Atatürk bugün siroz olsa kesin ölmezdi

Boston'da yapılan 60. Amerikan Karaciğer Hastalıkları Araştırmaları Derneği Karaciğer Kongresi'ne Türkiye'den de alanında uzman, çok önemli doktorlar katılıp, görüş bildirdi... İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenterohepatoloji Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu da Türkiye'nin hepatit profilini açıkladı... Çakaloğlu'nun verdiği bilgiler ilginç... Çakaloğlu'na göre Türkler bu hastalığa karşı çok şanslı. Bağışıklık kazanma ihtimalleri yüksek... Atatürk ise şanssız Türkler arasında yer alıyor

Boston'daki karaciğer kongresine katılan Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu, hepatit ilerlese bile artık çok etkili ilaçlarla ölümlerin engellendiğini söyledi. Çakaloğlu, kongrenin ardından sirozdan hayatını kaybeden Atatürk'ün sağlık durumuyla ilgili sorularımızı da yanıtladı.

Atatürk'ün sirozu Hepatit B'den mi kaynaklandı? Sizce Atatürk, bugün siroz olsa yaşar mıydı?
Bu konuda hep çeşitli söylentiler var. Ancak şu an elimizdeki verilere bakınca, Atatürk'ün karaciğerinin küçülmüş olduğunu anlıyoruz. Bunun, Hepatit B ile ilgili olabileceği konusunda birtakım iddialar var. Ama elimizde kesin bir veri yok! Aşırı alkol kullananlarda karaciğer büyür, ileri devresinde de küçülür. Hepatit B'nin de ileri evresinde karaciğerde küçülme olur. Atatürk'ün de karaciğeri küçülmüş, sirozunun hepatitten kaynaklanma ihtimali var. Ama bundan daha önemlisi Atatürk bugün hasta olsaydı, nakil olur yine yaşardı. Yani bugünkü imkanlarla kurtulurdu.

ÖNCE HASTAYI İZLİYORUZ!

Hepatit B için çok sinsi bir hastalık deniliyor. Gerçekten hiç belirti vermiyor mu?
Bu mikrobu alanların yüzde 75'inde acil bir hastalık olmuyor. Yüzde 25'i hafif kırıklık, sarılık ve grip geçiriyor. Ancak Hepatit B bazı hastalarda, ciddi karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor. Diyelim ki; erişkin 100 kişi hasta oldu. Bunlardan yüzde 1'i karaciğer yetmezliği olursa ve nakil yapılmazsa ölümle sonuçlanabilir. Yüzde 25'i sarılık olur. Yüzde 75'i ise sessiz geçirir. Bu sessiz geçirenlerin dördü ya da beşi taşıyıcı olur.

Hastaların ne kadarına ilaç tedavisi uygulamak gerekiyor?
'Taşıyıcı kişilere bir şey yapılmalı mı?' konusu, halen tüm dünyada tartışılıyor. Vücuttaki mikrop oranı düşük ise, önce hiçbir şey yapmadan hastayı izlemeye alıyoruz. 'Hasta belki bu virüse karşı bağışıklık kazanır' diye bekliyoruz. Ama kontrolü de elden bırakmıyoruz. Hastayı önce altı ayda bir, sonraki yıllarda eğer sorun çıkmazsa yılda bir kontrol ediyoruz. İlaç önermiyoruz.

İLAÇLAR PAHALI, SGK BİYOPSİ İSTİYOR!
Peki siz hangi durumlarda hastaya ilaç tedavisi öneriyorsunuz?
Şöyle ki; eğer hasta bize ilerlemiş bir karaciğer hastası olarak gelmişse, karaciğeri küçülmüş, dalağı büyümüş ve siroz olmuşsa tabii ki ona tedavi veriyoruz. Artık ilaç kullanacak kişiler için karaciğer biyopsisi zorunlu hale geldi. SGK, başka türlü ilaç paralarını ödemiyor. Çünkü ilaçlar çok pahalı... Hastanın bu ilaçlara ihtiyacı olduğunun biyopsi ile kanıtlanması gerekiyor.

İlaç ne zaman kesilir?
Ama şunu da söylemek gerekir ki; ilaçlar gerçekten çok etkili. Yüzde 95 oranında iyileşme sağlıyor. İlacın ne zaman kesileceği de tartışma konusu... Önümüzdeki üç-beş yılda siroz ihtimali yüksek olan ya da şu an karaciğer nakli olmaya hazırlanan hastaların ömür boyu ilaç kullanması gerekiyor.

BEBEĞİNİZ HEPATİTLİ Mİ?
Bebekler Hepatit B virüsü kaparsa ne olur? Nasıl önlenebilir?
Yeni doğan bebeklerin çoğu, Hepatit B virüsüyle enfekte olsalar bile hasta olmayabilirler. Fakat ömür boyu sürebilecek, enfeksiyonlara sahip olma riskleri yüzde 90'dır. Eğer çocuğunuz enfekte olursa, ileride karaciğer hasarı ve karaciğer kanseri olma olasığılı vardır. Fakat Hepatit B, çok güvenilir ve etkili bir aşıyla önlenebilir. Doğumun başlangıcında çocuğunuza aşı yaptırarak, onu bu hastalıktan ömür boyu koruyabilirsiniz.

ÇOCUĞUM HEPATİTLİ Mİ?
Hepatit B virüsü, kana temas veya enfekte olmuş bir insanın vücut sıvılarıyla geçebilir. Çocuklar, şu yollardan enfekte olabiliyor:
* Doğum sırasında anne kanına veya vücut sıvılarına temas...
* Vücuttaki kesik, ısırık ve yaralardaki kan ve sıvılara temas...
* Diş fırçası, jilet gibi üzerinde kan ve vücut sıvıları olabilecek maddelerle temas...

GASTROENTEROLOJİ UZMANINA GİDİN!
Hepatit B virüsünü tahlil için hangi uzmana gidilmeli?
Gastroenteroloji ve hepatitle uğraşan enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına gidilmeli... Bu rahatsızlıkla karşı karşıya kalanların ilaçlarını çok düzenli kullanması lazım. Eğer Hepatit B'li hasta tedavi olmak istiyorsa, her gün bir hap alıp yaşamına devam edebilir. Siroz bugün ilaçla tedavi edilebiliyor. Ama bazen hasta kendi başına karar verip ilacı kesiyor, bu tedaviyi zorlaştırıyor.

MİKROP ALTI AYDA ÖLDÜRÜCÜ OLUYOR
Hepatit B virüsü taşıyıcılarının sonradan hasara uğrama riskleri ne kadardır?
Taşıyıcı dediğimiz insanlar, kronik enfeksiyonu olanlar... Mikrobun bebeğe bulaşması yüzde 100 kronik, yedi yaşındaki çocukta yüzde 30-40, erişkinlerde ise yüzde 5. O yüzden hastalığın esas kaynağı çocuklar. Mikrop vücuda alındıktan altı ay sonra atılmazsa, kronik hale geliyor. Bu kronik durum kendi içinde iki ana gruba ayrılıyor. Birincisi hastalığı taşıyor ama karaciğeri tamamen normal... Bunlar, gerçek taşıyıcılar... Bir diğeri de karaciğerinde hastalık olanlar... Olağanüstü bir şey olmazsa, mikrobu almasıyla, karaciğer sirozu olması arasında geçen zaman 10 ile 50 yıl arasında değişiyor.

EĞER HAMİLEYSENİZ DOKTORUNUZA SORUN!
Hepatit B için kan testi yapıldı mı?
Hepatit B aşısına ihtiyacım var mı?
Bebeğimin doğor doğmaz Hepatit B aşısı olacağına garanti verebilir misiniz?

EĞER HAMİLEYSENİZ VE HEPATİT B TAŞIYORSANIZ
Doktorunuza sorup, bebeğinizin HBIG adında bir iğne olmasını sağlayın. Aynı zamanda Hepatit B aşısının ilk dozunun da doğumda yapıldığına emin olun.
Doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzirmek güvenlidir.
Bebeğinizin tüm Hepatit B aşı dozlarının zamanında yapılmasını düzenli olarak takip edin.
Bebeğinizin tüm aşıları olduktan sonra korunduğuna emin olmak için kan testi yaptırın.

EVLENECEK ÇİFTLERE ACİL AŞI
Türkiye'de evlenenlere zorunlu olarak test yapılıyor. Bu zorunluluğun hepatitin yayılmasının engellenmesine bir etkisi oldu mu?
Çok etkisi oldu. Kâğıdı alan, 'Ben evlenemeyecek miyim?' diye bize geliyor. Çiftlerin, hastalığın farkında olması çok önemli... Böylece bulaşma engellenebiliyor. Burada panik halinde gelen kişilere açıklamalar yapıyoruz. Hastaya şunu anlatıyoruz: Hepatiti bir kez geçiren insanın bir daha geçirme ihtimali yok. Bu yüzden korkulacak bir şey de yok! Yaptığımız araştırmalara göre toplumun yüzde 46'lık kısmı bağışıklık kazanmış, yüzde 40'a yakını bu mikropla karşılaşmış, yüzde 5'i taşıyıcı olmuş, yüzde 35'i de bağışıklık kazanıp, hiçbir sorun yaşamadan atlatmış. Her hepatit geçirende bu hastalık kalıcı olmuyor. Hepatit B virüsü, her 100 kişiden beşinde ise kronikleşiyor. Yeni doğmuş bebeklerde kronikleşme oranı yüzde 80'in üzerinde...

Üç ay aşı uyguluyoruz!
Evleneceği kişide hepatit çıkan birine ne öneriyorsunuz? Bu çiftin evlenmemesi gerektiğini mi?
Aileyle ve eşle konuşup, aşı olmalarını tavsiye ediyoruz. Çiftlerden biri taşıyıcı ise aşıyı diğerine öneriyoruz. Evlenecek çiftler için aşı takvimini kısaltıyoruz. Hepatit aşıları üç doz uygulanır. Yapıldıktan bir ve altı ay sonra tekrarlanır. Ama evlenecek çiftler için bu süreyi üç aya indiriyoruz. Üç ay, arka arkaya aşı uyguluyoruz. Böylece çiftler evlendikleri zaman hastalıktan korunmuş oluyor.
Yazarın Önceki Yazıları
2012 yılında Hepatit B tüm dünyada frenlenecek! ( 10.11.2009 )
13 milyon kişinin hayatını kurtardım ( 09.11.2009 )
Uykusuz gecelerin çaresini ilaçlarda aramak faydasız ( 05.11.2009 )
Düzenli bir uyku için her gün aynı saatte uyanın ( 04.11.2009 )
Horlamanın girdiği evde seks performansı düşüyor ( 03.11.2009 )
43 santimden kalın boyun horlamanıza neden olur ( 02.11.2009 )
Ailelerden aşı için onay kağıdı alınacak! ( 29.10.2009 )
H1N1 için iş yerlerinde, plazalarda camlar açılmalı ( 28.10.2009 )
Domuz gribi iki metre sıçrıyor bir saat havada asılı yaşıyor! ( 27.10.2009 )
Ben de domuz gribi oldum iki günde geçti gitti ( 26.10.2009 )

kalan karakter 460

sera83 sera83 // İSTANBUL

Atatürk'ün dönemlerinde tıp bu kadar ilerlemiş değildi tabiki.Şimdi olsaydı belki daha uzun yıllar yaşayabilirdi Atamız.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 01.05.2010 00:40

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Sağlık Haberleri
Diğer Sağlık Haberleri
Kondom ne zaman takılır?
Sivilceye su bazlı ürün kullanın
Hamilelerde ilk üç ay hassas dönemdir, dikkat edin!
Düzenli bir uyku için her gün aynı saatte uyanın
Kışa girerken enerji depolayın...
Bu kış başınız hiç ağrımasın!
Estetik için hesap vermeyin
Horlamanın girdiği evde seks performansı düşüyor
Minikler okulda tost ve meyve yesin
'Çocuktur geçer' demeyin, uzman yardımı önemli!
43 santimden kalın boyun horlamanıza neden olur
Suyun yerini hiçbir şey tutmaz!
6 soruda çocuklarda öksürük
Stresle baş etmek orta yaşlarda önem kazanıyor
Jinekolojik muayene kabus haline gelmesin
Çalışan kadınlara makyaj önerileri
Dolgun dudaklar
Kırışıklığa son
Jackson'ın ölümünde 'propofol'un suçu ne?
Sonbahar depresyonu kadının derdi!
Temiz eller hayat kurtarır
Güneş lekelerinin ilacı
Bel ağrılarının yüzde 95'i fıtık değil!
Omurganın balansını bozan hareket: Eğilmek
Şişmanlar tehlikede!
Masa başı ağrı kaynağı
Botoksla hem kırışıklık hem migren tedavisi
Cildi sadece kremleme, vitaminlerle de besle!
Kozmetik dünyası
Ailelerden aşı için onay kağıdı alınacak!
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol