Kriz benim müziğime olan ilgiyi artırdı

  • 11.05.2009

2011 yılına kadar konser programı dolu olan Burhan Öçal Tele VİZYON dergisine konuştu: Krizle beraber ne kadar gereksiz şey varsa ortadan kayboldu. Dinleyici artık ciddi ve ilgi uyandıran müzikler dinliyor

Burhan Öçal, konuşmak yerine yaptığı işlerle var olmayı seçenlerden. Yaptığı müzikle, gittiği ülkelerden tekrar tekrar davetler alıyor. Fransızlar onu 'Darbukanın Şövalyesi' olarak tanımlıyor...

* Yurtdışında başarılı olmanızı kariyeriniz açısından nasıl yorumluyorsunuz?
Başarılı mıyım, değil miyim bu tartışılır. Yıllar önce yaşadığım bir olaydan sonra ben başarı ve ve kariyer kelimelerini lugatımdan tamamen kaldırdım. Başarının sınırı yoktur, çıtası da olmamalı. Bundan 20 yıl önceydi, dünyanın en ünlü piyanistlerinden, Portekizli Maria Perez, bir gün beni Berlin Filarmoni Orkestrası'nın efsanevi orkestra şefi Herbert Von Karajan ile tanıştırdı. O zaman daha yeni yeni çalıyor ve Batı musikisiyle ilgileniyordum. Maria beni tanıştırırken, "Üstadım bakın, başarılı bir kariyer yapacak olan genç bir Türk müzisyenle karşı karşıyasınız" dedi. Herbert yüzüme bile bakmadı ama şunları dedi: "Demek ki çıtasını yeteri kadar yüksek tutmamış..." Aman dedim kendi kendime, bundan sonra benim ne çıtam olur ne de başarım...

* Sanatçının çıtası olmaz mı?
Olmaz, çünkü bu süreç sonsuza dek sürer.

* Peki ya politik görüşü?
Bence sanatçının dini, politik görüşü ve ekonomik düşünceleri kendi içinde olmalı. Bana politik görüşüm sorulduğunda, ben bunu sandık başında kendime saklamamın daha doğru olduğuna inanıyorum. Sanatçı bence evrenseldir ve sanatçının tam bir ulusu da yoktur. Sadece ulusu adına çalıp söylüyorsa, ulusculuk yapıyordur. Bugün bir Türk sanatçı Uzakdoğu'da ya da Avrupa'da alkışlanıp çalınıyorsa, bu onun sanatı adına gurur vericidir. Biz sanatımızı yüceltiyoruz. Dolayısıyla bu bizi evrene mal ediyor ve biz de dünya sanatçısı oluyoruz. Bir dünya insanının tek görüşü olamaz. Sanatla uğraşan kişinin kendisiyle ve bütün insanlıkla barışık olması, tüm dünyayı sevmesi gerekir.

2011'E KADAR DOLUYUM
* Dünya ekonomik krizle baş etmeye çalışıyor. Kriz sizi de etkiliyor mu?
Ekonomik krizin müzik dünyasında bir dönüşüme neden olduğuna inanıyorum. Bu krizle beraber ne kadar gereksiz şey varsa ortadan kayboldu. Dinleyici artık daha ciddi tarzlara yöneldi. Daha enterasan ilgi uyandıran türde müzikler dinliyor. Bu da benim müziğime ilgiyi artırdı diye düşünüyorum. Mesela Almanya'da verdiğim bir konserde, dinlemeye gelenlerin yüzde 99'u Alman'dı. Ardından Paris'te çekilen bir sinema filmini besteledim ve filmin galasına gittiğimde yine yoğun bir ilgi gördüm. Oradan Avusturya'nın kültür başkenti Linz'e gittim ve çok büyük bir konserde çaldım. Bu konserin biletleri günler öncesinden tükenmişti. Bu arada Branderburg Filarmoni orkestrası ile iki konser verdim. İkisinde de salon doluydu. Daha şimdiden 2011 ortasına kadar vereceğim konserler organize edilmiş durumda.

* Konserlerinizde hem vurmalı hem de telli şarkıları bir arada çalarak, eleştirmenleri ve izleyicileri şaşırtıyorsunuz. Bu çok sesliliğin temelinde ne gizli?
Valla yetenek. (gülüyor) Yeni projemde piyano çalıyorum mesela. Çalarken de yeni yeni teknikler buluyorum ve benim tüm bunlar için 24 saat hep egzersiz yapmam gerekiyor. Bazen, 'Tanrım bu işin sonu nereye varacak?' dediğim oluyor. Kendimi bu anlamda kontrol edemiyorum, sürekli yeni fikirler aklıma geliyor. Tabii bunun genetik mirasla ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu, Allah'ın bir lütfü. Eğer siz bunu iyi kullanmazsanız, elinizden alınır.

Çığırtkanlar gibi anlatamam!
* Bugünlerde sizi basında pek görmüyoruz. Özel bir nedeni var mı?
Bir kere ben çığırtkanlar gibi, 'şunu yaptım, şöyle çaldım ya da şuraya gittim' gibi açıklamalar yapacak yaşta değilim. Ayrıca da 'aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz' gibi güzel ve feyz alınacak sözler var benim hayatımda. İngilizce'de 'Less is more' derler, az ve öz... Az demek her zaman çok demektir. 'Wait and see..' Bekleyen görür. Ben de diyorum ki, sağlam adımlarla gideceğiz ve göreceğiz. Yeni çıkan ve popüler olmaya çalışan biri olsam tamam ama 30 senedir bu işlerin içindeyim. Zaten yaptığım işlerle ve sanatımla ortadayım ben. Onun için basında pek görünmüyorum.

Payıma uykusuz geceler düştü
* En son 2007 yılında 'Oynamaya Geldik' adlı albümünü çıkardınız. Yeni çalışmanız var mı?
Bach'ın kantatlarıyla bizim sufi musikimizi karıştırdığımız bir albüm yaptık. Amacımız, aynı dönemde İstanbul'da yaşamış, sözleri ve müzikleri birbirine yakın olan Türk bestecileri biraraya getirmekti. Yüzyıllar sonra bunu başardık. Ayrıca Sultanlar serisi hazırlıyorum; amatör olarak... Murat Hüdavendigar bence çok ilgi çekici bir çalışma oldu. Yaz sonu Yavuz Sultan Selim için yoğunlaşacağım.

* Çalışmalarınızda Doğu-Batı sentezi yaptığınızı söyleyebilir miyiz?
Müzikte artık bu kavramlar eskidi. Şimdi parolamız, kalıcı ve kalitesi yüksek işler, iyi duygular uyandıracak müzikler yapmak. Çünkü dünyada çok kötü şeyler oluyor. Doğa katlediliyor, çevre kirleniyor, insanlar pasifize ediliyor. Yaptığımız işlerle eğer dünyaya mal olmuşsak, bir bedel ödememiz gerekiyor. Benim payıma uykusuz geceler, sürekli çalışmalar ve uçak yolculukları düşüyor.

Bizden bile daha çok uçuyorsunuz
* Çok yoğun çalışıyorsunuz. Şu sıralar neler yapıyorsunuz?
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için eserler hazırlıyorum. 2009 yılı, Fransa'da Türk yılı. Bu çerçevede pek çok konserim olacak. Hemen hemen her eyalet, her festival benden etkinliklerinde yer almamı istiyor. Öte yandan Amerika tekrar çağırıyor. Bu koşuşturmanın içinde ortalarda yokmuşum gibi görünüyorum. Ama öyle bir tempo ki, nerede oturduğumu ben bile bazen şaşırıyorum. Bazen evimi o kadar özlüyorum ki, iki saatliğine bile olsa gidip geliyorum. Havaalanındaki kabin memurları, "Burhan Bey, siz bizden bile çok uçuyorsunuz!" diyorlar.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Magazin Haberleri
Diğer Magazin Haberleri
Bebek’ten gidin artık
70’lerdeki samimiyet ‘Usta’da var
Sokaklarda gezme hemen kliniğe yat!
Ağır şiddet sahnesi yok zaten hikayenin ruhu buna karşı
Çocuklara da klasik müziği sevdirdik!
Öğreti kitabı yazdı ama 'Aslında ihtiyaç yok' dedi
Flamenko kendimi ifade ettiğim bir dil!
Sanal aleme takılan insandan 'hayır' gelirmiş!
Hadise ayrıntıları gizli tutuyor!
Bu yaz liçi martini içilecek ‘show-food’ atağa geçecek!
Reklamların yeni yüzü oldu
Programa limuzinle geldiler!
Yaza yeni imajla girdi
Minik Stella yürüyor
Sosyete ‘Jezebel’e aktı
30 yaş altındakilerle ilişki zaman kaybıdır
W İstanbul birinci yaşını kutladı
Hayranlarına teşekkür etti!
'Heroes' yıldızı çocuk sahibi olmak istiyor
Hudson evleniyor
Açık mekanlara hücum edilecek
Demir Adam 2'nin çekimleri sürüyor!
Sabaha dek eğlence
Çocuklarla başa çıkabilme yolları
Anneler Günü pilavı
Cem ve Nejat’tan şarkılar dinlediniz
Krizden korkmak aptallıktır
Kravatlı rollerden bıktım serseri olmak isterim
Nazar değmesin diye aşkımızı gizliyorduk!
Birbirimizi çok sevdik kardeş gibi olduk!
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol