YAZARLARYÜKSEL AYTUĞ
YÜKSEL AYTUĞ
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: YA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Her kanserli ölüme mahkum değildir
Bu nasıl GPS?
Okan'a seyirci uyarısı
Aşk, suç ve ceza!
Eşek, bebeği emzirirse...
Bu da şiirli eleştiri
Yine oyuncu kıtlığı (!)
Gaf kürsüsü
Ne demiş?
Zap'tiye

Her kanserli ölüme mahkum değildir

Bugün söz sırası bir kez daha "Yakından Kumanda" okurlarında. Duyarlı okurumuz Lerzan Demiryol, bizim zaman zaman bu köşede ifade ettiğimiz bir konunun altını daha kalın çizgilerle belirleme ihtiyacı duymuş. Yapımcılara, yönetmenlere, senaristlere yeniden hatırlatmakta fayda gördüğüm için yayınlıyorum: "Sayın Yüksel Aytuğ, son zamanlarda kanser hastalığı dizilerde çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Bu, bir ölçüde normal karşılanabilir. Çünkü eski Türk filmlerinden başlayarak hastalık teması hep kullanılmıştır. O zamanlarda verem kullanılıyordu, bugün ise kanser... Ancak bu kullanımın ne şekilde yapıldığı bence çok önemli. Ben, babasını bu lanet hastalık yüzünden kaybetmiş, kardeşi de yine bu hastalık nedeniyle tedavi görmüş biriyim. Bu nedenle gerek bu hastalığa yakalanmış kişilerin, gerekse yakınlarının ruh halini gayet iyi bilirim. Bu öyle bir hastalıktır ki, duyduğunuz her iyi olayda umutlanır, kötü bir sözde kopkoyu bir karanlığa bürünürsünüz. Zaten devamlı diken üstünde yaşarsınız. Acaba ne zaman, ne olacak diye... Şimdi bakıyorum, dizi kahramanı kansere yakalanıyor ve hemen ölüme mahkum kişi damgası yapıştırılıyor. Biraz önce Makber dizisinin fragmanında bu söylediğim şeyi son derece bariz bir şeklide gördüm ve yine aynı acıyı hissettim içimde. Bu tarz konularda toplum bilinci yaratmak önemlidir. Örneğin; lösemi konusu işlenmelidir ki; kişiler özellikle lösemili çocuklara karşı daha duyarlı olabilsinler ve gerekenleri yapabilsinler. Ama bu bilgilendirmenin doğru yapılması gerekir. Eğer siz her kanserli hastaya mutlak ölecek kişi gözüyle bakarsanız, bu modern tıbbı da inkar etmek olur. Çok şükür ki bu hastalığa yakalanmış kişilerin çoğu doğru tedaviyi gördükleri taktirde uzun yıllar yaşayabilmektedirler. Ama hastalığın tedavisinde hastanın psikolojik durumu ve hayata bağlılığı büyük önem taşır. Eğlenmek için TV karşısına geçen bir kişiye 'SEN KANSERLİSİN, ÖLECEKSİN' mesajı verilirse bu nasıl mümkün olur, söyler misiniz? Ben bu tema işlenmesin demiyorum, sadece doğru mesajlar verilmesini ve senaristlerin bu konularda biraz daha duyarlı davranmalarını istiyorum. Umarım benimle ayni konumda olan kişilerin duygularına tercüman olabilmişimdir. Saygılarımla..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Seyircinin zararını kim ödeyecek? ( 22.01.2010 )
Nadide Hanım'ın kaynanalık evrimi ( 21.01.2010 )
Unutma! Ağca gazeteci katilidir! ( 20.01.2010 )
Sesine güvenmeyen gelmesin! ( 19.01.2010 )
"Ezel" operasyonu nasıl gerçekleşti? ( 17.01.2010 )
TRT filmlerinde hep aynı sesler ( 16.01.2010 )
Balık, ekranda kavağa çıktı ( 15.01.2010 )
'Kurtlar' inadına Filistin'e giriyor ( 14.01.2010 )
Dijital çağ çocuklarını tanıyalım ( 13.01.2010 )
"Nilüfer, geceler ile kadın oldu" ( 12.01.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol