- İLİŞKİLİ HABERLER
- Babam evlenmeme karşı
- Benim yaptığım tatlı bir delilik
- Babam evlenmeme karşı!
- Ölümsüz sanatçı zor çıkar
Babam evlenmeme karşı
Picasso, Dali, Monet gibi dünyaca ünlü 14 ressamın 16 eserini Türkiye'ye getirdi. 28 Şubat'a kadar sergiliyor ve satışa sunuyor. Üç kuşaktır Türkiye'nin sanat ve kültür yaşamında katkısı olan Portakal ailesinin hayat dolu babası Raffi Portakal ve dördüncü kuşağın ilk temsilcisi Maya'yla konuştuk
MAYA PORTAKAL
* Paris'te sanat tarihi eğitimi aldım, yaklaşık dört sene önce döndüm. Fransa'da bir hocam var üniversiteden. Her yaz İstanbul'a geliyor. Her sene babamla kapanıyor, üçümüz ders çalışıyoruz. Dört senedir devam ediyor bu.
* Bu aile mesleğini çok seviyorum. Korkunç heyecanlı bir iş, ama çok da yorucu... Detaylarla dolu. Küçücük bir detay işimizi parlatabilir ya da dibe çekebilir.
* Ders vermeyi seven bir babadır, benim babam... Hayata, yaşadıklarını anlatma amaçlı gelmiş bir insan. Babama âşığım.
* Babam fevri hareket ediyor. 'Bu olmasa, daha iyi olurdu,' diyeceğim bir tarafı hakikaten yok. Belki alıştığım için...
RAFFİ PORTAKAL
* Öyle bir sergi yaptık ki, Matissse'in, Picasso'nun Chagall'ın sevdiği yemekleri de ikram ediyoruz, sevdikleri müziği dinletiyoruz sanatseverlere... Mesela Matisse armutlu ekmek yaparmış kendisine. Aynı tarifi alıp yaptırdık.
* Maya'yı nelerden sakınması gerektiğini çok eskiden annesiyle birlikte öğrettiğimiz için, o nelerden sakınması gerektiğini iyi biliyor. Ben Maya'ya 'Şunları, bunları yapma,' demek yerine, ona dünyanın haritasını çizmeye çalıştım.
* Kızım bir işi alıp, baştan itibaren kendi götürünce hakikaten çok mutlu oluyorum, huzur duyuyorum. Maya'dan beklentim, bu 100 yıllık kurumu bir sonraki nesle de aktarması...
SATIŞ İYİ GİDERSE KIZIM MAYA'YLA KARIMA RODİN HEYKELİ ALACAĞIZ!
Picasso, Dali, Chagall, Monet, Nişantaşı'nda... Nasıl heyecanlanmaz ki insan, nasıl övünmez ki Raffi Portakal'la? Dünyanın en büyük ressamlarının eserleri, galerisinin duvarlarında asılı. Ve iki hafta sonra birkaç talihlinin evinin duvarlarında asılı olacaklar... Eserlerin fiyatları sır gibi saklanıyor. Öğrendiğim tek bilgi, fiyat aralığının 70 bin-4.5 milyon avro arasında olduğu... 'Ahh bir zengin olsam,' diye geçirdim aklımdan, asla düşünmez, Picasso'nun Pan ve Uyuyan Çıplak adlı resmini hemen satın alırdım. Hepsi birbirinden güzel. Monet, Renoir, Dali, Rodin, Miro, Manet karşınızda duruyor. İçinizden dokunmak, koklamak geliyor. Onları Türkiye'de, yaşadığınız kentte görmek büyük heyecan veriyor. Bir deli cesaretle yola çıkıp, o Avrupalı koleksiyoneri ikna edip, eserleri tek tek seçip Türkiye'ye getiren Raffi Portakal'la her Türk vatandaşı gurur duymalı. Tabii onunla en çok gurur duyan kişi, hiç şüphesiz kızı Maya. 26 yaşında; hem babasının iş ortağı hem de yüzyıllık Portakal Sanat ve Kültür Evi'nin son temsilcisi. Davetiyede ikisinin imzasını görünce, bu müthiş serginin yaratıcısı baba-kızla konuşmanın tam zamanı diye düşündüm. Sergi 28 Şubat'a kadar açık. Sakın kaçırmayın...
- Babanızla kaç yıldır birlikte çalışıyorsunuz?
- M.P: Üçüncü senem oldu. Paris'te sanat tarihi eğitimi aldım, üç buçuk-dört sene önce döndüm. Bu dört sene zarfında da devam eden sanat tarihi derslerim var. Bu işin sonu yok. Fransa'da Florance Manten isminde bir hocam var üniversiteden. Yazın İstanbul'a geliyor. Kapanıp çalışıyoruz her sene, üç hafta sürüyor. Kataloğumuzun da önsözünü yazan o. Çok bilgili biri. Dediğim gibi bunun sonu yok. Ayrıca fuarlara da katılmaya çalışıyoruz kendimizi geliştirmek için.
- Hiç kolay bir meslek değil sizinki... Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede ekonomi, sanatı birebir etkiliyor. Müzayedeci bir ailenin dördüncü kuşak tek bireyi olarak ağır bir yük hissediyor musunuz omuzlarınızda?
- M.P: Tabii ki. Ama çok da severek yapıyorum. Olağanüstü korkunç heyecanlı bir iş, dediğim gibi çok da yorucu. Birçok detayla dolu. Küçücük bir detay işimizi parlatabilir ya da dibe çekebilir.
- Görevi nasıl paylaşıyorsunuz babanızla?
- M.P: Ben babamın asistanıyım. Henüz yüzde 50-50 bir paylaşım yok. İşin zor kısmı hâlâ ona ait. Babam ders vermeyi seven bir adamdır. Hayata, yaşadıklarını anlatma amaçlı gelmiş bir insan. Dolayısıyla birlikte sonsuz bir ders içindeyiz karşılıklı. Yani buna baba kız, usta çırak, patron işçi ilişkisi diyebilirsiniz.
MÜKEMMELLİYETÇİLİĞİM BABAMDAN
- 'Keşke babam şöyle olmasaydı,' dediğiniz bir yanı mutlaka vardır ama.
- M.P: Fevri hareket ediyor. 'Bu olmasa daha iyi olurdu,' diyeceğim bir tarafı hakikaten yok. Belki alıştığım için yok.
- Babanızla anneniz barıştı mı?
- M.P: Evet. Üçümüz beraber yaşıyoruz.
- Batı resminin büyük ustalarına ait bu sergi fikri kime aitti?
- M.P: Babamdan çıktı fikir. Daha önce de yapmıştık, 2004'te... Fakat bu seferki daha çok sanatçının ve çeşitli eserlerinin olduğu, daha çarpıcı bir sergi oldu. Kalitelerini çok yüksek tuttuk. Dünya piyasasının eserleri olduğu için fiyatlar da çok uçuk değil, makul.
- Fiyatlarla ilgili bir fikir sahibi olmak istesek... Picasso'nun Şapkalı Kadın tablosunun değerini merak ettim.
- M.P: Bu kurum içi bir bilgi. Söylemiyoruz. Ama şunu söyleyebiliriz, eserler 70 bin avro ile 4.5 milyon avro arasında. Avrupalı bir koleksiyonerden geldi eserler. Babam tek tek seçti. Hem babamın şahsi ilişkileri hem de kurumumuzun senelerdir kurduğu ilişkiler ve kaynaklar sayesinde şimdi onların meyvesini topluyoruz.
- Türkiye'de Monet, Matisse, Chagall alabilecek bir kitle oluştu mu gerçekten?
- R.P: Benim hissiyatım, oluştuğu yönünde. Böyle bir talebin olacağını düşündüğüm için yaptım sergiyi. Türkiye'deki sürprizden çok zevk alıyorum. Dünyada olmayan bir heyecan var, Türkiye'de her an her şey olabilir. Sanat dünyası için de öyle. Babam 'Deveden büyük fil var oğlum burada,' derdi. Bunun bir başka deyimi de 'El mi yaman, bey mi yaman?' Sen hep başkasının alacağını düşünürken bir başkası çıkar alır.
- Babanızın hangi özelliklerini taşıyorsunuz?
- M.P: Mükemmeliyetçiliğimi ondan almış olabilirim. Affediciyimdir. Babam da öyledir. Bir an kızar, ikinci an unutur. Parlar ve söner. Ben de kin tutmam, unuturum.
- Benzemeyen özellikleriniz?
- M.P: Bilmiyorum, yok galiba, çok birebir değiliz belki ama hem işte hem de evde beraberiz. Dolayısıyla çok iç içe girmiş bir aile bizimki.
- Erkek arkadaşlarınıza karışır mı?
- M.P: Evet. Babam erkek arkadaşlarıma karışır! Yalan söylemesinler ister, ilk istediği şey bu. Bir baba olarak çok normal.
* BOŞANMA REKORTMENİ KADINLAR
* EN SEKSİ SEÇİLDİLER
* DİZİLER NEREDE ÇEKİLİYOR?
* HANGİ ÜNLÜ NEREDE OTURUYOR?
* ÜNLÜLER HANGİ TAKIMI TUTUYOR?
* ÜNLÜLERİN BOYLARINI BİLİYOR MUSUNUZ?
* MAGAZİN TURU İÇİN TIKLAYINIZ
* ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ