Demokrasi gelemedi
Demokrasi ve insan hakları getirmek için başlatılan Afganistan harekâtında amaç güvenlik ve kalkınmaya indirgendi. Ülkedeki çokuluslu güç artık sınırlarının farkında
Dünyanın 11 Eylül sendromuyla tanışmasından kısa bir süre sonra ISAF adı altında bir araya gelen uluslararası güçler, Afganistan'da kontrolü ele geçirdi. Ardından 2003'te NATO, ISAF komutanlığını üstlendi. Anlık başarılar sağlandı ama bu kalıcı olmadı. NATO'nın çıktığı yeri Taliban doldurdu. Afganistan'a demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü getirilecekti, olmadı. Batı kamuoyu için önemli olan tek şey vardı; o da kaç Afganlının değil, kaç askerin öldüğüydü. Afganistan ile ilgili demokrasi hayalinden 'şimdilik' vazgeçildi. Yerine güvenlik, yönetim ve ölçülebilir kalkınma hedefleri benimsendi. Operasyona başladıktan 8 yıl sonra Taliban ve El Kaide arasındaki ayrım kabul edildi ama liderlik bağının da sürdüğü göz ardı edilmedi.
HANGİ TALİBAN?
Bugün ABD, Afgan Taliban'ı ile Pakistan Taliban'ı arasında organik bağ olmadığı, Pakistan hükümetinin radikallere karşı mücadeleyi sürdürdüğü görüşünde. Onun için de Pakistan'ı sınırda destekliyor. Geçen 8 yılın ardından artık 33 milyonluk Afgan nüfusunun 18 milyonunu oluşturan Peştunlardan Taliban'a destek veren ılımlıların da kazanılması gerektiği benimsenmiş. Şimdi o ılımlılara ulaşmak için zemin aranıyor. Üstelik bir de söylem var, "Bir Peştunu asla satın alamazsınız ama kiralayabilirsiniz." Onlardan biri ayda 125 dolar ile ABD askerlerine yardım eden mücahit Hadadust Hukumat: "Ben önce Afgan'ım sonra Peştun. Önce Afganistan'da güvenlik sağlanmalı. O zaman Amerikalılar da gidecek, diğer güçler de... " El Kaide ile müzakereye ise kapılar net şekilde kapalı.
KÂBİL'DE ÜS ARKADAŞLIĞI
Kâbil'de Afgan ordusuna ait hava üssünde hâkimiyet ABD'de. ABD, Afgan pilotlarını eğitmekle övünürken, ABD'li askerlere Afganlılarla arkadaşlık kurup kurmadıklarını soruyorum. "Evet arkadaşız. Ama birlikte sadece çay içiyoruz, futbol ya da tavla oynamıyoruz. Çünkü dilimiz aynı değil" yanıtını veriyor ABD'li subay. Afgan pilotlarını eğiten ABD'li subay Holm John zorlukları anlatıyor: "İletişim kuramıyoruz. Buradaki uçuşlarda uluslar arası standart yok. Akşam uçmuyorlar. Onlar genellikle kalpleriyle uçuyorlar ama teknik yok." Afganlı pilot Mohammad Haroon, John'dan daha deneyimli. 3 bin km'den fazla uçuşu var, 25 yıldır pilotluk yapıyor. Sözleri kararlılığının da işareti: "Bir asker olarak ben ülkemi son ana kadar koruyacağım. Ama uçuşlarda artık kendi dilimizi oluşturduk biz biraz İngilizce konuşuyoruz onlar da çok az bizim dilimizi öğreniyor." Hava Üssü'nün Afganlı Komutanı General Wehab'ın, Türk olduğumu öğrendiğinde tepkisi çok farklı. Hemen yanıma oturtuyor ve Türkiye'de eğitim gördükten sonra ülkesine dönen oğlunu arıyor. Wehab'ın ISAF'a katılan tüm ülkelere de çağrısı var: "Afganistan 30 yıl boyunca çok çekti, şimdi de kendini eğitemiyor. Burayı terk etmeyin."
TÜRKİYE VE AB POLİSİ
ABD, Afganistan'a gönderdiği sivil ve askeri gücü yeni seçimlerin ardından artıracak. Ancak tüm zorlu süreci tek başına göğüslemek yerine para ve polis açısından güçlü olan AB'nin de desteğini almak istiyor. Türkiye ise NATO'nun imkân ve yeteneklerinin kullanılacağı operasyonlarda AB ile eşit söz hakkı istiyor. Ama bu tutum sahada yumuşamış. AB ve ABD kamplarında AB'li polisler eğitim veriyor.
ZENCİYİ RUS SANDILAR
Afganistan'a adım attığımızda sanki zamanda yolculuğa çıktığınızı düşünmek kaçınılmaz. 8 yıldır Afganistan'da görev yapan ABD'li zenci bir kadın yüzbaşının sözleri bu zaman yolculuğunun kanıtı: "ABD ordusuyla Afganistan'a ilk günden beri gidiyorum. Ama 11 Eylül'ün ardından kapıyı gecenin 02.00'sinde çalıp, 'sizde Taliban var mı' diyorduk. Oysa Afganlılar 11 Eylül'ü bile bilmiyordu. Bizim de her köye gidip durumlarına bakacak adamımız yoktu. Öyle ki bir gece kapıyı çaldığımızda beni Rus sandılar."
HANGİ TALİBAN?
Bugün ABD, Afgan Taliban'ı ile Pakistan Taliban'ı arasında organik bağ olmadığı, Pakistan hükümetinin radikallere karşı mücadeleyi sürdürdüğü görüşünde. Onun için de Pakistan'ı sınırda destekliyor. Geçen 8 yılın ardından artık 33 milyonluk Afgan nüfusunun 18 milyonunu oluşturan Peştunlardan Taliban'a destek veren ılımlıların da kazanılması gerektiği benimsenmiş. Şimdi o ılımlılara ulaşmak için zemin aranıyor. Üstelik bir de söylem var, "Bir Peştunu asla satın alamazsınız ama kiralayabilirsiniz." Onlardan biri ayda 125 dolar ile ABD askerlerine yardım eden mücahit Hadadust Hukumat: "Ben önce Afgan'ım sonra Peştun. Önce Afganistan'da güvenlik sağlanmalı. O zaman Amerikalılar da gidecek, diğer güçler de... " El Kaide ile müzakereye ise kapılar net şekilde kapalı.
KÂBİL'DE ÜS ARKADAŞLIĞI
Kâbil'de Afgan ordusuna ait hava üssünde hâkimiyet ABD'de. ABD, Afgan pilotlarını eğitmekle övünürken, ABD'li askerlere Afganlılarla arkadaşlık kurup kurmadıklarını soruyorum. "Evet arkadaşız. Ama birlikte sadece çay içiyoruz, futbol ya da tavla oynamıyoruz. Çünkü dilimiz aynı değil" yanıtını veriyor ABD'li subay. Afgan pilotlarını eğiten ABD'li subay Holm John zorlukları anlatıyor: "İletişim kuramıyoruz. Buradaki uçuşlarda uluslar arası standart yok. Akşam uçmuyorlar. Onlar genellikle kalpleriyle uçuyorlar ama teknik yok." Afganlı pilot Mohammad Haroon, John'dan daha deneyimli. 3 bin km'den fazla uçuşu var, 25 yıldır pilotluk yapıyor. Sözleri kararlılığının da işareti: "Bir asker olarak ben ülkemi son ana kadar koruyacağım. Ama uçuşlarda artık kendi dilimizi oluşturduk biz biraz İngilizce konuşuyoruz onlar da çok az bizim dilimizi öğreniyor." Hava Üssü'nün Afganlı Komutanı General Wehab'ın, Türk olduğumu öğrendiğinde tepkisi çok farklı. Hemen yanıma oturtuyor ve Türkiye'de eğitim gördükten sonra ülkesine dönen oğlunu arıyor. Wehab'ın ISAF'a katılan tüm ülkelere de çağrısı var: "Afganistan 30 yıl boyunca çok çekti, şimdi de kendini eğitemiyor. Burayı terk etmeyin."
TÜRKİYE VE AB POLİSİ
ABD, Afganistan'a gönderdiği sivil ve askeri gücü yeni seçimlerin ardından artıracak. Ancak tüm zorlu süreci tek başına göğüslemek yerine para ve polis açısından güçlü olan AB'nin de desteğini almak istiyor. Türkiye ise NATO'nun imkân ve yeteneklerinin kullanılacağı operasyonlarda AB ile eşit söz hakkı istiyor. Ama bu tutum sahada yumuşamış. AB ve ABD kamplarında AB'li polisler eğitim veriyor.
ZENCİYİ RUS SANDILAR
Afganistan'a adım attığımızda sanki zamanda yolculuğa çıktığınızı düşünmek kaçınılmaz. 8 yıldır Afganistan'da görev yapan ABD'li zenci bir kadın yüzbaşının sözleri bu zaman yolculuğunun kanıtı: "ABD ordusuyla Afganistan'a ilk günden beri gidiyorum. Ama 11 Eylül'ün ardından kapıyı gecenin 02.00'sinde çalıp, 'sizde Taliban var mı' diyorduk. Oysa Afganlılar 11 Eylül'ü bile bilmiyordu. Bizim de her köye gidip durumlarına bakacak adamımız yoktu. Öyle ki bir gece kapıyı çaldığımızda beni Rus sandılar."