Mustafa Kemal... Ona haksızlık ediyorsunuz
"Atatürk'ün projesi, seküler ve birleşik bir cumhuriyeti şiddet kullanarak kabul ettirmek üzerine kuruluydu. Onun kullandığı siyasi şiddetin gerekli olduğunu düşünüyorum. Meksika'da da ülkenin kötü gelenekleriyle bir kopma yaşanması için seküler bir diktatörlük kurulmuştu. Burada önemli olan, işi abartmamak. Devrimle yapıyı kurduktan sonra diktatörlüğü bırakıp ikinci aşamaya geçmek gerekiyor. Meksika'da devrimci bir askeri yönetim yaşandı ama sonra askerler işi sivillere devretti. Atatürk gibi liderlerin faşizme kayma tehlikesi hep var ama Atatürk bunu yapmadı, bu onun iyi özelliklerinden biri. Savaştan sonra Yunanlılarla dost olmayı istedi; Kürtlere de 'Türk milletine aitsiniz, bunu kabul edin, size istediğiniz kadar bağımsızlık vereceğim,' dedi. Belki delice bir fikirdi ama bence gayet zekice bir çözüm. Bence Atatürk'e bugünlerde çok yükleniyorsunuz; modern bir yapı kurduğunu, birinin bu işi yapmak zorunda olduğunu kabul edin. İngilizler 20. yüzyıl başında bu topraklarda kirli oyunlar oynuyordu; başarıya ulaşsalar burada hayat tam bir felaket olurdu.
Saddam Hüseyin... Kuveyt'i işgal etmekte haklıydı
Hepimiz Saddam Hüseyin'i eleştirdik ama ben Irak'ın Kuveyt'i işgal etmekte haklı olduğunu düşünenlerdenim. Tarihsel ve mantıksal olarak Kuveyt'in bağımsız olmayı hak etmediğini düşünüyorum. Ne kadar eleştirsek de, bugünkü liderlerden çok daha iyiydi; seküler bir siyaseti vardı, orta sınıfların yaratılıp zenginleşmesini sağladı."
Slobodan Miloşeviç... Komünizmi kurtarmak istedi
"Etnik bir çatışma gibi sunuldu ama Bosna'da yaşananlar siyasi bir çatışmaydı. Miloşeviç, komünizm çökerken ülkeyi komünist biçimde yaşatmaya nasıl devam edebilirim diyordu, meselesi buydu. O da milliyetçilerle işbirliği yaptı. 1991'de Belgrad'da Miloşeviç karşıtı gösteriler başladı. Bu politik yükselişi bastırmak için savaşa ihtiyacı vardı; Bosna'da yaşananların özünde bu var aslında. Tıpkı Türkiye gibi biz de gayet 'normal' bir ülkeydik. Saraybosna, Musevilere karşı en hoşgörülü Avrupa şehriydi."
Emir Kusturica... O bir şaklaban
"Bence Emir Kusturica, Batı'ya Balkanlarda görmek istediği şeyi gösterdi. İnsanların seviştiği, sürekli kafa çekip sızdığı delirmiş bir coğrafya. Bu Batı'nın Balkan miti işte. Kusturica, sert, harbi bir Balkan erkeği rolü oynuyor. Batı dünyasının şaklabanı o. Batı dünyasının Yugoslavya'da olanları yanlış anlamasına katkıda bulundu."
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.