İLİŞKİLİ HABERLER
Polanski'nin başı dertte... Ama...
AKM, uğursuzluğu yensin artık!
Sinemacıların haklı protestosu

Polanski'nin başı dertte... Ama...

Polanski'nin 1977'de çocuk yaştaki bir genç kızı iğfal etmesi, 30 yıl sonra İsviçre'de içeri alınmasıyla sonuçlandı. Ama o ABD'yi terk ederek ve o sanatçı ruhunda yeterince azap çekerek, cezasını ödemedi

Onlar bir büyük ailedir: Dünyanın her tarafına yayılmış... Çok farklı işler yapsalar da, ortak yanları hepsinin sanatla 'iştigal etmesi'dir. Ve ne zaman aralarından birinin başı ciddi olarak derde girse, elbirliğiyle ona destek olur, arka çıkarlar. Bu sanatçı dayanışmasını bizler de biliriz. Gerçi kendi içimizde pek değil: Çünkü sevgili ülkemizde sanatçılar arasındaki en gelişmiş duygu, kıskançlıktır! Hepsi üstüne alınmasın, ama genelde öyledir. Örneğin bizler diyelim ki Yılmaz Güney konusunda ne o gün, ne de bugün anlaşamamışken, Güney'in devlet baskısı altında ezildiği o karışık günlerde, tüm dünya sanatçıları birleşerek bunu protesto etmişlerdi. Aynı şey, Roman Polanski olayında da yaşanıyor. Bu olay, aslında öncelikle insanın geçmişinden kolay kolay kurtulamadığını ve yapılan yanlışların, işlenen hataların ömür boyu kendisini izlediğini gösteriyor. Ama çok daha önemlisi, sanatçının yalnız olmadığı. Polanski'nin taa 1977'de çocuk yaştaki bir genç kızı iğfal etmesi, 30 küsur yıl sonra, üstelik suçun işlendiği ülkeden çok uzak olan İsviçre'de içeri alınmasıyla sonuçlandı. Adalet er geç tecelli etmiş de denebilir. Ama o, zaten her şeye kavuştuğu ikinci vatanı ABD'yi terk ederek, hatta aldığı Oscar ödülünü bile kucaklamaya gidemeden ve olasılıkla o sanatçı ruhunda yeterince azap çekerek, cezasını ödemedi mi? Ayrıca, belki tek gerçek sevgilisi olan Sharon Tate'in karnında taşıdığı bebeğiye birlikte Manson çetesinin kanlı cinayetlerine kurban gitmesi de bir ilahi ceza sayılmaz mıydı? Ama aslolan şu: Sinema ve de insanlık tarihine Sudaki Bıçak'tan Çin Mahallesi'ne, Rozmari'nin Bebeği'nden Piyanist'e onca başyapıt sunmuş bir sanatçıyı, bu zor günlerinde yalnız bırakmadılar. Sarkozy'den Clinton'a devlet adamları, Fransız Dışişleri Bakanı'ndan Cannes yöneticisi Gilles Jacob'a birçok ünlü ve sayısız sanatçı devreye girdi, Polanski'ye yapılanı protesto etti. Darısı Yaşar Kemal'den Orhan Pamuk'a, Can Dündar'dan Mahsun Kırmızıgül'e, bizim zaman zaman linç kültürünün adak taşına yatırıverdiğimiz kendi sanatçılarımızın başına...
Yazarın Önceki Yazıları
Benim yavrum bir melekti! ( 26.09.2009 )
İnsan insanın kurdudur... Akraba olsa bile ( 19.09.2009 )
'Kirli dansçı' artık yok ( 16.09.2009 )
Klasik ama absürd bir masal ( 12.09.2009 )
Evinizde bir canavar olsun ister miydiniz? ( 05.09.2009 )
Ölümden kâr etmek ( 29.08.2009 )
Çağdaş sağın aydını Çakmaklı'ya veda ( 25.08.2009 )
Tarantino'dan sorumsuz bir fantezi ( 22.08.2009 )
Mazoşistler için matem töreni ( 15.08.2009 )
Çevreci ve yeşilci bir canlandırma örneği ( 08.08.2009 )

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşam Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol