YAZARLARYÜKSEL AYTUĞ
YÜKSEL AYTUĞ
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: YA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
TRT ekranında çılgınca seviştiler (!)
Kayıp bir "Kahraman"
Çatık kaşlı Polat
Fragman yayınlamak şart mı?
Aşk-ı Memnu yayınlanmadı, çünkü...
Gaf kürsüsü
Ne demiş?
Zap'tiye

TRT ekranında çılgınca seviştiler (!)

Hem de ne sevişme... Fonda romantik bir müzik... Çift, bembeyaz karların üzerinde... Erkek, usulca arkadan yaklaştı, boynunu, kadının boynuna adeta doladı. Sonra vücudunun tüm ağırlığıyla partnerinin üzerine abandı. Şehvetli birleşme anı tüm detaylarıyla TRT 1 ekranında, üstelik 20.05 gibi prime time kuşağının göbeğinde dakikalarca ekrana getirildi. Yazının bundan sonrasının "Başımıza taş yağacak. RTÜK uyuyor muuu?" şeklinde devam etmesini bekleyenler için üzgünüm... Öyle olmayacak. Zira, bu, benim gördüğüm en duygusal, en estetik, en sevgi dolu, en fantastik sevişmeydi ve iyi ki de "açık seçik" yayınlandı... Çünkü filmin kahramanları, kutup dairesinde yaşayan imparator penguenleriydi. TRT, dizilere esir düşen prime time kuşağında perşembe günü arka arkaya iki belgesel yayınlayıp, benim gibi zorunlu olarak dizi izlemekten bitap düşenler için müthiş bir alternatif oluşturdu. Bana göre bugüne kadar yapılmış en güzel belgesellerden biri olan "İmparatorun Yolculuğu"nu herkesin izleyeceği bir saatte ekrana getiren TRT, kutlanmaya değer bir "açılım" gerçekleştirdi. "Aşk-ı Memnu"nun yayınlanmadığı gecede, iki penguenin sevişmesi, Bihter-Behlül-Adnan aşk üçgenine odaklanmış izleyiciyi ne derece tatmin etti, bilinmez ama ben "İmparatorun Yolculuğu"nu ikinci kez izlememe rağmen zevkten dört köşe oldum. Çünkü eksi 30 derecede aylar süren meşakkatli bir çalışma sonrasında çekilebilen belgesel için harcanan insanüstü çaba bir yana, "İmparatorun Yolculuğu" sadece penguenlerin yaşamını anlatmıyor, adeta "aile olmanın ne demek olduğunu" belgeselleştiriyordu. Erkek penguenlerin yumurtayı ayaklarının üzerine alıp, 100 gün boyunca neredeyse hiçbir şey yemeden kalın tüyleri arasında, karınlarının sıcaklığıyla canlı tutmaya çalışmaları müthişti. Dişiler ise bu süre içinde günlerce yürüyüp, okyanus sularına erişiyor ve orada avladıkları balıkları dönüşte doğacak yavrularına yedirebilmek için vücutlarında depoluyordu. Bence bir anne ve babanın, evlatları adına yapabilecekleri fedakarlığı anlatmak için hiçbir dizi senaristinin kalemiyle vermeyi başaramayacağı duyguyu, bu belgesel, sadece kameralarını penguenlerin üzerine tutarak anlatmayı başarıyordu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Bu adamlar nereye gidiyor? ( 30.01.2010 )
Canım ailem'i çok özlemişiz ( 29.01.2010 )
Öpüşmek mi öldürmek mi ayıp? ( 28.01.2010 )
Kültür başkentinin televizyonları ( 27.01.2010 )
Okan konuğunu stüdyoda unuttu! ( 26.01.2010 )
Vadi'den yeni İsrail salvosu ( 24.01.2010 )
Her kanserli ölüme mahkum değildir ( 23.01.2010 )
Seyircinin zararını kim ödeyecek? ( 22.01.2010 )
Nadide Hanım'ın kaynanalık evrimi ( 21.01.2010 )
Unutma! Ağca gazeteci katilidir! ( 20.01.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol