ABD'de okumak nasil bir sey?

Bir Türk ögrencinin gözünden Amerika'da eğitim deneyimi. Irmak Peltekoglu Sabah.com.tr icin yazdi.

Amerika'da Eğitim: Projelerin ve yaratıcılığın buluşma noktası Amerika'ya boşuna özgürlükler ülkesi ya da fırsatlar ülkesi denmediğini lise ikinci sınıfı orada okumak için gittiğimde anladım. Çeşitlilikleri destekleyen ve değişime önem veren bir yaklaşıma sahip Amerika, bu ideolojisini eğitim sistemine de yansıtmış. Sadece üniversiteleri değil, liseleri de dünyanın dört bir yanından öğrenciyi kabul ediyor her sene. Ve dünya gençliğini kucaklayan bu eğitim sistemi, fırsatları değerlendirenlere yaratıcı, özgür ve özgüvenli birer birey olarak sisteme dahil olunabileceğini hissettiriyor. Hem de hiçbir dil, din ya da cinsiyet farkı engel teşkil etmeksizin.

Hangi toplumdan geliyor olursa olsun her bireyin kendisine bir yer bulabileceği ve bir potada buluştuğu ülke Amerika. Farklı ülkelerden ve etnik kökenlerden gelmiş olmalarına karşın her sabah değişim programıyla gelen öğrenciler de, Amerikalı öğrencilerle birlikte Amerikan andı söylüyorlar. Amerikan Tarihi ve Amerikan Edebiyatı ise herkes için zorunlu dersler. Böylece Amerika'da eğitim kurumları, ülkenin farklılıkları kucaklayan yapısı içerisinde bireyleri bir potada buluşturma noktası işlevi üstleniyor. "Yaşam boyu eğitim" kavramı ise belki değişime ayak uyduranların yaşayacağını anlatıyor, belki de "hiçbir şey için geç değil" gibi tipik bir Amerikan felsefesini kanıtlıyor.

8. Sınıfta okuduğum Colorado eyaletinin en iyi okullarından biri University Lab Schools için de, lise ikinci sınıfın tamamını 8 ayrı ülkeden değişim programı ile gelen 20 öğrenciyle birlikte okuduğum Frontier Academy için de aynı şeyleri söylemek olanaklı. Mezunlarını Princeton, Stanford, Yale, Virginia Tech gibi Amerika'nın ve dünyanın en saygın üniversitelerine gönderen Frontier Academy'de, öğrencinin formülleri ezberleyip soruları çözmesi beklenmiyor, anlatılanları koşulsuz kabul etmek gerekmiyordu. Bu durumun ezberci eğitim sistemine alışmış öğrenciler için bir uyum sorunu oluşturduğunu gözlemlemek ise hiç de zor değildi.
Yaşam başarısının en temel koşulları olan tartışma ve iletişim becerisi kazanmak, yaratıcı olabilmek ve ayrıntıları görebilen bireyleri topluma kazandırmak eğitim sisteminin asıl amacıydı. Farklı yorumları dinlemek değil de, farklı boyutlarla bakabilmek eğitimin en önemli parçasıydı. Tersine bilginin günlük yaşamda kullanılabilirliğiydi Amerikan eğitim sisteminin dayanak noktası. Örneğin, geometri dersinde uçurtma yapma projesi, orantı ve dengeyi bir daha unutmamak üzere öğrenmenin en doğru yoluydu. Ya da II. Dünya Savaşı'nı öğrenmenin yolu, savaş öncesi sosyoekonomik koşullar ile savaşın dünya ekonomisi, siyaseti üzerine yazılan makalelerden geçiyordu. Bir tarihsel olayın ya da edebi bir eserin anlatılması ise o dönemin ya da olayın, yaratıcı projelerle en etkili biçimde yaşatılması anlamına geliyordu. Yaşam da öyle bir şey değil midir zaten? Bildiklerinizi kullanabilmek, gördüklerinizi, duyduklarınızı ve okuduklarınızı doğru anlayabilmek ve anlatabilmek. bilmediklerinizi ise sorabilme cesaretine sahip olmak.
Özgür seçimler yapabilen, özgüvenli ve yaratıcı bireylere değer verilen Amerikan kültüründe eğitim sistemi de sanki yaşamın bu beklentilerine hazırlıyor öğrencileri. Eleştiriye son derece açık olan Amerikan kültüründe, eleştirel yaklaşımın nasıl yapıcı bir üslup kazanabileceğini görüyor insan. Öğrenci, hedeflerinin peşinden koşması ve asla vazgeçmemesi konusunda yüreklendiriliyor. Belki de bu özelliği nedeniyle eğitim amacıyla Amerika'ya farklı ülkelerden gelenlerin kültür şoku yaşaması kaçınılmaz oluyor. Belki de ülkeye eğitim için gelenlerin büyük bir kısmı yaşamlarına bu nedenle bu ülkede devam etmek istiyorlar.

"Büyük düşün", "Amerikan rüyası" "süper güç" gibi sloganlarla tanımlanan, Hollywood filmleri, Broadway müzikalleri ve Warner Bros stüdyoları ile medya ve eğlence sektörünün dünya lideri olan Amerika'da eğitim sistemi, verdiği özgüvenle, bilginin yaşamsal nitelik kazandığı projelerle, değişime imkan sağlayan yaşam boyu eğitimle, bu sloganların gerçeğe dönüşebileceğine inandırıyor insanı. Belki de bu nedenle ülkemizde de IB sistemini ve IB öğrencisi olmayı daha çok önemsemek gerekiyor.

IRMAK PELTEKOĞLU
VKV KOÇ ÖZEL LİSESİ

Google Haberler'de tüm geliþmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ý takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!