Herkesin kafasına takılanlar

  • 08.09.2010
Sevgili okurlar bu, haftanın son yazısı. Bayramdan sonra kaldığımız yerden devam. Hepinizin bayramını şimdiden kutluyorum.

İŞSİZLİK FONU'NDAN YARARLANMAK İÇİN DEVLETE YALAN SÖYLEMEK ETİK Mİ?

Dün başka bir okurumuzun sorusu vesilesiyle hatırladığımız Konyalı okur İ.S.'ten mesaj ve yeni bir soru var. Daha önce patrondan habersiz iş aramanın etik olup olmadığını soran İ.S., aradan geçen zamanda işten ayrılmaya karar verdiğini söyleyerek yeni bir soru yöneltiyor:

Barış Bey merhaba. Geçen hafta işimden istifa ettim. Şirketim birkaç ay daha çalışmamı istedi. İşten ayrılırken patronumuzdan, beni işten atılmış gibi göstermesini rica edeceğim. Böyle yaparsa yeni bir iş bulana kadar İşsizlik Fonu'ndan istifade edebileceğim. Bu fon işsizlere 9 ay süreyle ayda 550 TL civarında ödeme yapıyor. Ödeme, iş bulduğunuzda kesiliyor. Etik açıdan kafama takılan nokta şu: Fon'un amacı, işinden atılan insanlara yardım etmek. Oysa ben mecbur kaldığım için de olsa, isteyerek istifa etme yoluna gittim. Aynı işyerinde çalışmayı sürdürmem sağlığım açısından birçok probleme sebep olacaktı. Sizce bu koşullarda İşsizlik Fonu'ndan yararlanmam etik mi? (İ.S. Konya)

Filozof Kant'ın etikle ilgili basit bir formülü var: "Yapmak istediğin şeyi başkalarının da yapmasını istersen yap." Sorunuza Kant'ın ilkesi ışığında bakalım: Bütün şirketlerin ufak tefek yalanlarla devleti kandırdığı bir toplumda sahtekarlık alıp başını gitmez miydi? Ve sahtekarlığın yayıldığı bir toplum da yaşanmaz bir yere dönmez miydi?

Lütfen beni anlayışsızlıkla suçlamayın. İşyerinde mutsuz olduğunuzu, iş görüşmesi için başka kentlere kadar gittiğinizi, geçen mesajınızdan elbette hatırlıyorum. Hem patronunuz, ondan habersiz iş aradığınızı duysa belki çoktan sizi işten çıkarmanın yollarını arayacaktı. Ve ortada etik bir sorun kalmayacaktı.

Ama böyle olmadı. Kaderi tersine çeviremeyiz. İşsizlik Fonu'nu kandırmak etik değil.

ÖNCEKİ GÜNKÜ SORUNUN YANITI:

DOLAR YÜKSELİRSE, DOLAR BORCU ETİK AÇIDAN NASIL ÖDENMELİ?

Geçen gün sorduğum "dolar borcu" sorusuna New York Times gazetesinin etikçisi Randy Cohen'in verdiği yanıtı açıklama zamanı geldi. Önce Cohen'e bir okurunun sorduğu soruyu hatırlayalım:

Ben ABD'de yaşıyorum, kızkardeşim ise Kanada'da. Geçen yıl 5 bin dolara ihtiyacım oldu, kızkadeşim bu parayı bana borç verme nezaketi gösterdi. Borç aldığım tarihte iki ülkenin paraları hemen hemen eşitti, kızkadeşim bana 5 bin ABD doları göndermek için 5 bin 20 Kanada doları harcadı. Aldığım borç sayesinde kendimi toparladım ama Kanada doları kötüye gitti: ABD doları karşısında değer kaybetti. Şimdi kızkadeşime 5 bin 20 Kanada doları almak için, 4 bin 267 ABD doları vermem yeterli olacak. Kurlar değişmezse, aldığım borçtan 733 ABD doları "kazanmış" olacağım. Acaba bu spekülasyonda para kazanması gereken kişi ben değil o mu? Bu arada kızkadeşim muhasebeci, kur farkını görmemesi imkansız. Ne yapmalıyım?

Ve işte yanıt:

Cohen'e göre 5 bin dolar borcu bir bankadan alsaydık, ödeme koşulları yazılı olarak önümüzde olacaktı. Ama kız kardeşimiz 5 bin doları bize ticari borç olarak değil, kardeşi bu paraya ihtiyaç duyduğu için verdi. Ortada aile bağı olduğu için faiz isteyip üç beş kuruş kazanmayı aklına bile getirmedi.

Bizden üç beş kuruş kazanmayı aklından geçirmeyen bir kişiye biz de ticari değil aile üyesi olarak yaklaşmalı ve onun sırtından üç beş kuruş kazanmayı aklımıza bile getirmemeliyiz.

Bu nedenle Cohen'e göre önümüzde etiğe uygun iki yol var. 1) Dövizdeki oynama nedeniyle oluşan 733 dolarlık farkı kız kardeşimize vermek. 2) 733 doları "kardeş payı" etmek.

Ama ikinci yol, ancak kız kardeşimizin onaylaması durumunda geçerli olabilir. 733 doları kardeş payı etmeyi kabul ederse ne ala. Yok, "Ben sana ne verdiysem aynısını isterim" derse, dediğini yapmalı, kız kardeşimizin 733 dolar "kazanmasına" izin vermeliyiz...


Evet Cohen'in yanıtı böyle.. Gelelim sizin yanıtlarınıza..

"İNSAN İNSANA HER ZAMAN LAZIM"


Bence bu durumda para kazanması gereken kişi kesinlikle borç alan kişi değil, borç veren kişidir. Ayrıca kardeşler arasında bu tür küçük hesaplar yapılmamalı.

Borcu alan ben olsaydım şunu yapardım.. Sonuçta sıkıştığım bir zamanda borç isteyen benim. Kardeşim, belki de başka planları varken, zor durumda kalmayayım diye bana borç verdi. Parasının değer kaybetmemesi için zamanında aldığım tutar ne ise aynı şekilde öderim. Gerekirse ben zarar ederim, ama ona böyle birşey yansıtmam. Bence etik olan bu.

Borç veren kardeş değil, arkadaş da olabilir. İnsan insana her zaman lazım diye düşünüyorum. (E.A.)

"BORCU HANGİ PARA CİNSİNDEN ALDIYSANIZ, ÖDEMEYİ DE ONUNLA YAPMALISINIZ"

Sormuş olduğunuz soruda ufak bir yanıltmaca var: Borcu tam olarak hangi para cinsinden aldığınızı belirtmiyorsunuz. Eğer borcu 5020 kanada doları olarak aldıysanız, borcunuz 5020 Kanada doları olduğundan bundaki değer kaybı sizin suçunuz değil. (4267 dolarla borcunuzu ödersiniz. Kur farkından siz karlı çıktınız.)

Yok eğer 5020 Kanada dolarını, 5000 ABD dolarına çevrilmiş olarak aldıysanız elbette 5000 ABD doları olarak geri ödemeniz gerekiyor. Bu da 5882 Kanada doları yapar. (Burada da size borç veren karlı çıkar.)

Borcun hangi para biriminden verildiği konusunda belirsizlik varsa, o zaman karşı tarafı mağdur edecek şekilde geri ödeme yapmanız doğru olmaz. (B.A.)

"ALDIĞIMIZ ARABAYA ZAM GELİNCE ARADAKİ FARKI ÖDEMEDİĞİMİZE GÖRE…"

Ben tabii ki borcumu yeni kurla öderim. Çünkü onun bana ödediği para buydu.

Şimdi bir araba alsak, bir süre sonra aldığımızın arabanın fiyatı artsa, satın aldığımız yere gidip, "Arabanın fiyatı artmış. Diğer müşterilere haksızlık olmasın, ben aradaki farkı ödeyeceğim" mi deriz?

Tükler için etik kavramı hiç önemli değil. Bu yaz 10 ülke ve 16 şehir gezdim, Avrupalılar'ın gerçekten dürüst ve etik insanlar olduğunu gördüm. Bunun eğitimle değil, kültürle alakalı olduğunu düşünüyorum. (İ.D.)

"KANADA'DAKİ KIZ KARDEŞ, ARADAKİ FARKIN YARISINI GERİ VEREBİLİR"

ABD'deki kardeş, Kanada'daki kız kardeşine ona 5020 göndermeli. Abla da bu jeste karşılık vererek, 733 doları iki ye bölüp paylaştırmalı. Kardeşler arasında bu tür ince hesaplara girilmemeli. Ama borcu veren yabancı bir kişi ise 5020 dolar olarak geri ödenmeli; çünkü borcu veren o para ile altın alabilirdi, ya da farklı bir yatırım aracında değerlendirip 7000 dolar da yapabilirdi.

Her şey bir yana, kız kardeşi o borcu vermeseydi, ABD'deki kardeşin durumu çok kötüye gidebilirdi. Onun için şükredip, ince hesap içine girmemeli. Parayı veren fedakar insanın kazancı olmalı. Vicdan bunu söyler. (M.K.)

"BORÇ VERENİN ZARAR ETMESİNİ İSTEMEZDİM"

Şahsen o borcu ben almış olsaydım, kesinlikle aldığım değer ne ise aynı değerde geri verirdim. Bundan zarar görecek olan ben olsam bile, borç aldığım kişinin zarar etmesini kesinlikle istemezdim. (M.G.)

"İKİ TAVUK BORÇ ALINMIŞSA, İKİ TAVUK VERİLMELİ"

(…) Aile arasında çıkan sorunların temelinde genelde bu tip meseleler vardır maalesef. Burada etik olan, insanın kendi kanından olan ve zor gününde destek çıkan kardeşini bu konuda fazla mağdur etmemesi..

Ama yine de kişisel görüşüm şöyle: Eğer faiz hesaplaması devrede değilse, 2 tavuk aldıysan geriye 2 tavuk, 2 lira aldıysan geriye 2 lira, 2 dolar aldıysan geriye 2 dolar vermelisin. Etik açıdan doğru yol bence budur. (E.T.)

"İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZDA YANIMIZDA OLAN KİŞİYİ ZARARA UĞRATMAMALIYIZ"

Etik kelime anlamı olarak iyiyi, güzeli aramak demektir. Bu pencereden bakıldığında kız kardeş, kötü durumdaki erkek kardeşi için etik olanı yapmış ve elindeki parayla yatırım da yapabilecekken borç vermiştir! Cezalandırılması gereken bir davranış mı yapmıştır, ödüllendirilmesi gereken bir davanış mı? Bence ödüllendirilmesi gereken bir davranıştır. Öte yandan belki de kız kardeş, dolar değil de dolardan daha fazla prim yapan bir bir yatırım aracı seçmeyi düşünüyordu. Bunu ifade ettiğinde biz 6000 dolar vermeye razı olur muyuz? Bu soruya ortak cevabımız hayırdır.

Burada etik olan davranış, ihtiyaç duyduğumuzda bize yardım eden kişiye borcumuzu geri öderken, onu zarara uğratmayacak yolu seçmektir.

Yanıtım şöyle: Borcu dolar olarak öderim. Şayet dolar değer kaybetmiş olsaydı o zaman Kanada doları ile ödeme yapardım.

Kız kardeşim borç aldığım dönemde başka bir yatırım aracına yatırım yapmayı düşündüğünü ifade ettiyse, o yatırım aracının kurundan ödeme yapardım...

İyilikler ödüllendirilmeli, kötülükler ise cezalandırılmalıdır.... (C.Ö.)

HAYATTA KARŞINIZA ÇIKAN ETİK SORULARI YAZIN

Hayatta karşınıza çıkan etik problemlerle ilgili her türlü sorunuzu etik@sabah.com.tr adresine yazın. E-posta kullanmak istemiyorsanız, sorunuzu aşağıdaki yorum alanına da bırakabilirsiniz. Sorunuzda rumuz da kullanabilirsiniz.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Etik Rehberi Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol