File çoraplarım, Hande Yener ve Arap Kadri

Çift kişilikli miyim, neyim kıymetli okurlar, size danışmak istiyorum... Hakikaten, geçen gece rüyamda kendimi CanKan ikilisinin alt kadrosunda bir Sami, bir de Tosun olarak ayrı ayrı iki kişilik halinde gördüm ki, şöyle söyleyeyim, sahne performansım bir berbattı!.. Ama sorun bu değil. Esas trajik olan, her iki kişiliğimin üzerindeki sahne kıyafetiydi. Ayıptır söylemesi, fileli çoraplar giymiş, bir de pazardan alınma, üzerime iyice bol gelen ve atletizm stili kesilmiş bir penye şort geçirmiştim. Yaşı tutanlar için şöyle ifade etmek isterim, Fırt'ın meşhur kahramanı Arap Kadri'nin file çoraplı imitasyonu gibi görünüyordum... Bir yandan da 'robotiks' ve 'elektro bugi' tabir edilen dans çeşitlerinin karışımı bir tuhaflık icra etmeye çalışıyordum... Gecenin bir yarısı can-kan-ter içinde uyandım efendim!.. Bu nasıl bir işti?! Yoksa yatmadan evvel yediğim, hadi itiraf edeyim, silip süpürdüğüm kabak dolmaları mı sebep olmuştu bu işe? Elbette konudan kimseye söz etmemeye karar verdim. Ama yine de, Flash TV'de her gece geç vakit yayınlanan o tuhaf 'rüya yorumu' programını makul bir rumuz kullanarak aramaya ve orada rüya yorumlayan abladan meseleyi çözümlemesini istemeye niyetlendim. Açtım televizyonu, o enteresan abla Konya'dan arayan bir teyzenin rüyalarını yorumluyordu. Teyze rüyasında kocasını öğretmen odası gibi bir yerde görmüş ama kocası öğretmen değilmiş, sonra aynı kocasına çok kabarık elektrik faturaları gelmiş; teyzemiz bu arada kendi üzerini örtmeye çalışıyormuş, kızı da kahve getiriyormuş ama kahve sefertasındaymış; bir yandan da ezan okunuyormuş, eldiven de onu yutuyormuş!.. (Lütfen sormayın, eldivenin nereden çıktığını ben de bilmiyorum!)

İNSANLIK İÇİN BÜYÜK AYIP

Kendimden utandım! Konyalı teyzemizin durumu, bana nazaran çok daha vahim görünüyordu. Rüyanız Hayrolsun programını arayıp, ortamı file çoraplarımla meşgul etmenin kendim için küçük, insanlık için büyük bir ayıp olacağını düşündüm... O esnada başka bir kanalda müthiş göğüs dekolteli magazin programları vardı. Gecenin bir yarısı yatağından file çoraplı karabasanlar vesilesiyle zıplayarak fırlamış bir adam için bir nebze olsun teselli sunabilirdi o göğüs dekolteleri... Evet, itiraf ediyorum, zapladım. Şimdi buraya inanmayacaksınız kıymetli okurlar ama, rüyamda çift kişiliğimin de üzerinde olan, yani yine yaşı tutanlar için söyleyeceğim, Meral- Zuhal İkilisi'nin traji-erotik versiyonu haline gelmeme yol açan kıyafetin aynısı pop ikonumuz Hande Yener'in üzerindeydi. Rüyamda yapmaya uğraştığım tüm
dans figürlerini o gerçek âlemde yapıyordu! Hatta, Arap Kadri figürü üzerinden anlatmak gerekirse, Hande Hanım robotiks figürlerini yaparken atletizm kesimli penye şort apış arasından ciddi biçimde sarkıyor, söz konusu magazin programı, frikik sathına giren edep yerlerini buzlayarak yayınlıyordu... İşte o an memleketimizin geleceği konusunda hakiki bir kaygı duymaya başladım. Rüyam bir işaretti kuşkusuz. Hanım pop ikonu Hande Yener olan bir milletin zorlayabileceği sınırlar nereye kadar gidebilirdi ki? Evet efendim, şöyle bir düşündüm de, bir kere bu hanım, kendisine sorulan soru ne olursa olsun, 'call center' kaydı gibi konuşuyordu. Herkes onu küstah ve umursamaz zannediyordu ama aslında değildi. Onun kendi gündemi, ezberlediği kalıplar, verdiği cevaplar vardı ve bunlar hep aynıydı; yani cevap vermek yerine, ilgili olsun ya da olmasın hafızada olanı sunuyordu. Kaldı ki, Doktor Erol Bey tarafından toplumumuza kazandırılmış Arap Kadri aksesuvarlı bir pop ikonunun küstah olması mümkün değildir; olsa olsa iflah olmaz bir naiftir o...

TANRIM BENİ ISLAH ET!
Yoksa niye kendini mayoyla sahneye çıkan Ajda Pekkan'la kıyaslasın ki? "Ben cesur kıyafetler giyince eleştiriyorlar, Ajda Pekkan yapınca alkış alıyor," diye yakınıyor. Şimdi nasıl izah edeceksiniz ki, Ajda Pekkan bir çeşit Abide-i Ebediyet gibi ölümsüzlüğe koşmakta ve her geçen sene daha da şaşkınlık yaratmaktadır, onun giydiklerini Arap Kadri aksesuarları ile kıyaslamak mümkün değildir... Neyse, daha fazla devam etmek ve kırıcı olmak istemiyorum... Peki, bir sonraki gece gördüğüm rüyayı anlatayım mı? Anlatayım, anlatayım... Ayşe Arman gibi, deri çizmeler giymiş ve elimde bir kırbaç olduğu halde, seksi olduğunu varsaydığım pozlar veriyordum. Tanrım beni ıslah et lütfen!.
Yazarın Önceki Yazıları
Şu eşeği bi tutar mısın? ( 20.06.2009 )
Pornografik, diplomatik ve ideolojik bakımdan alt dudak! ( 13.06.2009 )
Avrupa Birliği'nin gizli magazin gündemi ( 06.06.2009 )
'Eşcinsel hakem' geyikleri ( 30.05.2009 )
Acayip münasebetler ülkesi ( 09.05.2009 )

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşama Dair Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol