5 günlük hava durumu
6 Mart 2010 Cumartesi
İLİŞKİLİ HABERLER
İmdat! Bir kedi gördüm
Emine artık kanatlı bir melek
Kısa...kısa...kısa...

İmdat! Bir kedi gördüm

Size göre kedi dünyanın en sevimli hayvanı olabilir. Ancak kedi görünce kendini balkondan atan da var, bu hayvanın fotoğrafına dahi bakamayan da... Neyse ki, tıptaki adıyla ailurofobi (kedi fobisi), amansız bir hastalık değil. Sonradan kedilerle yıldızı barışanlar oldukça fazla

O sadece masum bir kedi
Kediden hoşlanmayan, onlardan korkan, huylananlara çok sık rastlarız. Ancak öyle ilginç vakalar var ki, bu rahatsızlıktan kurtulmak için mutlaka uzman yardımı almaları gerekiyor. Kendisine hediye olarak gelen kedili takvimi eline alamayan bir genç kız... Hikâye kitabında kedi resmi görünce, midesi bulanan bir çocuk... Kız arkadaşı ile yemek için yer ayırtacak bir erkek telefonda; "Çevrede kedi var mı? Emniyetli duvarlarınız var mı? Sokaktan bahçeye kedi girer mi?" gibi sorular soruyor. Dokuz yaşında bir çocuk; "Anne ben olmadan sokağa çıkma, ben seni kediden korurum," diyerek sorumluluk üstleniyor. Bunlar Psikolog Işın Akı'ya kedi korkusu nedeniyle başvuranlardan sadece birkaçı... Küçücük bir hayvandan bu kadar korkulması, kedi severlere anlamsız gelse de bu durum tıp literatürüne geçmiş psikolojik bir rahatsızlık. Işın Akı literatürde ailurofobi olarak kabul gören bu hastalıkla ilgili şunları söylüyor: "Kedi korkusu nedeniyle anksiyete yaşayacak kadar büyük korkulara rastlanabiliyor. Örneğin kediden korktuğu için düşünmeden kendini caddeye atan kişiler gibi. Kedi korkusu bazen sosyal yaşamı da olumsuz etkiliyor. 'Sokakta kedi göreceğim, kedi bana sürtünür' diye işe gitmekten, arkadaşları ile buluşmaktan çekinen kişilere de rastlanıyor." Kedi fobisinin ortaya çıkışının, kişilik özelliklerine göre değişebildiğini söyleyen Akı, bunu şöyle açıklıyor: "Bazen anne korumacı davranarak çocuğunun kediyle oynamasına, dokunmasına karşı çıkabilir. 'Isırır, hasta olursun, çok zararlı' gibi uyarılar çocuğu korkutabilir." Kedi korkusunun, bir kişide var olan kalıcı, fizyolojik belirtiler veren, bazen psikosomatik rahatsızlıklar yaratan bir tablo sergileyebildiğini belirtiyor Akı: "Kediden korkan kişi kedi ile karşılaşınca; panik atak durumu, kısa, sık soluma, kalp atışlarında düzensizlik, hızlanma, terleme, mide bulantısı görülebilir." Neyse ki kedi korkusunun tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirtiyor Işın Akı: "Kişilik özelliği ve korkunun durumuna göre pek çok terapi tekniği uygulanır. Tedavi olduktan sonra kedileri seven, hatta evinde besleyen kişilere rastlıyoruz." Kediden her korkan kişinin psikolojik açıdan rahatsız olduğunun söylenemeyeceğini belirten Işın Akı: "Korku için terapi alınmazsa yaşam kalitesini düşürür, bu daha sonra başarıyı, iletişimi etkiler," diyor. Ona göre, siz siz olun, bir an önce kedilerle ilgili korkunuzdan kurtulmaya bakın. Kedilere bir şans verin. Ne çok şey kaçırdığınızı anlayacaksınız.

KARABASANLAR YAŞADIM
Aslında kedi korkusunu yenmek o kadar da zor değil. Bir zamanlar kedilerden deli gibi korkan ama sonradan evinde birkaç kedi birden besleyen çok kişi var. İşte Elif Gürbey bunlardan biri. Onun kedi korkusu dokuz yaşındayken başlamış. Küçük yaşlarda kedileri seviyormuş. Ancak bir yaz tatilinde, kedi elini ısırınca işler değişmiş. O dönemde çevresindeki konuşmalardan dolayı kuduz korkusunun başladığını söylüyor Gürbey: "Aşı olmama rağmen geceleri uyuyamadım, kudurarak öldüğümü, aileme de zarar vereceğimi hayal ettim ve aylarca karabasanlar yaşadım." "Kediler gözüme canavar gibi gözüküyordu," diyen Elif Gürbey, yıllar boyu kedi besleyen aile dostlarının evine gidememiş. Kendisini çok rahatsız eden bu korkuyla ilgili tedavi görmenin hiç aklına gelmediğini belirten Gürbey bunu da şöyle açıklıyor: "Hayvan sevmemek normal bir şey olarak görüldüğü için, ne ailem ne de ben bu korkuyu öyle psikolojik bir sorun olarak görmedik. Kediler sokak hayvanlarıydı, pistiler, vahşiydiler, bit ve pire yuvasıydılar. Yani onlardan korkmak normaldi." Elif Gürbey'in kedi korkusu 26 yaşında yaşadığı bir olayla sona ermiş. O sıralar Amerika'da yaşıyormuş Gürbey: "Çok sevdiğim oda arkadaşımın sevgilisi aniden ortadan kaybolmuştu. Arkadaşım üzüntüden yemeden içmeden kesildi. Onu nasıl mutlu edeceğimizi bilemiyorduk. Bir ortak arkadaşımız, ona bir kedi hediye edebileceğimizi söyledi. Korkuma rağmen arkadaşım için fedakârlık yaptım ve gidip petshop'tan bir kedi aldım. Arkadaşım kediye bayıldı, çok sevdi ama kedi kafayı bana taktı. Ve bir kaç gün sonunda da sınırlarıma girmeyi başardı." Yosma adını verdiği kedisinin kendisiyle 14 yıl yaşadığını söyleyen Gürbey, kedi korkusundan kurtulmak isteyenlere önerilerini şöyle sıralıyor: "Korkuyla baş etmenin en iyi yolu, korkuya meydan okumaktır. Ama tabii bu yapılması kolay bir şey değil. Bir defa hayvanlarla ilgili anlatılan hurafelere inanmamakla başlasınlar işe. Ayrıca, insan dışında hiçbir canlı mecbur kalmadıkça bir diğerine zarar vermez."

KÜÇÜKKEN KORKUTTULAR
Küçükken kediler için, "Üzerine birden atlar, saldırır, tırmalar," dedikleri için kedi korkusu gelişenlerden biri de Atilla Demirbilek. Uzun yıllar hep kedilerden uzak durduğunu söyleyen Demirbilek kedi korkusunu eşi Müge Hanım sayesinde yenmiş: "Bir gün eşim eve donmak üzere olan bir yavru kedi getirmişti. Onu hayata döndürmek için çok uğraştık ve sonunda başardık. Bu arada fark ettim ki elimle ona mama veriyor, süt içiriyordum. O yavru kedi bugün dokuz yaşında ve bizimle. Kısacası Boncuk benim bu korkumu yenmeme sebep oldu. 33 yaşında aslında kediler sayesinde hayvanlara, dolayısıyla yaşama bakış açımın değiştiğini söyleyebilirim." Kedilerin de tıpkı insanlar gibi sevgiye, sıcak ve kendini güvende hissedecek bir yuvaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyor Demirbilek: "Korkan insanlara ilk önerim kedilere bir parça yemek vererek ilk iletişimin adımını atmaları; inanın kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacaktır. Ertesi gün aynı yerde, aynı saatte sizi yine bekleyeceklerdir. Onları sevmek sizleri tüm günlük stresinizden arındıracaktır. " Kedi korkusu nedeniyle sıkıntı yaşayanlardan biri de Şirin Özgür. Çocukken kedilerle bir sorunu olmadığını söyleyen Özgür, kedilerden korktuğunu 15 yaşındayken fark etmiş: "Bir arkadaşımın evindeki kediyi görünce, koltuğun üstüne çıkıp, bacaklarını toplamış, aman bir yerden çıkıverirse veya iki pençe üstüme atlarsa endişelerine kapılmıştım. Bağırmadım, korkumu bu kadar belli edemezdim, küçük kız çocuğu değildim ki ben. Ama koltuğun bir köşesine sindiğim çok olmuştur ya da şu balkona çıksa da gelmese diye umduğum." Şirin Özgür'ün 29 yaşına kadar süren kedi korkusu, tanıştığı bir kedisever tarafından sonlandırılmış; "Beynimi yıkadı. Kedilerinin de ona nasıl sarıldığını gördüm. Arkadaşım, minicik bir siyam yavrusu resmi gösterdi. Bu resimdeki mavi gözler, yeni bir hayatın başlangıcı oldu. İki kız kardeşi aldım. Kendi evimde ezik bir misafir olmaya başladım. Kediden korkanlar, yavru bir kedi alsın kucaklarına."

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşama Dair Haberleri

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol