YAZARLARYÜKSEL AYTUĞ
YÜKSEL AYTUĞ
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: YA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Londra kurtuldu, ya İstanbul?
Dizilerdeki insanlar ışınlanıyor
Seyirci yerli film istiyor
Vah benim Ayşe'me
Kahramanlar
Gaf kürsüsü
Ne demiş?
Zap'tiye

Londra kurtuldu, ya İstanbul?

Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hanımefendi, geçen hafta katıldığı "Teke Tek" programında açıkladı. Meğer yılbaşında ağaç süsleme geleneği Orta Asya Türkleri'nden gelmeymiş. Ekim zamanını kutlamak ve toprağın bereketini simgelemek üzere ağaçları süslermiş atalarımız. Hatta Noel Baba gibi saçı sakalı uzun bir gök tanrısına adarlarmış bu kutlamayı. Bu gelenek de Hristiyan alemine, Türkler'den miras kalmış. Aslında buna sevineyim mi, üzüleyim mi bilemedim. Zira yılbaşı döneminde zavallı çamların bulundukları yerlerden sökülerek evlere taşınması, üç gün sonra da bir köşeye atılması içimi acıtır hep. Canlı ağaca kıyamayıp, plastiğini eve taşımak da çözüm değil. Malum, plastiğin doğaya karışması 200-300 yılı buluyor... Velhasıl, yılbaşı haftası bana hep ağaç ve çevre katliamı gibi geliyor. Pazartesi akşamı National Geographic'de izlediğim "Gezegen Mühendisleri" adlı programda yine iç çektim. "Trees for Cities" adlı çevreci bir kuruluş, Londra'ya bir yıl içinde tam 1 milyon fidan dikmek için bir kampanya başlatmış. Gönüllüler semt semt dolaşıp, ağaç dikiyorlar. Amaç; hava kirliliğiyle beslenen ve bunları sonsuza dek gövdelerinde, dallarında tutarak doğal bir filtre işlevi gören ağaçların sayısını artırıp, kentin havasını temizlemek. Ancak bir sıkıntıları var. Kamyonetleriyle fidanları bir yerden diğerine taşırken, yine çevreyi kirleten fosil bazlı yakıt kullanıyorlar. İşte çevreci örgüt bunu çözmeleri için bizim çevre mühendislerinden yardım istedi. Bizim çılgın ikili, bir hafta içinde örgüte çalı çırpı ve işe yaramaz odunların yakıt olarak kullanıldığı özel bir kamyonet yaptı. Üstelik bu kamyonetin emisyon ölçümleri, motorun doğaya neredeyse hiç zehirli gaz salmadığını ortaya koyuyordu. Yani bir çevre örgütünün arayıp da bulamadığı bir icattı. Hem sevindim, hem de üzüldüm. Zira o iki çevre mühendisinden biri, İngiliz asıllı Türk'tü ve ismi de Cem'di... Çevre adına mutlu oldum. Ama "beyin göçü"nün yarattığı bilim erozyonunun bizim ülkemizi çoraklaştırmasına üzüldüm... NOT: ÇEKÜL Vakfı harika bir uygulama başlattı. Yılbaşında birbirinize anlamsız hediyeler (aralarında süslü koca çamlar da var tabii) vermek yerine, 7 ve katlarında adınıza ağaç dikildiğini belirten tebrik kartları gönderiyorsunuz. Başkalarının söktüğü çamlar için doğaya "özür" niyetine...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Dök içini, çek sifonu! ( 25.12.2009 )
Ekranda "Tahmin Baba" türbesi ( 24.12.2009 )
Ersoy'u insan olarak sevmem ( 23.12.2009 )
Yaşamdan Dakikalar'da striptiz (!) ( 22.12.2009 )
Reyting Hazretleri bizi germesin ( 20.12.2009 )
Engelliler "arka sıraya" atılmasın ( 19.12.2009 )
Bu evlilik Polat'a pek yaramadı ( 18.12.2009 )
Yakından Kumanda Ana Haber Bülteni ( 17.12.2009 )
Her Türk borçlu doğar! ( 16.12.2009 )
Sel gider, "mâkus talih" kalır ( 15.12.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol