Moda haftası başladı
- yeni haber
- AA
- Giriş Saati : 03.02.2010 15:36
Güncelleme : 03.02.2010 15:49
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''İstanbul'un ve Türkiye'nin tekstil, konfeksiyon sektöründe, hazır giyim sektöründe bir moda başkenti olması bana göre son derece iddialı ama ulaşılabilir bir hedeftir'' dedi.
İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) tarafından bu yıl 2'ncisi organize edilen İstanbul Fashion Week'in (IFW) Santralİstanbul'daki resmi açılışı öncesi basın toplantısında konuşan Çağlayan, hava şartlarından dolayı uçağının geç kalktığını, bu nedenle toplantıya geciktiğini belirterek, toplantıya katılanlardan özür diledi.
İstanbul'un tasarım merkezi haline gelmesinde emin adımlarla ilerlediğini, üç dinin buluştuğu güzel bir şehir olduğunu ifade eden Çağlayan, ''İlk defa gelenler İstanbul'un tadını çıkarın. Bu kent, eğer iyi keşfederseniz kendisini size aşık eder'' dedi.
Moda haftasının İstanbul'a yeni bir değer katacağını, İstanbul'u moda merkezi haline getirme yolunda çok önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Çağlayan, İstanbul Moda Haftası ile eş zamanlı bir alım heyeti de düzenlediklerini, bu organizasyona 29 ülkeden 213 firma, kurum ve kuruluş temsilcisinin katılım sağladığını kaydetti.
MODA HAFTASINDAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...
Bakan Çağlayan, ''İstanbul'u artık bir yerde modanın ve tasarımın merkezi haline getirmek ve dünyada moda ve tasarım kelimeleri yan yana geldiğinde mutlaka içinde İstanbul'un geçeceği bir yapıya dönüştürmek noktasında çok önemli çalışmalar yapıyoruz'' dedi.
Artık her türlü tasarımın Türkiye'de yapılması konusunda sektörle hemfikir olduklarını söyleyen Çağlayan, İstanbul Moda Haftası ve İstanbul moda merkezi olması noktasında bugüne kadar verdiği desteğe bundan sonra da devam edeceğini kaydetti.
Bakan Çağlayan, ''Bizim asıl amacımız, 2023 yılında ihracatımızı 500 milyar dolara çıkartmak, uluslararası alanda üne sahip en az 10 marka yaratmak ve dünyanın 10 büyük ekonomisi içinde olmak. Bütün stratejimiz kamu-özel sektör diyaloğu içinde bu çerçevede... Şu anda içinde bulunduğunuz ülke 2050 yılında dünyanın 5 en büyük küresel yıldızından biri olarak gösterilen ülkedir'' dedi.
''TEKSTİL VE KONFEKSİYONUN İHRACAT İÇİNDEKİ PAYI YÜKSELDİ''
Türkiye'nin 2009'da ihracatının gerilediğini, yüzde 22,5 civarında bir gerileme olduğunu, ancak dünya tekstil ihracatında Türkiye'nin 7'inci, konfeksiyon ihracatında ise 3'üncü sırada yer aldığını ifade eden Çağlayan, ''Genel ihracatımız içindeki konfeksiyon ve tekstil sektörümüzün payı ihracatta küçülme yaşanmasına rağmen artmıştır. Hazır giyim konfeksiyonda bir puanlık artış ve tekstil ihracatında binde 4'lük bir artışla 2009 yılında sektör 19,3 milyar dolarlık... 2009 yılında dünyada 16 trilyon dolardaki mal ihracatının 12 trilyon dolara düştüğü bir ortamda Türkiye'de tekstil ve konfeksiyon ihracatı artış kaydetmiştir'' dedi.
Çağlayan, yine 1 Ocak-31 Ocak 2010 itibariyle tekstil ve konfeksiyon ihracatının genel ihracat içindeki 3 yılda en yüksek payına ulaştığını, bunun da sektörün çok önemli bir noktada olduğunu, düzenlenen İstanbul Moda Haftası etkinlikleri desteğiyle 2011 sonrasında Türkiye'nin bu konuda çok önemli bir konuma geleceğini ifade etti.
''MODA BAŞKENTİ OLMASI ULAŞILABİLİR BİR HEDEFTİR''
Konuşmasının ardından soruları da yanıtlayan Bakan Çağlayan, İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak seçildiğini anımsatarak, ''Türkiye, çeşitli kültürlerin, medeniyetlerin, etkinliklerin ve üç büyük dinin buluştuğu çok önemli bir merkez. Göreceğiniz defileler, etkinlikler zaten Türkiye'nin bu konudaki özgünlüğünü yansıtacak kalitede olacaktır'' dedi.
Zafer Çağlayan, ''İstanbul'u moda başkenti yapma hayali yeni bir hayal değil, fakat oldukça büyük bir iddia. İstanbul'u gerçekten Paris, Milano gibi birinci moda başkentleriyle rekabet edecek şekilde hayal ediyor musunuz?'' şeklindeki soruya karşılık da şunları kaydetti:
''Her şey önce hayal etmekle başlar. 2002 yılında AK Parti Hükümeti kurulduğu zaman o tarihte birileri Türkiye ihracatı 2008'de 132 milyar dolara çıkacak, Türkiye dünyanın en büyük 15. ekonomisi olacak diye iddiaya girse, bunların olmayacağına dair iddiaya girerdim ve kesinlikle de kaybederdim. Türkiye son 7 yılda Cumhuriyet tarihinin çok önemli sıçramasını yaptı ve Türk özel sektörünün kendine olan güveni fazlasıyla arttı. Böyle bir ortamda İstanbul'un ve Türkiye'nin tekstil, konfeksiyon sektöründe, hazır giyim sektöründe bir moda başkenti olması bana göre son derece iddialı ama ulaşılabilir bir hedeftir. Siyasi, ekonomik istikrarımıza, özel sektörümüzün uluslararası alanda elde ettiği başarılara güveniyoruz.
Korkaklar başarıya ulaşma konusunda endişesi olanlar genelde şunu derler; 'mümkün ama zor' derler, biz 'zor ama mümkün' diyoruz.''
Türk dizilerinin dünyada 35'ten fazla ülkede şu anda gösterimde olduğunu belirten Çağlayan, bunu da ticaretin ve sektörün tanıtımı anlamında çok önemli faktör olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Çağlayan, ''ABD Başkanı Obama ilk başkan olduğu zaman seçim döneminde 'evet yapabiliriz' sloganı ile çıktı. Biz de diyoruz ki, yapabiliriz, bu konuda hiçbir endişeniz olmasın'' diye konuştu.
Bir gazetecinin ''Türk markalarına bir çağrıda bulunmuştunuz. Buralara katılmasının gerektiğini söylemiştiniz. Ama gördüğümüz kadarıyla çok büyük markalardan katılmayan da çok. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? İstanbul'un moda merkezi olması konusunda Türk markalardan yeterince destek aldığınızı düşünüyor musunuz? sorusunu da Çağlayan, şöyle yanıtladı:
''O toplantıda bir çağrıda bulunmuştuk. İsimlerini verdiğim firmalar beni aradılar. Dediler ki 'sayın Bakanım mutlaka buna katılacağız'. Ancak o çağrıyı yaptığım ana kadar o firmalarımızın büyük bir çoğunluğu yine katılmayacakları varsayımı ile hazırlıklarını yapmamışlardı. Tabii kısa bir süre, çok kısa bir süre içinde gerçekleşti ve beni arayarak o bahsetmiş olduğum markaların büyük bir çoğunluğu, hatta dün de bir arkadaşımla tekrar görüşmem oldu, zaman konusundan dolayı hazırlık yapamadıklarını ifade ettiler, ama seneye tekrar burada olursak, hayatta olursak, zannediyorum ki onların da bu etkinlik içinde olduğunu hep beraber göreceğiz.
Sektör bu konuda geçmiş düşünceler içinde değil, tabii bizde çok önemli bir laf vardır, 'birleşmede rahmet ayrılıkta zahmet vardır' derler. Onun için ben sektörün mutlaka iç içe olacağını ifade etmek istiyorum. Önümüzdeki sene bunu daha bir geniş, daha bir etkinlik şeklinde yapacağımız konusunda endişem yok. En azından katılmayanların yakasını ben bir kere bırakmayacağım. Mutlaka bu etkinliğe sektörün önde gelen kuruluşlarının, küçük, orta boy işletmelerimizin tamamının katılacağı ve bir ortak proje haline geleceği bir çalışma olacak. Ama bu sene geçen seneden çok daha ciddi mesafe katettiğimiz bunun göstergesi.''
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi de sorular üzerine, ağustos ayındaki etkinlikte 22 bin 500 katılımcı olduğunu, bu etkinliğe 40 bine yakın katılım beklediklerini, mevsim şartlarından dolayı ufak aksamalar olabileceğini belirtti.