Beş işçi kadının iplikten hayatlarının filmi

Bursa'da dört yıl önce yanarak ölen beş kadın tekstil işçisinin hayatı, kendisi de eski bir tekstil işçisi olan Kibar Dağlayan Yiğit tarafından İplik Hayatlar adıyla filmleştirildi Bursa'da dört yıl önce yanarak ölen beş kadın tekstil işçisinin hayatı, kendisi de eski bir tekstil işçisi olan Kibar Dağlayan Yiğit tarafından İplik

Ayşe Denizdalan (16), Sadife Düşüş (16), Gülden Çiçek (21), Sevgi Sesli (32), Necla Özveren (27). Bu beş kadının yaşları parantez içinde belirttiğimiz rakamlarda kaldı, çünkü onlar 29 Aralık 2005'te hayatlarının son gece mesaisinde çalıştıkları tekstil atölyesinde yanarak öldü. Yargılama sürecinde bilirkişiler hazırladıkları raporda, birinci derecede sorumlu olarak işyerini gördüler. Çünkü yangınla ilgili hiçbir tedbir alınmamıştı, dedektörler ve yangın merdivenleri yoktu. Komiktir ki, ölen beş kadın işçi de yangından ikinci derecede sorumlu bulundu. Neyse ki avukatların itirazları sonucu karar düzeltildi. Peki, düzeldi de ne oldu? İşveren kusurlu bulundu, mahkeme 12 yıl cezaya hükmetti, sonra bu ceza 10 yıla düştü ve 10 yıl da 182 milyar TL para cezasına çevrildi. Beş kadının hayatı adam başı 36.4 milyar TL ediyordu. Hiç kimse tutuklanmadı. İplikten hayatları, İplik Hayatlar adıyla filmleştirilmeseydi, bunlardan pek çoğumuzun haberi olmayacaktı. Dört yıl önce yaşanan bu olay, İstanbul'dan bir kadının dikkatini çekti; hayatının bir döneminde tekstil işçiliği yapan, ortaokulu bıraktıktan sonra birçok işte çalışıp sinemaya gönül veren Kibar Dağlayan Yiğit'in (41). O günü şöyle anlatıyor: "O günkü manşet haberler, Bursa'daki fabrika yangınıydı. Başlıklar çok ilginçti. Hepsi hasarın büyüklüğüne vurgu yapıyordu ama beş kadın işçinin ölümü küçük bir ayrıntı olarak sunuluyordu." Yiğit, kalkıp Bursa'ya gitmeye karar verdi. Niyeti, ne zamandır üzerinde çalıştığı ve işçi hayatlarını anlatan uzun metrajlı filmine bu olaydan bir bölüm koymaktı. Döndüğünde, Bursa yangınının belgeselini yapmayı ve adını da İplik Hayatlar koymayı aklına koydu.

SPONSORUM KOCAM
Kameranın da bir silah olduğunu düşünüyor Kibar Dağlayan Yiğit: "Ama öldüren değil, yaşatan bir silah. Kamera kapitalizmin deşifre olmasında önemli bir araç." Bir yıl içinde tamamladığı son filminin de ilk filminin de sponsoru bir lokantada aşçılık yapan kocası. Belgesel sinemayı ancak derdi, meselesi olan insanların yapacağını düşünüyor ve en çok da eski çalıştığı sektöre vefa borcunu ödemiş olmaktan mutlu: "Belgeselcilik, biraz da kendini anlatmaktır. Belgesel hobi değil, bir yaşam biçimidir. Dilim döndüğü müddetçe bunu yaşamak istiyorum."

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Güncel Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol