Lookbook adlı site, kocaman bir dünya defilesi gibi işliyor. Binlerce kullanıcısı olan Lookbook'taki Türklerin sayısı çok az. Yaratıcı stilleriyle ülkemizi bu dünya sokak modası sitesinde temsil eden üyeleri bir araya getirdik
Lookbook, İngilizcede 'katalog' anlamına geliyor. Diğer yandan 'look' ise görünüm demek. Amerikalı iki arkadaşın kurduğu Lookbook sitesi de adı üzerinde; kocaman ve global bir moda kataloğu gibi işliyor. Yalnız arada önemli bir fark var. Bu kataloğun modelleri mankenler değil, sokaktan kişiler. Moda dergilerinin sokağın nabzını iyi tutamadığı ve sürekli değişen trendleri yeterince yansıtamadığı fikrinden çıkan www.lookbook.nu'nun esin kaynağı bugün sayısı binleri geçen sokak modası blogları ve "Bugün ne giydim?" başlıklı forumlar. Dünyanın dört bir yanından binlerce üyesi olan site, sokak modası bloglarının bir araya toplanmış hali gibi. Kullanıcıları, kendi fotoğraflarını çekerek siteye yüklüyor, diğer üyelerin 'görünüm'lerine bakıyor ve yorumlar yapıyor. Oylanan stillerden en beğenilenler ise ana sayfaya çıkıyor. Sadece giyim kuşam meraklıları değil, fotoğrafçılar da ilgiyle takip ediyor Lookbook'u. Çünkü siteye konan fotoğraflardaki kıyafetler kadar ışık, perspektif, kurgu da estetik ve 'bakılası' oluyor. Genç tasarımcılar ve markalar için de çok faydalı bir site Lookbook. Çünkü kullanıcılar dünyanın dört bir yanından binlerce kişinin baktığı fotoğraflara, giydiklerinin markalarını da yazıyorlar mutlaka. Ama ne yazık ki Lookbook'a isteyen herkes giremiyor. Halihazırdaki bir kullanıcının davetiye göndermesi şart. Sayıları az olmakla beraber estetik bakış açısına sahip bu zevkli ve yaratıcı topluluk arasında Türkler de var. Hepsi aktif değil elbette ama işi ciddiye alanlar sitede hayli tanınır olmuş. Lookbook 'dünya defilesi'nin en aktif ve en beğenilen Türk kullanıcıları; sokağın gerçek 'stil ikonları' SABAH için bir araya geldi.
İnsanların güzel yorumlarını okumak, en zevkli yanı bence. Çok farklı, stil sahibi ve kendi ilgi alanımı paylaşanları görmek de çok hoşuma gidiyor.
Her gün mutlaka girip ne var, ne yok bakıyorum. İlham veren kişilerle karşılaşıyorum. Ayrıca dünyanın her tarafından güzel arkadaşlıklar da edindim.
Harem pantolonla çekilen bir fotoğrafım, inanılmaz beğenildi ve ertesi gün kendimi anasayfada gördüm.
Yurtdışındakilerin çok cesur giyindiklerini görüyorum. Ama Lookbook'ta Türklerden de stil sahibi olanlar var. Gurur duyuyorum.
İnternet, doğru kullanıldığında gerçekten mucizeler yaratabiliyor. Öyle bloggerlar var ki artık herkes onları tanıyor, birçok iş teklifleri alıyorlar. Lookbook da eğer modayla ilgileniyorsanız, kendinizi ifade etmeniz için doğru bir yol.
Yüksek bel uzun zamandır ısınamadığım bir şeydi, ancak sitede ne kadar yakıştırılabileceğini gördükten sonra o tarzda da kombinasyonlar yapmaya başladım.
Modanın asıl sahnesi sokaklar. Lookbook da bunun en güzel iletişimlerinden biri...
Sokaktaki insanlar, esas modeller. Ürünleri doğal modellerin tanıtması da daha mantıklı ve doğal.
Sitede, fotoğraflarımda kullanacağım aksesuar ve ürünleri, modellerin kıyafetlerini kafamda kombine ediyorum. Çünkü dünyadaki çoğu ülkenin, binbir kültürün harmanını buluyorum. Farklı insanlara, değişik kültürlere ulaşabiliyorum, sevdiğim markaları takip ediyorum.
Sokaktakiler üst düzey fizikli, süpermodeller değil. Kıyafetleri taşımaları da daha gerçekçi geliyor bana.
Doğal olan her şeyi beğeniyorum. Bir de farklı ve yenilikçi olanları.
Lookbook'a her girişimden sonra dolabımı açıp yeni kombinasyonlar yapmak istiyorum. Birbirine hiç uydurmadığım bir bluz ve pantolonu sitedeki birinde görüp fikrimin değiştiği, ilham aldığım çok olmuştur.
En çok 'Focus' adlı fotoğrafım beğenildi. Mavi, siyah ve gri renklerde değisik bir bluz, tayt ve topuklu ayakkabılar giyiyorum.
Jean ceketlerden nefret ederken beğenmeye başladım. Bandaj etekleri giyerken de Lookbook'tan cesaret aldım.
İskandinavların stillerini inceliyorum ve çok beğeniyorum.
Lookbook bir moda dergisi değil ama bir moda dergisinden çok daha gerçek.
Benim şimdiye kadar en çok Kate Moss imzalı Topshop elbisem beğenildi.
Beyaz çerçeveli Wayfarer'larımı iki yıl önce almıştım, ama çok kullanmıyordum şimdi hiç çıkarmıyorum. Eskiden çiçek desenli bir şey almazken Lookbook sayesinde çiçek desenini seviyorum. Kışın da renkli çorap giyer oldum.
Dünyanın öbür ucunda sizin tarzınızdaki biri ne giymiş, hemen öğrenebiliyorsunuz.
Benzer diğer sitelerde amaç puan toplayıp stil ikonu olmakken buradaki amaç, paylaşım. Mutlaka birilerini etkiliyorsunuz.
En çok siyah elbise üzerine gümüş kemer taktığım bir fotoğraf beğenildi. Özellikle kemer hakkında güzel yorumlar almıştım. Benim de ne giyseler oy verdiğim birkaç sabit üyem var; Amsterdam'dan Andy (Style Scrapbook), Parisli Betty (Le Blog De Betty), Almanya'dan Riccarda (CatS and DogS) ve yine Paris'ten Zoe (Macaron). İstanbul'dan Burcu da favorilerim arasında.
Devamlı güncellenen, üyelerinin yaşamıyla yaşayan bir site. Onu siz besliyorsunuz; çocuk büyütmek gibi, muhteşem bir şey. Dünyanın öbür ucundaki üyenin en son aldığı elbiseyi, eteği, ayakkabıyı; eklediği anda görebiliyorsunuz.
Geniş bir vizyona sahip oluşuyla beni cezbediyor. Her şeyi çok doğal ve olası hissettiriyor. Modanın takibini uzağımızdakilerde değil, bizden birileri gibi gördüğümüz insanlarda da bulmak hoşuma gidiyor.
Site bir nevi yeni akımların ve yeteneklerin habercisi gibi. Sokak ruhunu geniş bir vizyondan aktarıyor. Hiç kimsede tereddüt veya çekince yok. Herkes çok cesur.
Her gün göz atıyorum. Sürekli internet bağlantım olsa, bütün gün takip edebilirim.
Siyah sade bir elbise ve bağcıklı botlarla çektirdiğim, saçıma da aksesuar taktığım fotoğrafım çok güzel yorumlar almıştı.
Aristokrat punk, fütüristik ve 1980'lerin ergen ruhunu taşıyan duruşları beğeniyorum.
Kişisel olarak da fırsatlar sunuyor. Mesela bir Japon moda dergisi benimle irtibata geçip fotoğraflarımı yayımlamak istedi.
Neredeyse dünyadaki her ülkeye ulaşabilme ve modayı bir yayın kuruluşunun süzgecinden geçmeden takip edebilme olasılığı harika bir şey. Gerçek sokak modası bu!
Kişiler, kendileri dışında bir süzgece tabi tutulmadığından dolayı çok gerçekçi. Tek tek moda blogu incelemek de zevkli ama aynı anda bir sürü kişiye ulaşabiliyorsunuz.
En çok çaba sarf etmeden üzerindekileri iyi taşıyan kişileri, orijinal ve iyi çekilmiş fotoğrafları beğeniyorum.
Lookbook'u tarz sahibi ve orijinal üyeleri yüzünden seviyorum. Ayrıca Lookbook, Ugg bot ve babet görmeyeceğim tek yer!
Sitede genelde hayranı olduğum kişilerin fotoğraflarını takip ediyorum; kim neyi, nasıl giymiş, neyle kombine etmiş, takip ediyorum. Bir de yurtdışına çıkmadan önce, gideceğim ülkede nerelerden ikinci el kıyafetler bulabileceğimi öğreniyorum.
Lookbook'a her gün girmeye çalışıyorum çünkü sürekli yeni pozlar ekleniyor.
Günde herhalde ortalama bir iki saat ayırıyorumdur. Orijinal bulduğum kıyafetlere oy veriyor, yorum yazıyorum. En çok el yapımı tişörtleri, çamaşır suyundan nabisini almış jeanleri, vintage parçaları ve renkli spor ayakkabıları beğeniyorum.
Lookbook'tan önce ikinci ele ağırlık vermezdim. Dedemin veya babamın eskilerini giyerdim, ama artık ikinci ele para harcamaya başladım.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Çocuk dostu tatil adresleri
Çocuklu ve bebekli ailelerin yaz tatili için ekstra ilgiye ve özene ihtiyacı oluyor. Bunun bilincinde olan tesisler arasından öne çıkanları sizin için araştırdık
Kim korkar derin sudan?
Minik bebeğiniz ilk kez mi denizle tanışacak? Suya âşık da olabilir, suyu görünce kaçacak delik de arayabilir... Ama merak etmeyin, ona denizi ve yüzmeyi sevdirmenin yolları var
Plaja gidiyoruz!
Yaz, sahil, deniz ve güneş... Hayalini kurduğunuz tatilde nasıl görüneceğiniz çok önemli. Bu yaz hangi mayolar moda, aksesuvarlarda hangi parçalar öne çıkıyor, sizin için araştırdık
Çay hasadı turları başlıyor
* İyi çay demlemek için taze su çok önemli. Her bir bardak için bir tatlı kaşığı kadar çay koyulan demliğe biraz soğuk su...
Ege'de bir Anadolu kenti: Kavala
Kavala tepelere kurulmuş bir kent, önünde ise Ege uzanıyor. Anadolu'dan izler taşıyan kentte, Kavala Kalesi, Mehmet Ali Paşa Müzesi görülmesi gereken yerler. Mavi bayraklı plajlara ise söyleyecek söz yok
Modanın kaymağını yemeyen kalmadı
Moda da futbol gibi oldu; herkesin söyleyecek bir çift lafı var. Haliyle video oyunu da çıkıyor, çizgi romanı da!
Çevre dostu kuaförler geliyor
Havayı kirletmeyen yeşil salonlar ve konser çıkışlarında bekleyen mobil kuaförler.... Geçtiğimiz hafta Paris'te 100. yılını kutlayan ünlü kozmetik markasının ürünler dünya başkanı Nicolas Hieronimus, kuaför dünyasında gelecekte neler olabileceğine örnekler verdi
Böyle olur yazar kedilerin öyküsü
35 yıllık tiyatro sanatçısı Ayşen İnci, geçtiğimiz yıllarda yazdığı masal kitabından sonra, "Onlarsız bir yaşam düşünemiyorum," dediği Sakız ve Cingöz'ün de katkılarıyla, bir kedi kitabı kaleme aldı: Pisikolojik Öyküler
Yeni neslin kanı fena kaynıyor!
Lise bitti, üniversite sınavı geçti. Şöyle geçmişi bir hatırlayalım derseniz Son Zil Çaldı Yıllık Yazıları kitabına bir göz atın. Gençlerin kanı kaynıyor maşallah!
Kızım tatilde bir su kuşuna döndü!
Son 15 gündür her sabah aynı şeyi düşünüyorum, "Bir bebek suyu nasıl bu kadar çok sevebilir, bu nasıl bir mutluluktur?" diye....
Yaşam kılavuzu
Göcek'te Akdeniz mutfağı
1990'larda Spaghetti'n' Sauces olarak İstanbul Bebek'te açılan Wanda, şimdi Akdeniz lezzetlerini...
Stil anketi
HANDE YENER
- Sezonun en sevdiğiniz trendi?
- Dev vatkalar.
- En sevmediğiniz trendi?
- Etnik şeylere bayılmıyorum...
Son dakika... Son dakika...
Çok moda olacak
Burhan Bey portföyü
Metroseksüelliği dillere destan futbolcu Cristiano Ronaldo, son olarak kolunun altına...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.