Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞENGÜL BALIKSIRTI

Boğaz köprüsü'nde 'seni seviyorum aşkım'

Hafta sonları küçük kaçışlarla yaz mevsimini karşılar gibi olmuştuk ama İstanbul gecelerine yazın geldiğinin farkında değilmişim.
Cuma gecesi, Amerika'ya dönmeye hazırlanan kuzenlerle veda yemeğinde buluşalım, biraz da gecenin tadını çıkaralım dedik.
İlk adres Nişantaşı oldu.
AVM'lerin insanı boğan, esir eden ruhuna inat; bu şehirde iyi ki Nişantaşı var diyorum her zaman. Keşke üç-beş Nişantaşı daha olsa İstanbul'da.
Cumartesi akşamı Nişantaşı kelimenin tam anlamıyla yıkılıyordu.
Cadde kenarındaki masalar, özgürleşmiş insan ruhu, hafif müzik, sohbet, şıklık, güzellik...

KİM BU ŞANSLI KADIN?
Gecenin finalinde "Haydi Boğaz'a inelim" dedik. Ama Nişantaşı trafiği kilit olmuş durumda. Aralardan kaçıp bir saatte Ortaköy'e ulaştık.
Reina'nın önüne geldiğimizde yaz mevsiminin başladığını görmüş olduk.
Kalabalık, trafik... Herkes bir yere ulaşmaya çalışıyor.
Ve Reina... Boğaz'ın incisi ve bence İstanbul'un gözbebeği Reina her zamanki kalabalığında!
Hava insanı ürpertse de kimin umurunda.
Kadınlar süper minileri, sırt dekolteleri ile İstanbul gecelerine ateş pompalıyor. Müziğin ritmi arttıkça coşku artıyor. Yerliyabancı yüzlerce insan dans ediyor.
Ve gecenin şovu: Bir anda Boğaz Köprüsü'nün alt zemininde 'Aşkım seni çok seviyorum' yazıları geçmeye başlıyor. Bütün bakışlar köprüye çevriliyor, İstanbul bu aşka şahit oluyor. "Herkes bu yazıyı kim yazdırdı?"nın yanıtını bulmaya çalışıyor ama o kalabalıkta şanslı kadını ve aşık erkeği bulmak mümkün değil.
Saat 02.00'ye doğru Reina'dan çıkarken, içeri girmeye çalışan kalabalığın arasında ezilme tehlikesi yaşadım. O saatte Boğaz trafiği kilit.
Bu şehir bu trafiği nasıl kaldıracak, nasıl nefes alacak belli değil?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA