İLİŞKİLİ HABERLER
Moda tanrıçasının gençlik yılları
Kıskançlığın kemirdiği ruhlar
Dünyamızda esir kalan uzaylıların öyküsü
Tanıtımı da dizi kadar ilginç

Moda tanrıçasının gençlik yılları

Coco Chanel modası sürüyor. Bu ikinci filmde, moda efsanesinin bebekliğinden başlayıp hızlı sıçrayışlarla genç kızlığına geliyoruz. 19. yüzyıl sonlarının zorlu koşullarında babası tarafından yetimhaneye bırakılan Gabrielle (asıl adı) orada büyüyor: babayı bir daha hiç göremeden... Sonra kardeşiyle birlikte taşrada bir kabarede şarkı söylemeye başlıyor. Şarkıdaki 'coco' sözcüğü kısa zamanda adının yerini alıyor. Sonra, gizemli, esprili, hayata boşvermiş bir soylu, onu alıp şatosuna kapatıyor! Orada bu sevimli mirasyedinin ahbaplarıyla tanışıyor. İçlerinden biriyle, Boy lakaplı bir İngiliz iş adamıyla ilk gerçek aşkını yaşıyor. Bu aşk onu bir yandan olgunlaştırırken, öte yandan da asıl tutkusu olan modaya ve dikiş mesleğine yöneltecektir. Film, öncelikle kimselere benzemeyen, aykırı, asi, başına buyruk, zamanından önce biraz da bilinçsiz olarak feminist bir genç kadınla, yine kuraldışılığı seven, yükselme hırsıyla aşkı arasında kalmış bir erkeğin hüzünlü aşklarını anlatıyor. Hem de çok güzel anlatıyor... Avrupa'da Altın Çağ sona ermekte, ilk büyük savaşın uğultuları duyulmaktadır. Ama büyük başkentler, özellikle de Paris çılgın bir eğlenceye dalmıştır. Kadın yönetmen Anne Fontaine, dönemi eşsiz bir duyarlılıkla betimliyor, o eğlence tutkusunu görkemli tablolarla canlandırıyor. Ve iki iyi oyuncu, Audrey Tautou ve Alessandro Nivola sayesinde, karşımıza inandırıcı bir aşk hikâyesi getiriyor. Ama konu Coco Chanel olunca, asıl ilginç olan onun modacılığı elbette... Küçük rötuşlarla, şapka merakıyla işe başlayan Coco, yeteneğini giderek geliştiriyor. Kumaşlarla olan tutkulu ilişkisi, ayrıntı merakı ve gözüpek girişimciliği içinde, kadınları o yıllara dek içinde hapsoldukları dar korseler, fırfırlı-dantelli giysiler, kabarık etekler, gülünç süsler, karnaval makyajı gibi şeylerden kurtararak nefes aldırmayı deniyor: Sade, uyumlu, erkeksi giysiler içinde, kadının asıl güzelliği ortaya çıkacaktır; tüm yapay dişilik aksesuarından arınmış kadın aslına, özüne dönecektir. Ve elbette tayyörün egemenliği artık tartışma ötesidir! Coco büyük tepkiyle karşılanacaktır ama artık 20. yüzyılın kadın modası onun egemenliğindedir. Coco çeşitli açılardan bir öncü. Gerçi feminizmin henüz telaffuz bile edilmediği bu çağda, özel hayatına yine erkekler egemendir. Ama o yalnızca modada devrim yapmakla kalmayacak, kadının ancak şüpheli mesleklerle anıldığı bir dönemde, onun çalışmasının da önünü açacaktır. Hem de ürünlerini altı kuşak

COCO CHANEL'DEN ÖNCE ***
(Coco avant Chanel) Yönetmen: Anne Fontaine Senaryo: A. Fontaine, Camille Fontaine/ Görüntü: Christophe Beaucarne Müzik: Alexandre Desplat Oyuncular: Audrey Tautou, Benoit Poelvoorde, Alessandro Nivola, Marie Gillain, Emmanuelle Devos, Regis Royer/ Fransız filmi.
Yazarın Önceki Yazıları
Sınır karakolundan insan manzaraları ( 31.10.2009 )
Deprem travmasına dayalı kişisel dramlar ( 24.10.2009 )
Yaşlılık maceraya engel olamaz! ( 17.10.2009 )
Fikirlere adanmış bir hayat ( 12.10.2009 )
Hüzündür bu kente en çok yakışan ( 10.10.2009 )
Sanal âlemin gözüpek savaşçıları ( 03.10.2009 )
Benim yavrum bir melekti! ( 26.09.2009 )
İnsan insanın kurdudur... Akraba olsa bile ( 19.09.2009 )
'Kirli dansçı' artık yok ( 16.09.2009 )
Klasik ama absürd bir masal ( 12.09.2009 )

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Sinema Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol