- İtalya maceranız nasıl başladı?
- Benim İtalya'yla ilişkilerim çok eskiye dayanıyor aslında...
- Nasıl, nereden?
- Bu binadan! Bu binanın en üst katında yedi yıl yaşayan, o dönemin İtalyan Kültür Merkezi Müdürü Renzo Millani'nin ailesiyle başladı her şey. Onlar yedi kardeşti, ben tek çocuk sülalesinden gelen biri olarak onları çok büyüleyici buluyordum, aralarına sızdım. O sayede İtalyanca'yı da öğrendim.
- Ya Ferzan Özpetek... Onunla birbirinizi nasıl keşfettiniz?
- Strazbourg'daki Türk film haftasında tanıştık. 24 saat zaman geçirdik, sonra da Ferzan benimle çalışmak istediğini söyledi.
- Kaç projede çalıştınız birlikte?
- Harem Suare, Cahil Periler, Karşı Pencere, Saturno Contro; beş film.
- Birlikte yeni proje var mı?
- Şu anda yok çünkü ben daha çok Fransa'ya kayma isteğindeyim...
- Neden?
- Çünkü İtalya'da 'Ferzan'ın oyuncusu' olarak tanınıyor olmak benim için bir kısıtlamaya dönüştü.
- Çeteleşme mi var?
- Her yerde var o çeteleşme; bir tek orada değil ki! Burada da kimi insanlar 'bilmem kimin oyuncusu' olarak görüldüğünde, iş alanları hemen daralıyor.
- Peki böyle algılanmaktan rahatsız oluyor musunuz?
- Hayır, katiyen! Sadece bunu gözlüyorum, bu yüzden de oyunculuk anlamında daha bakir olan Fransa'da olmayı tercih ettim, orada bir ev tuttum. Bu arada İtalya'da hiç evim olmadı, bunu lütfen büyük puntolarla başlık yapın!
- Çifte vatandaşlığınız da mı asparagas peki?
- Katiyen yok öyle bir şey! Üçer yıllık çalışma ve oturma izinleriyle gittim hep İtalya'ya. Şu sırada da Fransa için oturma izni almaktayım.
- Bu durumda biz sizi artık Fransız filmlerinde mi izleyeceğiz?
- Şu sırada 'Türk sezonu' denilen, başarısız girişimin parçası olan bir piyeste oynuyorum. Netice itibariyle ocakta birkaç gün Paris'te oynayacağız. Oyunun yazarı Sedef Ecer, Fransızca yazdı oyunu, adı Eşikte. Güzel bir oyun; iki ülke arası, iki durum arası, iki cinsiyet arası eşikte olma durumunu ele alıyor. Ben ameliyat olmaya hazırlanan bir erkek travesti rolündeyim!
- Böyle bir rolü oynamak zor mu sizin için?
- Yoo, gayet eğlenceli. Yani kadri bilinmemiş bir prodüksiyon olacak diye bir korkum var sadece...
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.