YAZARLARSAMİ TOSUN
SAMİ TOSUN
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: ST yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
HOP KÜLTÜR

Kahrolsun turizm!

Dünyanın sayılı plajlarından Sarımsaklı, arkasında apartman yığını ile gelenleri selamlıyor. Didim ve Fethiye gibi müstesna kıyılarımıza İngilizler site site yerleşmeye başlıyor...

Memleketimizde alışılmış olduğu üzere, hemen her vatandaşımız bir 'izm'e küfür sallamayı âdet edinmiştir. Hatta zamanında bir grup polisimizin, "Kahrolsun insan hakları!" sloganıyla hümanizme bile küfrettiği vakidir. Araştırdım, soruşturdum, bugüne dek turizme saydıranına ise rastlamadım. Halbuki, hani enteresanlık, zıpçıktılık olsun diye değil, çok içten bir biçimde turizme küfretmek, meydanlarda, "Kahrolsun turizm!" diye slogan atmak istiyorum. Son zamanlarda, "İlahi Samicim..." diye başlayan ve benimle derhal enseye tokat olunabileceğini varsayan bir sürü okur mesajı alıyorum, o yüzden bu konuda son derece ciddi olduğumu belirteyim, lütfen o gözle okuyun. Evet efendim, dört günlük bayram tatilinde trafik sebebiyle 100 kişinin ölmesi, yüzlerce insanın yaralanması bir çeşit sosyal saçmalama değil de nedir? Yani, fareler bile o karmaşık labirentlerde peynirleri pekâlâ bulabiliyor; gelin görün ki, biz her tatil dönüşü otoyollardaki trafiği kilometrelerce tıkamaktan kurtulamıyoruz. Dört günlük tatilin iki günü trafikte birbirine sövmekle geçiyorsa, Cunda'da bir akşam balık yemişsin neye yarar?

KAOSUN BİLEŞENLERİ TAMAM
Tabii bu arada, bundan 10 sene evveline kadar kendi halinde bir balıkçı mekânı olan, ya da şöyle söyleyeyim, makul bir turizm trafiği bulunan Cunda Adası, şimdi çadır tiyatrosuna dönmüş vaziyette. Evet, Ayvalık'ın mahallesi statüsündeki bu adaya çocukluğumdan beri giderim; geçtiğimiz bayramın iki gününü de orada geçirdim. Hani bayram bir de yazın göbeğine rastlasa manzara nasıl olurdu, tahmin bile etmek istemiyorum. Ufacık ada merkezine bir otobüs 'yük' boşaltıyor, derhal fotoğraf çekmeye başlayan ve güruhlar halinde ilerleyen yerli ve yabancı turistlere, Cunda'nın eski Rum evleri arasında ambiyans yaşamaya gelmiş ve her hallerinden 'entelektüel' olduğu anlaşılan 'bilinçli' turistler karışıyor, akşama doğru rakıcılar da ortama akınca kaosun bileşenleri tamamlanıyor. Cundalı bir ahbabım var, annesinin yaz boyunca kendini eve hapsettiğinden bahsetti. Ufacık adadaki kocaman kaosa dayanamıyormuş. İşin daha beter tarafı, Cunda'da pek Cundalı kalmamaya başlamış. Büyük holding patronları, adanın ücra köşelerindeki eski manastırları birer birer satın alıp, Anıtlar Kurulu'na artık nasıl kabul ettirdilerse, restore edip kendi malikânelerine çevirdiler. Adanın merkezindeki eski Rum evleri de çılgın bir emlak piyasasına düşüp, teker teker 'butik pansiyon', sıvaları sıyrılmış 'bakın bizim taş evimiz var' entel ikametgâhı, dantel barı, falan haline geldi. Eh, Türkiye'de muhtemelen gizli imar hipopotamları var, çevreyi kuşatan yeni site, villa, apartman, hipopotam oteli, su kaydırağı gibi şeyler de bu vesileyle çıkmış oluyor...

BİR DOĞA HARİKASI
Efendim, sapık mıyım yoksa başka bir sorunum mu var bilemiyorum, yalnız birisi bana 'imar' lafı edince karşılığında sadece küfür ediyorum. Atalarımız geri zekâlıydı değil mi? Asırlarca o tarım arazilerinde domates, biber, pamuk, bamya yetiştirdiler, Ege'nin o müstesna Edremit Körfezi'nden Zeytindağı'na kadar olan bölgede binlerce yıldır dünyanın en iyi zeytinyağını ürettiler, bağlarındaki en güzel üzümlerden şarap yaptılar, amforalarla sağa sola yolladılar... Ne lüzumu vardı? Kafayı çalıştırıp yol kenarlarındaki o bulunmaz tarım arazilerine benzinlik dikselerdi, içlerinden müteahhitler çıksa, zeytinleri birer birer kökleyip site yapsaydı, bilmem hangi içerlek kent devletinden kimileri de senede sadece iki hafta kalmak için, 'yatırım' niyetine bu sitelerden ev alsaydı... Atalarımız ahmaktı! O bulunmaz Ege kıyılarını sırf biz içine edelim diye bugüne dek bakir bıraktılar! Tabii ki böyle değil; tersine, bizim 'iki haftalık yazlıkçılar'ın siteleri, Ege kıyısında beton birer ahmaklık abidesi gibi yükseliyor. Dünyanın sayılı plajlarından olan Sarımsaklı, şimdi arkasında ufak çaplı bir Rio apartman yığını ve bu apartmanların nereye gittiği belli olmayan, yeraltından denize ayrı bir 'aroma' kazandıran foseptikleriyle, hepimiz için bir gurur kaynağıdır. Peki, her yaz Şeytan Sofrası'na çıkıp güneşin batışını seyreden yüz binlerce kişinin kaçı, o tepenin eteklerinden tepesine kadar yakılmış ormanları bir yeni 'imar alanı' olarak algılamaktadır? Bizim 'imarlı sipahilerimiz' yetmiyor, Didim gibi, Fethiye gibi müstesna kıyılarımızda göbekli İngiliz şövalyeler site site yerleşmeye başlıyor. Evet efendim, bu yaz bana şişman bir İngiliz kadın Didim'den Akbük'e giden yolu, "Dümdüz git, yolun sonundan sağa doğru devam et," diye tarif etti! Tosun'a kendi memleketinde yol tarif eden toparlak bir İngiliz: İşte küreselleşme tam da budur kıymetli okurlar!

ALLAH CEZAMI VERECEK
Allah rızası için, şimdi internete girin, 'Alonaki Beach' yazıp aratın, fotoğraflara bakın... Burası Adriyatik kıyısında, Preveze yakınlarında bir koy. Yunanistan'ın en güzel plajlarından biri. Google Earth'ten de araştırın, bakın etrafında bir bina görebilecek misiniz? Ayıptır söylemesi, ben oraya gittim. Etrafta bir tek ecnebi turist yoktu. Sadece bilenin gittiği, Yunanlıların gözü gibi koruduğu bir doğa harikası... Sonra Yunanistan'da site mite falan yok, canı isteyen alıyor çadırını, bir sürü ev konforunda alet-edavat da var, canavar gibi çadır turizmi tesisleri de... Millet çadırlı yazlıkçı halinde... (Bu arada en nefret ettiğim şeyi yapıp, Yunanistan'la Türkiye'yi karşılaştırdım ya, Allah benim de cezamı verecek!) Daha sonra antik şehirlerle ilgili meselelerimi de yazacağımı belirterek, 'bu' turizmi ve onun ortaya çıkmasına sebep olan çıplak Afrodit heykelini lanetliyorum: Kahrolsun turizm!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Bi duruş, kaç kuruş? ( 19.09.2009 )
Herkes bizi didikliyor ( 12.09.2009 )
Jigolo kaç yaşındayken tutulur? ( 29.08.2009 )
Başıma bela oldu ( 22.08.2009 )
Türkbükü denen sosyete gezegeni ( 15.08.2009 )
Kötü bir maksadım yok ( 08.08.2009 )
İkoncanlar, medeniyet, ilişkiler ( 01.08.2009 )
İlişki, zevklenme ve felsefe ( 25.07.2009 )
Hamak ekonomisi yapmak ( 18.07.2009 )
Kuşum Aydın'ın kuşkulu durumu ( 11.07.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol