Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Hürrem'i hiç sevemedim

Ve Muhteşem Yüzyıl'da Hürrem devri de kapandı. Çok sevdiği Süleyman'ın kollarında can veren Sultan'ı aklama çabası vardı son bölümde.
Kadınlara yaptığı hayırlardan söz edildi. Mahidevran'dan ve sonra sebebi olduğu Pargalı İbrahim'den mezarı başında helallik istemesi işlendi.
Kanuni'ye duyduğu büyük aşk resmedildi uzun uzun... Ama ben hiç sevmedim Hürrem'i... Eğer o olmasaydı, Pargalı İbrahim ve Şehzade Mustafa hayatta kalacak, Osmanlı İmparatorluğu iki büyük devlet adamını kaybetmeyecek, tahta çıkan Sarı Selim'in dirayetsiz yönetimi ile duraklama dönemine girilmeyecekti.
Hürrem, eline bulaşan onca kanı temizlemeyi, ancak ömrünün son günlerinde aklına getirdi. Tamamen ahret korkusuyla... Tabii ki, Yüce Allah affedicidir. Tövbe eden kullarını engin hoşgörüsünün şemsiyesi altına alır. Ama onca kötülük yap, sonra öte taraftaki hesaplaşmadan korkup panik içinde af dile... Ne demeli? Allah taksiratını affetsin.
Tarihteki Hürrem'i hiç sevmedim. Ama son Hürrem'i, yani Vahide Perçim'in oyunculuğunu çok sevdim. Meryem Uzerli'den sonra giydiği ateşten gömleği, teni kavrulmadan taşımasını bildi ve gemisini limana yanaştırmayı başardı.
Tebrikler...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA