Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- SMS: ONCEL yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
- BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
- 'Simay' aslında her yerde
- I love you!
'Simay' aslında her yerde
'Kuzey Güney' ilk başladığında yapılan "Bu dizi 'Zengin Yoksul'dan apartma yeaa!" küçümsemesini ve tartışmasını manasız bulanlardandım.
Televizyona yapılan bu tür işlere harcanan emeğe saygım sonsuz ama sonuçta beyaz cam eğlencelik, çerez işler platformudur ve öyle tartışmalara neden olacak kadar ciddiye almaya gerek de yoktur.
Bu yapımlardan parayı kamyonla kaldıranlar ciddiye alsın tamam da, biz izleyicilerin kendini yıpratması ne manadır?
Bazen ben dahil boşa konuşuyoruz yani...
Beğendiysen, TV karşısında oyalanıyorsan; izle, geç işte...
Yok; 'hikaye oradan arak', 'buradan çalıntı'...
Ya ne olacaktı? Senede kaç dizi çekiliyor bu memlekette?
Her birine özgün hikaye bulmak kolay mı?
Ayrıca yıllar önce bu ülkede sevilmiş, tutulmuş, hatta hastası olunmuş bir yapımın uyarlamasını çekmek kimin aklıysa, helal olsun.
Bu da bir tür yaratıcılık.
GURURA İHTİYACI YOK
Neyse geçelim bu mevzuyu da biz şu 'Simay' meselesine gelelim.
Diziyi izleyenlerin büyük bir kısımının bir kaşık suda boğmak istediği bir karakter 'Simay'.
Taşradan büyük şehre gelmiş, tutunmaya çalışan, bunun en kısa yolunu da bir adama yamanıp kapağı evlilik kurumuna atmak olarak gören bir hatun kişi.
Kendisine yufka yürekli birini bulup allem ediyor kallem ediyor ve sonunda binbir entrikayla nikah masasından mutlu ayrılan taraf oluyor.
Bu arada evlendiği adam onu sevmiyormuş, istemiyormuş, evlenmeye mecbur kalmışmış; ne gam!
Kocasının ailesi tarafından istenmeyen gelin ilan edilmek bile onu bozmuyor.
Bir hedefi var ve o hedefe ulaşmak için onur, gurur en ihtiyacı olmayan şeyler.
Ve ben eminim ki hepimizin tanık olduğu bir veya birkaç 'Simay' hikayesi var çevremizde.
Hafızamı çok da zorlamadan şöyle bir düşündüğümde, hemen iki tanesi geldi mesela aklıma. Fazlası da çıkabilir!
Bu kadınlar hedefe koydukları adamın hayatına zorla, kanırtarak, yalvararak, 24 saat ağlayıp kendilerini acındırarak giriyorlar.
Adamlar önce epey bir zaman bu taarruza karşı koyuyorlar. Önce ciddiye almıyorlar, hatta küçümsüyorlar.
O sırada başka ve ciddi ilişkiler yaşayıp araya burnunu sokan bu tiplere parazit muamelesi yapıyorlar.
Çevrelerindeki insanlar, hatta sevgilileri de bu kadınlardan haberdar oluyor. Çünkü o 'Simaylar'ın kendilerini saklamak gibi çabaları olmuyor.
Dediğim gibi onur ve gurur onlar için anlamsız harf dizinleri.
TORPİDO GİBİLER...
Hiç vazgeçmiyorlar. "Sen başkasıyla berabersin ama eninde sonunda bana geleceksin" demekten hiç vazgeçmiyorlar.
Karşılarındaki adamın onlarla alay etmesi, küçümsemesi, yok sayması onlar için hiç önemli değil.
Hedefe kilitlenen torpido onlar.
Ve benim gördüğüm örneklerde de, inanılmaz ama, kazanan taraf 'Simay' oluyor. (Neyi kazandığını hiç tartışmayalım şimdi. ) Yıllarca onları yok sayan, "Yazık abi, bu kız da bana çok aşık ama salağın teki, acıyorum haline, ondan görüşüyorum" dedikleri kadınlarla gün geliyor, gidip evleniyorlar.
Hatta 'Kuzey'in aksine, üstüne aşık falan da oluyorlar.
Bunun psikolojik bir nedeni vardır belki.
Seni koşulsuz, şartsız, sınırsız seven, her halinle kabul eden; kabul etmek ne kelime, kaşına gözüne tapan, hayatını sana adayan bir insanı bulunca 'hayır' demek bir yere kadar mümkün oluyordur belki.
Beni böyle seveni bir daha bulamam diyordur belki o adamlar.
Aman işte lafı uzatmayalım her ne oluyorsa, dedim ya etrafımızda var hep o 'Simaylar'.
Kendi adıma söyleyeyim; ben hiç kızmıyorum bu tip kadınlara.
Eh adamlar o kadar şapşalsa..!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın