- İLİŞKİLİ HABERLER
- Serdengeçti huyundan vazgeçmedi
- Başkan Durmuş Yılmaz, jübileye Serdengeçti taktiğiyle hazırlanıyor
Serdengeçti huyundan vazgeçmedi
Süreyya Serdengeçti Merkez Bankası'nı bırakmadan önce enflasyonu düşürmek için ihracata, istihdama aldırmadan döviz kurunu bastırdı. İthalat cenneti olduk, cari açık patladı, 2006'da hiç yoktan kriz yaşadık. Aynı taktiği şimdiki Başkan Yılmaz da uyguluyor
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'la selefi Süreyya Serdengeçti'nin ilişkisi hakkında çok söylenti var. Tabii ki dedikoduya girecek değiliz... Ancak meslek hayatları birlikte geçmiş bu iki bürokratın zihinsel benzerliği neredeyse her fırsatta karşımıza çıkıyor. Özellikle para politikası konusunda... İki başkan da finans kesiminin, özellikle bankaların hoşuna gidecek, onlara para kazandıracak politikalara meyilli. Belki de o yüzden finans kesimi ve uzantısı medyanın 'en başarılı bürokrat ödül'lerini defalarca aldılar. İki başkan da ihracatçıyı, sanayiciyi üzdü, onların taleplerini dinlemedi. İki başkan da Merkez Bankası'nın bağımsızlığına ve ana görevinin enflasyonu düşürmek olduğuna, büyümenin, istihdamın kendi işleri olmadığına biat etti. İstihdama, büyümeye bakmadı. Ve belki de hepsinden önemlisi... İki başkan da düşük döviz kurunu, düşük kurunun getirdiği enflasyon inişini ve bu sistemin kendi kariyerleri açısından yarattığı nimetleri sevdi, seviyor.
O DA DÖVİZLE OYNADI BU DA
Rakamlara bakalım, Serdengeçti'den başlayalım: Süreyya Bey, Merkez Bankası Başkanlığı görevini Nisan 2006'da bıraktı. Özellikle başkanlığının son 15 ayında, yani 2005 başından itibaren tüm eleştirilere kulak tıkayıp dünyanın en yüksek reel faizini verdi. Ülkeye yurtdışından doğrudan yatırım, portföy yatırımı, kaynağı belirsiz para vs. derken 31.3 milyar dolar geldi. Serdengeçti'nin başında olduğu Merkez Bankası bu paranın 24.1 milyar dolarını aldı. Kalan 7.2 milyar dolar, 1 dolar ve 1 eurodan oluşan döviz sepetinin değerini Ocak 2005-Mart 2006 arasında yüzde 10.2 düşürdü. TL'nin değeri reel bazda yüzde 21 arttı. Değerli TL, ithalatihracat dengesini bozdu. Üretim yapmak yerine ithalat kolaylaştı ve söz konusu zaman aralığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 69'dan yüzde 55'e indi. Ancak düşük kur, enflasyondaki inişi hızlandırdığı için Süreyya Serdengeçti görevini bıraktığında 30 yıl aradan sonra enflasyonu tek haneye indiren (Nisan 2006 yıllık enflasyon yüzde 8.83) Merkez Bankası Başkanı olarak jubile yaptı. Şimdi 30 bin TL'lik emekli aylığına ek olarak TOBB Üniversitesi'nde gençlere başarılarını anlatıyor! Sonra Nisan 2006'da Durmuş Yılmaz, biraz da zorlama şekilde, Merkez Bankası Başkanı olarak atandı. Göreve gelir gelmez, biraz 'eften püften' bir krizle karşılaştı. Serdengeçti'nin bastırdığı kur fırladı. Çiçeği burnunda başkan anında faizi yükseltti. Türkiye yine dünyanın en yüksek faizini vermeye uzun süre devam etti. İçeriye döviz yağdı, dolar kuru 1.20'nin altına inip 2001 devalüasyonundan sonraki en düşük seviyeye geriledi. Cari açık rekor kırdı. Sonrası dünya krizi geldi, aynı döngü devam etti. Kur fırladı, enflasyon arttı. Merkez Bankası bu dönemde dünyada faizler sıfırlandığı için faiz artırımı yapmama lüksüne kavuştu vs. 2009 krizi bir şekilde atlatıldı...