Herkesin tasarruf reçetesi varmış
İLİŞKİLİ HABERLER
Herkesin tasarruf reçetesi varmış
Hangi mevsimde ne yemeli?

Herkesin tasarruf reçetesi varmış

Konuk köşe yazarımız Kadir Çöpdemir, son haftasında tebdil-i kıyafet pazara çıktı. Çöpdemir, bugüne kadar verdiği tasarruf tavsiyelerine halkın uyup uymadığını kontrol etti...

Efendim, tam beş haftadır bu köşeden evinizde bazı küçük önlemler alarak yılda 1.500 TL tasarruf edebileceğinizi dilim döndüğünce, kalemimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Gelin, isterseniz kısaca hatırlayalım... İlk hafta vatandaşın bütçesindeki kara deliklerden biri olan ısınma harcamasındaki tasarruf önlemlerini sıraladık ve yılda 300 TL'nin cepte kalabileceğinden bahsettik. İkinci hafta gıda başlığını işledik ve Oktay Usta'mızı konuk ettik. Sağolsun kendisi de bizi kırmadı, başladı anlatmaya ve öğrendik ki doğru saklama yöntemleri bize mutfakta yılda 260 TL kazandırabiliyormuş. Üçüncü hafta enerji canavarları ile savaştık ve yılda 300 TL'yi kurtardık. Dördüncü hafta ablalarıma ve teyzelerime bulaşığı elde yıkamak yerine makinede yıkamanın ne kadar tasarruflu olduğunu, bunun da cebe yansımasının yılda 365 TL'yi bulduğunu söyledik. Beşinci haftada sadece küçük basit önlemler ile yılda 275 TL'yi sokağa atmadık. Böylelikle yılda 1500 TL tasarrufun reçetesini vermiş olduk. Lakin aklıma da bir kurt düşmedi değil. Biz bunları söylüyoruz ama bakalım vatandaş bizi ipliyor mu? Yoksa bizim anlattıklarımızı kös kös dinleyip yine bildiğini mi okuyor? Kurdum kurdum sonunda duramadım. Ahir zaman padişahları gibi tebdil-i kıyafet attım kendimi pazara. Maksadım pazardaki alışveriş ortamından da faydalanıp vatandaşı sorgu sual etmek. Bakalım ahali bizim verdiğimiz reçeteyi öğrenmiş mi? Hemen uygulamaya başlamış mı? Bir de hani bizim önerdiklerimizden gayrı ablalarımın teyzelerimin uyguladığı etkili tasarruf yöntemleri var mı? Zira vatandaş bu krizler sayesinde öyle tasarruf yöntemleri icat ediyor ki değme uzmana külahını ters geçirtir. Bu düşüncelerle düştüm yola, girdim pazara. Daha turlamaya başlar başlamaz feleğim şaştı. Sözde tebdil-i kıyafetiz ama, bre aman dakika bir gol bir vatandaş beni tanıyıverdi. Tanımak şöyle dursun ablalarımla, teyzelerimle hatta ağabeylerim, amcalarım, pazarcı kardeşlerimle şöyle bir kucaklaştım. Ama fırsattan istifade hepsiyle teker teker de konuştum. Pazarcı kardeşlerden bir sürü tüyo öğrendim. Ablalarım evlerinde nasıl tasarruf yaptıklarını anlattı. Bir ara baktım genç ablalarım alışveriş yapıyor. Hemen yanlarına vardım. Göz ucuyla fazla belli etmeden meyveleri, sebzeleri nasıl seçtiklerine baktım. Balık alırken taze olup olmadığını nasıl anladıklarını sordum. Tabii esas olarak tasarruf edip etmediklerini, nelere dikkat ettiklerini öğrendim. Pazarda tanıştığım ablalarımdan Nesrin Hanım evde mutlaka tasarruf yaptığını söyledi. Zaten pazardan alışveriş yaptığını, aldıklarını da taze taze tükettiklerini ifade etti. Yeşim Hanım beni görür görmez başladı saymaya "Televizyonun fişini çekiyorum, ampulleri değiştirdik, her gün bulaşıkları makinede yıkıyorum..." Sevilay Hanım inanın benden yemek tarifi istedi. Oktay Usta'nın programında beni seyretmiş. Taze fasulye kavurmamın tarifini bir daha vermemi istedi. Asım Bey durdurup "Sular az," diye dert yandı. Ben de ona "Tıraş olurken, dişini fırçalarken suyu kapatıyor musun?" diye sordum. "Ben kapatıyorum da torun kapatmıyor be evlat. Bunu asıl gençlere anlat sen," dedi. Adını hatırlayamadığım bir teyzem de "Çok para 1500 TL, çok para!" diye yolumu durdurdu. Pazarda balık alan hanımefendinin yanına yaklaştım ve tam o balığını alırken pazarcı kardeşe sordum "Neye dikkat etmeliyiz balık alırken?" diye. "Taze olmasına tabii ki," diye cevap verdi. "E be güzel kardeşim, onu anladık da nasıl olur taze balık?" diye üsteleyince alabildik baklayı ağzından; "Eti sıkı, sert ve elastik olmalı. Taze balığın karnı ne yapışık ne de şişkin olur. Pulları parlak ve yapışmış durumdadır. Görünüşü diri, gözler canlı, çıkıntılı ve parlak, solungaçları da kırmızıdır. Ayrıca taze balık hafif deniz kokusu da yayar." Sözün özü ablalarım teyzelerim, canım ülkemin güzel insanları beni hiç şaşırtmadı. Gerçekten de herkesin bir tasarruf reçetesi varmış. Herkes evinin tasarruf uzmanı olmuş. Bu arada herkesin beni can kulağı ile dinlemiş olduğunu da müşahede ettim. Bu da beni ziyadesiyle mutlu etti. Görevimi yapmış olmanın verdiği gururla eve dönerken sizleri ne çok sevdiğimi bir kere daha anladım.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşama Dair Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol