyor çünkü. Peki bundan sonra ne olacak? Krizle duraksayan lüks sektörü için tehlike çanları mı çalıyor? Kriz sonrası yine bir patlama yaşanır mı? Durumu bir bilene; Tim Jackson'a sorduk. London College of Fashion'da lüks sektörü üzerine dersler veren Jackson, Lüks Pazarlama Konseyi'nin de üyelerinden ve bu konunun dünyadaki önemli uzmanlarından biri. İstanbul Moda Akademisi'nde iki gün boyunca Lüks Marka Yönetimi dersleri veren Jackson, sorularımızı yanıtladı...

- Nedir lüks? Bir ürünü lüks yapan nedir?
- Lüksün tanımı yedi-sekiz yıl öncesinden bile farklı aslında. Paul Smith 2001 yılında, 'nadir bulunan, özel ve kişisel' yorumunu yapmıştı. Ürünün kalitesi, sağlamlığı ve el işçiliğiyle de ölçülürdü. O zamanlar lüks daha çok ürün bazlıydı. Globalleşmeden sonra yeni ülkeler de katıldı bu lüks merakı kervanına. Hindistan, Çin, Rusya ve Arap ülkeleri için lüks hâlâ ürün bazlı. Gelişmiş ülkeler ise artık lüks ürüne doydu, onlar tecrübeleri lüks olarak nitelendiriyor. Özetle lüks, insandan insana ve ülkeden ülkeye değişiyor.

- İnsanoğlu neden lüksü arzular peki? İhtiyacımız var mı gerçekten bu ürünlere?
- Kimse birbiriyle aynı olmak istemiyor. Bu da insanın doğasında olan bir şey. Maddi kazançlar arasında farklılıklar var. Yüzyıllardır değişmedi bu; değişmeyecek de. Zengin ve fakir, hep olacak. İmkânı olanlar yeni, farklı ve pahalı olanı almak isteyecek. Ama bundan sonra artık herkesin bildiği, kullandığı markayı almaktansa, onlar için özel olan ürünlere yönelecekler. Markalar da bu yüzden iyi müşterilerine, özel ürünler yapacak, farklı servisler sunacak. Teşekkür etmek için paranın satın alamayacağı hediyeler verecekler. Mesela Oscar ödüllerine götürecekler.

TÜRKİYE'DEN MARKA ÇIKMASI İÇİN...

- Lüksle ilişkimiz değişiyor yani...
- Evet. Lüks müşterileri genelde sık seyahat eden insanlar olduğu için 11 Eylül sonrasında sektör ciddi darbe yemişti. Sonrasında ünlüler sayesinde yine insanların hayatına girdi ve büyük bir patlama görüldü. Lüks markalar piyasaya yeni ve çok sayıda ürün sundu. Ama o dönem de sona erdi. Ruslar bile eskisi kadar lüks ürün satın almıyor. Önemli olan gelecekte, yeniliğin nereden geleceği, hangi pazarın önemli olacağı... Çin ve Hindistan yakından takip edilmeli mesela.

- Türk lüks sektörüyle ilgili bilginiz var mı?
- Vakko'yu ve Beymen'i biliyorum. İstanbul 15 milyonluk, koca bir şehir. Lükse talep olması da çok normal. Ama normal olmayan, bu ülkeden bir Türk lüks markasının hâlâ çıkmayışı. Lüks marka için kalite ve saygınlık, önemli kıstaslar. Ama lüks markanın tarihi mirasının de sağlam olması gerek. Türkiye'nin de ciddi bir tasarım geçmişi var. Sanırım şu anda Türkiye'de eksik olan, yaratıcı katkı. Mesela Lanvin'i ele alalım. Tasarımın başına Alber Elbaz geçmeseydi, hâlâ uyuyan bir markaydı. Türkiye'de de bu kültürün oturması gerekiyor. Yaratıcı yeteneklerin daha çok öne çıkması, lüks markalar için şart. Yöneticilerin, yaratıcı insanları sadece tasarım sürecinin bir parçası gibi görmemesi lazım.

- Sizce bu yetenekler Türkiye'den mi çıkmayı yoksa flaş tasarımcılar mı transfer edilmeli?
- Yeteneğin burada var olduğuna, buradan çıkabileceğine eminim. Ama işte yöneticilerle tasarımcı arasındaki kimyanın iyi tutması gerek. Marka tasarımcıyı anlamalı, aralarında güven olmalı. Yöneticiler değil, tasarımcı ön planda olmalı. Markayı ancak onlar götürebilir.

GÖSTERİŞ DÖNEMİ SONA ERDİ

- 'Bling' (gösteriş) devri kapandı mı gerçekten? Krizden sonra insanların yeniden aşırı lükse yönelme ihtimali yok mu?
- Para artınca lüks harcamaları da artar ama eskisi gibi gösteriş olacağını sanmıyorum. O kültürün devri kapandı artık. Bottega Veneta'nın logosuz başarısı, bunun en iyi kanıtıdır. Lüks sektörü, diğer birçok sektörden küçük ama çok parası olan insanlara hizmet veriyor. Bu yüzden lüksün bitmesi de mümkün değil. Lüks aşkı devam edecek. Yanlız lükse doyan ülkelerde bazı değişiklikler yaşanacak. Kişiselleştirme artacak. Lüks markalar daha çok servis sunmaya başlayacak. Dunhill Londra'da bir kompleks kurdu mesela. İçinde sinema var, puro kültürüyle ilgilenenlen için bir puro salonu var. Bulgari, Armani ve Versace'nin otelleri de hep bu nedenle kuruldu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşama Dair Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol