- İLİŞKİLİ HABERLER
- Kredi notumuz artacak
- Dev banka sorunu sonraki mesele
- Kârlar zaman içinde düşecek
- Bu fırsat bir daha gelmez, gevşemeyelim
- Yurtdışında maceraya girmeyiz
- Eksen kayması yok
Kredi notumuz artacak
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Mali Kural'la Türkiye'nin kredi notunun artacağını söylüyor. "Eğer fırsatı kaçırmazsak, AB bize değil, biz onlara çıpa oluruz" diyor. Tek şartı var "Gevşemeyelim"
EDİTÖRDEN
Trend setter
Ekonomi ölçek işi... Milyon dolarlık şirketle milyar dolarlık şirketi başarıya taşımak aynı değil. Akbank geçtiğimiz 10 yılda Türkiye'nin en değerli ve karlı bankası olma ünvanını, istisnai dönemler hariç, düzenli biçimde sürdürdü. Kuşkusuz bu finans imparatorluğunu uzun süre aynı tempoda başarıya sürükleyebilmek için vizyon ve trend belirleyici bir liderlik gerekli. Akbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer için 'Trend setter' ifadesini kullanmam sanıyorum ne iş dünyasından ne de bankacılıktaki rakiplerinden itiraz alacak bir tespit değil. Sabancı Dinçer'in, geçen yıl 29 Haziran'da, Türkiye tam bunalımın ortasındayken, tüm iş dünyasına öncülük ederek söylediği "Krizden V şeklinde çıkacağız" sözleri hala hafızalarda. Suzan Hanım'ın şimdi hem ekonomi hem de Türkiye'nin yeni stratejik vizyonuyla ilgili çarpıcı vurgulamaları var. Naçizane önerim; Sabancı Dinçer'in sözlerinin iyi okunması gerektiği yönünde....Oğuz KARAMUK
Avrupa'dan her gün kötü haberler geliyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz gidişatı?
İlk başta finansal kriz olarak başladı bu. Fakat şu anda bir borçlanma krizine dönüşmüş durumda. Devletlerin aşırı borcu var. Avrupa'daki 27 devletin 25'ine mali olarak bakıldığı zaman, ülke bütçelerinde önemli sorunlar olduğunu görüyoruz. Bunun ana sebebi devletlerin bankalara vermiş olduğu destekler. Avrupa Birliği'ne (AB) baktığımız zaman da görüyoruz ki, mali disiplinde tam entegrasyon olmadan para birliği entegrasyonuna geçildiği için zorluklar yaşanıyor. Oysa mali entegrasyon önce olur, mali disiplinler önce sağlanır bunun ardından parasal entegrasyon olur. Her ülkenin farklı görüşleri var. Dolayısıyla 'Bu konuda nasıl bir birliktelik sağlanacak?' sorusunun cevabını vermek şimdilik zor. AB için önümüzdeki bir iki senenin zor geçeceğini düşünüyorum. Ama önemli kararların da bir an önce alınması gerekiyor.
Kıyamet senaryolarına katılıyor musunuz? Euro çökecek tezine mesela...
Buna katılmak istemiyorum. Bu tüm dünya konjonktürünü olumsuz etkiler. Ben öyle ya da böyle bir şekilde işbirliğinin sağlanacağını ve bıçak kemiğe dayanınca dünya ekonomisinin geleceği için de bir uzlaşının sağlanacağını düşünüyorum. Bu güveni temin etmeleri şart. Aşırı karamsar değilim.
Avrupa'dan bahsettik... Dönelim bize... Siz Türkiye'nin durumu için ne düşünüyorsunuz?
Türkiye bu krizde kendini ayrıştırdı. 2001 krizini yaşamamız ve sonrasındaki reformlar Türkiye'yi çok iyi bir konuma getirdi. Global krize çok kuvvetli girdik. En temel güçlerimizden birisi de bankacılık sektörümüzdü. Bankacılık sektörü bu krizde Türk Hazinesi için yük değil, bilakis bir artı değer oldu.
Son 3-4 aydır IMF'siz gidiyoruz. Onun yerine Orta Vadeli Plan ve Meclis'teki Mali Kural var. Bunlar bize sınıf atlatır mı? Örneğin not artırımı bekliyor musunuz?
Türkiye şu ana kadar iki çıpayı son derece iyi kullandı. Biri AB diğeri de IMF. Sonrasında Türkiye, "Ben kendi yolumu kendim çizebilirim ve yelken açabilirim" dedi. Şimdi Mali Kural son derece gerçekçi. Gerçekçi olduğu için de uygulanabilir. Bunun yasalaşması ülkemize son derece pozitif etki yapacaktır. Mali Kural yasalaştıktan sonra da kredi notumuzun artmasını bekliyorum. Reyting şirketlerine baktığımız zaman ilginç bir durumla daha karşılaşıyoruz. Türkiye'nin risk primi, CDS oranları (Tahvil sigorta faizi) kredi notuna göre son derece düşük. Dolayısıyla reytingler tam gerçeği yansıtmıyor. Hele Avrupa'daki duruma baktığımızda çarpıklık daha da net görülüyor. İşte bundan dolayı Türkiye'nin kredi notunun yakın zamanda yükseltileceğini düşünüyorum. Bunun artması da uzun vadeli ucuz kaynak getirecektir. Türkiye eğer bunları başarabilirse AB için bir çıpa olabilir. Çünkü Avrupa'nın da ayakları üzerinde duran, güçlü bir ortağa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Türkiye bu haliyle daha değerli bir ortak olacaktır. Bunun küresel anlamda da ciddi bir etkisi görülecektir...
CİTİ'DEN İLAN-I AŞK...
CitiCorp'un Başkan Yardımcısı adeta Akbank'a ilan-ı aşk etti. İlişkiler iyi anlaşılan...
Citi Group ile işbirliğimiz gerçekten çok iyi gidiyor. Sanırım krizde Türkiye'nin çok iyi bir sınav vermesi CitiGroup'un kafasında ülkemizi bir basamak daha yukarıya çıkardı. Akbank'ın etik yaklaşımını, çalışma modellerini, kurumsal yapısını tanıdıkça onlar da nasıl bir kurumla ortak olduklarını daha iyi anladılar. İlişkilerimiz aradan geçen 3.5 yılda daha iyiye gitti. Bu herkesi daha da heveslendirdi. "Daha fazla ne yapabiliriz? " sorusu sorulmaya başlandı.