AHMET ÖRSTürk kahvesinin Fransa'ya ilk gidişi bundan 340 yıl önce Osmanlı elçisi Süleyman Ağa ile oldu. Türkiye Mevsimi nedeniyle Fransızlar Türk kahvesiyle yeniden buluşuyor
Türk kahvesinin Paris'e yeniden gelişi oldukça utanç vericiydi. Gerçi kentin merkezindeki görkemli Louvre Sarayı'nın uçsuz bucaksız Tuileries bahçeleri içinde çok uygun bir yer, 'Le Café Turc' adıyla bir ay süreyle hizmet verecek bir Türk kahvehanesine ayrılmıştı. Türk mimar Han Tümertekin, günümüz anlayışına uygun bir kahvehane ve kültür merkezi konsepti tasarlamış, inşaat başlamıştı. Açılıştan bir gün önce Fransız işçiler, ücretleri ödenmediği için işi bıraktı. Zira Fransız müteahhide Türk tarafı aylardır para ödememişti. Skandal fazla büyümeden Ankara'dan güvenceler verildi, işi bitirecek fedakâr Türk işçileri bulundu. Sonuçta kahvehanenin yanındaki kültür etkinliklerine evsahipliği yapacak bölümde program bir iptalle başlatılabildi. Ama ne açılış yapıldı, ne bakanlar geldi, ne de buraya toplananlara kahve çay ikram edilebildi. Çünkü su bile bağlanamamıştı. Size geçen hafta Fransızların kahvaltılık çöreği kruvasanı tanıtmıştım. Yüzyılı aşkın bir süre Türk korkusuyla yaşamış Avrupalılar, 1683'teki başarısız Viyana Kuşatması'nın ardından Osmanlı ordusunun geri çekilmesiyle rahatlamış, bilinçaltlarında çok yücelttikleri Türklerin geleneklerini, özelliklerini taklit etmeye başlamışlardı. Mozart'ın Türk Marşı gibi mehter müziğinden esinlenilerek bestelenen çok sayıda eser, kruvasan, ayçöreği gibi yiyecekler ve en önemlisi kahve Avrupa'da yayıldı.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.