İnsanlığa karşı suç işleyen diktatör lider Augusto Pinochet'den sonra ilk kez bir sağcı aday, Şili'de başkanlığa bu kadar yakınlaştı. Harvard mezunu milyarder işadamı aday Sebastian Pinera, seçim kampanyasını 'Amerikanvari' bir tarzda yürütüyor
Güney Amerika ülkesi Şili'yi 1973-90 yılları arasında, 17 yıl boyunca dikta rejimiyle yöneten Augusto Pinochet, kendisini iktidara getiren askeri darbe sürecinde kurduğu gizli gözaltı evleriyle binlerce kişiyi işkenceyle öldürdüttü. Pinochet'nin 91 yaşında ölümü, zulüm mağduru çevreleri buruk bir sevince boğmuştu. Yargılanmadan ölmesiyle 'şanslı' olarak gösterilen diktatör liderin cenazesi kaldırılırken ülkede kutlamalar yapılmıştı. İşte o karanlık dönemin ardından ülkeye bir daha 'sağcı' bir iktidar, seçimle dahi olsa gelmedi. 13 Aralık'ta Şili'de yapılan başkanlık seçimlerinin ilk turunda sağcı aday Sebastian Pinera'nın yüzde 45 çoğunlukla 17 Ocak'taki ikinci tura önde girmesi işte bu açıdan büyük bir yankı uyandırdı. "1 milyar dolarlık servetiyle dünyanın 701. en zengin kişisi olan Pinera, dikta rejimden 20 yıl sonra solun hâkimiyetine son veren ilk sağcı lider olacak mı?' sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı. Peki Pinochet döneminin acılı yılları beyinlerine kazınan Şili halkındaki bu siyasi eğilim değişikliğinin nedeni neydi? Tabii ki sol hâkimiyetindeki 20 yıl boyunca giderek artan ve bugün kanayan bir yara haline gelen işsizlik. 1.5 milyon kişinin işsizlik sıkıntısı çektiği ülkede başkanlık seçim yarışına '1 milyon kişiye iş bulacağım' vaadiyle başlayan Pinera, merkez solun adayı olan eski başkanlardan Eduardo Frei karşısında bir adım öne geçti. Pinera, ABD Başkanı Barack Obama'nın seçilirken kullandığı 'değişim' sloganına da, Amerika seçimlerindekilere benzer bir kampanyayla özellikle vurgu yaptı. 4 bin 800 kilometrelik ülkeyi seçim kampanyası boyunca iki kez dolaşarak adım basmadık kent bırakmadı. Kimi zaman bir fabrikada kimi zaman metroda kimi zaman parkta, seçmenin karşısına 'onlardan biri' olarak çıktı. Kampanyasına yardım edenlerle futbol maçı yaptı, bisiklete bindi, hatta kaykay bile kaydı. Milyarder bir işadamı olan Pinera, Şili halkının alışık olmadığı bir siyasetçi tipi. Her şeyden önce o dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Harvard'dan master diplomalı. ABD'de aldığı eğitimine şüpheyle bakanlar, bir dönem CIA ajanı olduğunu bile iddia etti.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
2009’un moda Oscar’ları
Moda, 2009'da da hayatı etkilemeye devam etti. Hem Türkiye'de hem de dünyada konuşulan yıla damgasını vuran mekân, kişi, trend ve olayları bir araya topladık
İlişkinin matematiğini bozduk, bu yüzden yadırgandık
Aşkı, evliliği, çocuk sahibi olmayı, ihaneti, boşanmayı kamuoyu önünde yaşadılar... Şimdi de boşanmış olmalarına rağmen günün...
Tamer her zaman kadınların dikkatini çeken bir erkek oldu
- Zor bir adam mı Tamer Karadağlı?
- A.B: Tamer çok zor bir insan. Onu çok iyi tanıyorum, iddialıyım bu konuda.
- İlk...
Japon tarihi kimonolarda saklı
Yalnız Japon kadınları için değil, Batılılar için de zarafet ve incelik sembolü olan kimono, Japon kültürü içinde özel bir...
Son dakika...
Minik topuklu ayakkabılar
Katie Holmes'un trend yaratma kapasitesine güveniyorsanız ki kendisi boyfriend jean kavramını...
Stil anketi
Özlem Ahıakın(Moda Tasarımcısı)
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.