İLİŞKİLİ HABERLER
Beşiktaş parayla yönetilmez
Babam avukatlığı bırak dedi
Seyirci başkana küfür edemez, başkan da seyirci dövdüremez
On tane korumayla gezmiyorum
Mustafa Denizli'yle yola devam

Beşiktaş parayla yönetilmez

Murat Aksu, daha önce yardımcılığını yaptığı Demirören'i topa tuttu. Neden başkan adayı olduğunu anlattı

Murat Aksu ismi, bir dönemin İçişleri Bakanı ve şimdi AKP Genel Başkan Yardımcısı olan babası Abdülkadir Aksu'nun gölgesinde kaldı hep. Avukatlık yapan Aksu hakkında her tür iddia ortaya atıldı ama o şimdi bambaşka bir konuyla gündemde. İki dönemdir Beşiktaş Kulübü'ne başkanlık yapan Yıldırım Demirören'e karşı Ocak ayındaki kongrede aday. Beşiktaş Başkanlığına aday olan Aksu ile, Beşiktaş'ı ve hakkındaki dedikoduları konuştuk. Üstelik bu röportaj, hem derbiyi almış hem de Manchestar'ı yenmiş bir Beşiktaş tablosunun üzerine oldu ama Murat Aksu, Beşiktaş'ı sportif olarak değil zihniyet olarak eleştirdiğini söyledi.

- Bir iddiayla yola çıktınız ama biraz erken yola çıktığınız söylendi. Çok mu erken aday oldunuz?
- Aksine geç kaldığımı düşünüyorum. Rahmi Koç ve Süleyman Seba'nın ricasıyla, Hikmet Çetin'in aday olup olmayacağını 15 gün kadar bekledim. Yoksa ben Ekim ayının başında adaylığımı açıklayacaktım. Beşiktaş kötü idare edildiği için aday oldum. Alternatif olmaması da insanların şikâyet ettiği bir noktaydı. Birçok insan ben aday olmasaydım aidatlarını ödemeyeceklerdi, 'Nasılsa başka aday yok,' diye kongreye gitmeyecekti insanlar. Birçok insan aday olduğumu duyunca aidatlarını yatırdı. Beşiktaş'ın gidişatından memnun olmayan kararsız bir kitleyi, kongre salonuna getirip, onların gerçek oyuyla Beşiktaş Başkanı'nın seçilmesi benim amacım.

- Niye, şu anki kitleyle gerçek bir seçim olamıyor mu?
- Geçen seçimde, tek başkan adayı vardı ve katılım yüzde 15'ti. Yani yüzde 15 üyeyle Beşiktaş başkanını seçti. Bizim 13 bin kongre üyemiz var. İki bin küsur civarında oy aldı Demirören ve başkan oldu. Geride kalan binlerce insanı sandığa getirmenin yolu adaylığı açıklamaktı. Şu anda üyelerin yüzde 95'i aidatlarını yatırdı.

- Neden bu kadar insan koşa koşa aidatlarını yatırdı?
- Kötü yönetim, kulübün borçlandırılması, kötü transfer, kurumsal olmayan bir yönetim tarzı, mali yapıda şeffaf olmayan bir yönetim, transfer hataları insanların kulübe inancını sarsmıştı.

- Siz de bir aralar bu özelliklerini saydığınız yönetimin içindeydiniz ama...
- Ben başkanın 'devam et' ısrarına rağmen ikinci başkanlık koltuğumu bıraktım. Ben engel olabildiğim kadar birçok şeye kendi yöneticilik yaptığım dönemde engel olmaya çalıştım. Bunun içinde engel olamadıklarım da oldu. 50 kez istifa etmeyi düşündüm ama istifa çözüm değildi. Kalıp son güne kadar yaptırabildiğim doğruları yaptırmaya uğraştım. Ben istifa etmedim, ikinci Demirören döneminde seçime girmedim. Yanlışlara daha fazla ortak olmak istemiyordum.

- Neden o dönemde bir alternatif aday çıkmadı ve Demirören rakipsiz ikinci kez başkan oldu?
- O zaman durum bu kadar kangren olmamıştı. Son üç yılda gelinen anlayışla, sıkıntı daha da büyüdü. Sorunlar fazlalaştı. Camiadan aday çıkmıyordu. 'Sen aday ol, biz senin yanında oluruz,' dediler.

- Koltuk kaygınız yoktu yani aday olurken..
- Üç büyük kulüpten birinin ikinci başkanıydım, bu çok önemli bir görev. Ben bu koltuğu kendi isteğimle bıraktım. Ben Hikmet Çetin'e bir buçuk ay boyunca, 'Abi gel, sen başımıza geç, başkan ol,' diye ısrar ettim. Ama kabul etmedi. Üç sene daha bu yönetim anlayışıyla giderse Beşiktaş'ın ortada kalıp kalmayacağına dair ciddi şüphelerim var.

- Nasıl yani, biraz açar mısınız?
- Borcu milyar dolarlara çıkan, kurumsal olarak hiçbir şeyi ortada kalmamış bir kulüp. İki kupa almış bir başkana karşı aday oluyorum. Mesele sadece sportif başarı değil. Sportif başarıyı adaylık kısmına karıştırmıyorum. Adaylık sürecimde de futbol takımıyla ilgili konuşmadım, bundan sonra da konuşmayı düşünmüyorum.

- Beşiktaş'ın sorunu maddi değil zihniyet sorunu diyorsunuz, zihniyetteki sorun ne?
- Mesele cebinizden para vererek kulübü yönetip, kulüpte başarı sağlamak olmamalı. Şimdi bana 'parayı nereden bulacaksın,' diyorlar. Ben parayla gelmiyorum, akılla geliyorum.

- Para önemli değil mi yani?
- Para önemli de, parayı nasıl idare edeceğiniz daha önemli. Siz cebinizden kulübe on lira koyup, kötü yönetimle 20 liralık zarar yaparsanız, o zaman koyduğunuz paranın da bir anlamı kalmaz. Kulübü başkanın ve yöneticilerin cebine muhtaç edecek hale getirmemek gerekiyor. Şu anda sun-i teneffüste olan bir hasta var, biz bu hastayı diriltmeye uğraşacağız.

- 'Bir kulüp sadece cepte ki parayla yönetilemez,' mi diyorsunuz yani?
- Aynen, yönetilseydi şu anda yönetiliyor olurdu.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Röportaj Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol