YASEMİN TAŞKIN1.5 yıl hapis cezası yüzünden Türkiye'ye iadesi kabul edilen Ekinci'nin avukatı Luigi Esposito, gıyabında yargılandığı için müvekkilinin tazminat alabileceğini öne sürüyor
Uçak kaçıran Hakan Ekinci, İtalyan makamlarına teslim olduktan sonra 2 yıl 9 ay hapis yattı. Geçtiğimiz 7 Ağustos'da Türkiye'ye iade edilmesi gereken Ekinci, bu iadeden avukatının açtığı itiraz davası üzerine kıl payı kurtuldu. İtalyan makamları, Türkiye'nin Ekinci hakkında 3 ayrı dolandırıcılık suçundan toplam 1 yıl 6 ay ceza bulunduğu gerekçesi ile yaptığı iade talebini kabul etti. Hakan Ekinci, 6 Ağustos'ta Türkiye'ye iade edilmeyi beklerken hapishanede sinir krizleri geçiriyordu. Ekinci'nin avukatları, son dakikada İtalyan adalet bakanlığına müracaat ederek, iadeye yönelik itiraz davasının sonucunun beklenmesini talep etti. Bu talep kabul gördü ve Ekinci İtalya'da kaldı. Dava, 5 Ekim'de başlayacak. SABAH, hava korsanı Ekinci'nin avukatları Mariangela Spada ve Luigi Esposito ile olayın hukuki boyutlarını da konuştu.
Hakan Ekinci'nin siyasi mülteci olarak kabul edilmesi için başvuruda bulundunuz. Türkiye'ye iadesine itiraz ettiniz, gerekçeleriniz neler? Luigi Esposito: Türkiye'nin İtalyan Adalet Bakanlığı'na yaptığı başvuruda iade için gerekçe olarak gösterdiği ve dolandırıcılık nedeniyle verilmiş 3 ayrı cezanın gerçek neden olduğunu düşünmüyoruz. Ekinci, İtalya'da Brindisi'de yakalandıktan sonra Türk Adalet Bakanı Çiçek de, Hakan'ın asker kaçağı olduğunu söyledi. Ancak Türkiye yaptığı iade talebinde asker kaçağı olduğunu dile getirmedi. İtalya'dan, Hıristiyan bir asker kaçağı olarak iadesi güç. Hakan, 2004 yılında dini inançları gereği askerliği reddediyor. Bu Türk Askeri Ceza Kanunu'na göre bir suç. Yasaların öngördüğü bir çıkış yolu yok. Vatan hizmeti vermemek, Türkler için bir ihanet.
İtalya'da da kısa bir süre öncesine kadar yasalar bu şekilde idi... Luigi Esposito: Evet, İtalya'da da vicdani retçiler 1970'li yıllara kadar hapis cezasına çarptırılıyorlardı. İtalya'da 1940'lı yıların sonunda ilk vicdani redçiler, dini veya politik nedenle askere gitmek istemediler. Bunun için öngörülen ceza da 2 yıldan 4 yıla kadardı. Yani ucu açık ve tamamen hakimin keyfine kalmış büyük bir ceza limiti yok. Daha sonra da 1972 yılında, dini, ahlaki, felsefi nedenlerle askerlik yapmak istemeyenlere sivil hizmetlerde vatan borcunu ödeme imkânı verilmek istenirken, büyük bir yasal savaş başladı. Ta ki 1998 yılında vicdani retçilik bir hak olarak kabul edilene kadar.
Türkiye'de dolandırıcılık suçundan verilmiş 1 yıl 6 aylık bir ceza var. Bu da iadesi için geçerli bir sebep.. Luigi Esposito: Bu 3 ayrı davanın cezaları Hakan'ın gıyabında verilmiş. Hakan, eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvursaydı Türkiye, "sanıksız dava yürüttüğü ve yargıladığı için" ceza alırdı. İtalya bu konuda çok dikkatli. Çünkü AİHM'de 70'den fazla ceza aldı. Yüzbinlerce euro tazminat ödedi. Ayrıca, İtalya bir mahkumu gıyabında yargılar ceza verirse, İspanya gibi bir ülke de o mahkûmu iade etmez. İtalya, Hakan Ekinci'nin iadesini şarta bağlayabilirdi.
Siz Hakan Ekinci'nin 1 yıl 6 aylık cezası nedeniyle değil, asker kaçağı olduğu için Türkiye'ye dönmediğini ileri sürüyorsunuz... Luigi Esposito: Ekinci, 1 yıl 6 ayı yatmamak için uçak kaçırmış olamaz, İtalya'da uçak kaçırmanın cezası 7 yıl, bu riski göze aldı, yaklaşık 3 sene hapis yattı. İtalya'ya sadece 1 yıl 6 ayı yatmamak için gelmedi. Yakalandığında İstanbul Valisi de "Hakan asker kaçağı" dedi. Arnavutluk'tan Türkiye Büyükelçiliği'nden alınan belgede de "Asker" yazıyor.
Türkiye'ye iadesi hangi şartlarda gerçekleşmeli? Luigi Esposito: Türkiye'ye iadesi halinde asker kaçağı olarak cezai takibe alınmayacağının garantisinin verilmesi lazım.
Hakan Ekinci'ye uluslararası koruma verilmedi, sadece insani koruma statüsü tanındı, bu da iadesine engel değil... Luigi Esposito: Biz içişleri bakanlığına bağlı, yabancı göçmenlerin mültecilik statülerine karar veren bölge komisyonlarına başvurduk. Hakan Ekinci'nin problemi komisyona vaftiz belgesini sunamaması, vaftiz olduğu kilise bunu vermiyor. Sadece bir asker kaçağı olarak görülüyor ve uluslararası koruma istiyor. Ancak Hristiyan olarak ayrımcılık gördüğüne inandırmak için elinde delil yok. Bu nedenle komisyon, insani yardım statüsünü Hakan'a tanıdı. Bu şekilde 3 yıllık oturma iznini de aldı. Ama "uluslararası koruma" statüsü kazanmadıkça Türkiye'ye iade edilebilmesi sözkonusu.
İadesi hangi aşamada? Luigi Esposito: Biz Bari mahkemesine itirazda bulunduk, bu mahkemeden uluslararası korumanın verilmesini talep ettik. Bunu elde edersek Hakan'ın iadesi sözkonusu değil. Hakan Ekinci'nin diğer avukatı Mariangela Spada'nın Ekinci'nin hukuki durumu ve geleceği ile ilgili yaptığı açıklama ise daha net ifadeler taşıyor. Sorular ve cevaplar şöyle:
Ekinci'nin davasının hukuki ve insani boyutu ne durumda? Mariangela Spada: Ben Türkiye'de de diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi vicdani retçiliğin yasal hale getirilmesini diliyorum. Umarım Türk Askeri Ceza Kanunu da AB ile uyumlu hale getirilir. Bu değerlendirmeyi Türkiye'nin AB'ye katılmak istediğini bildiğim için yapıyorum . Biz Türkiye'yi bir Avrupa ülkesi olarak görüyoruz.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Münevver cinayetinde yeni itiraflar
Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun firarda olduğu dönemde yardım ve yataklık yapan kişilere yönelik düzenlenen...
Emniyet'in ikinci ismi tutuklandı
İstanbul'da gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonu sonrasında hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin mahkemece serbest...
Baba Garipoğlu ek ifadesinde ne dedi?
Liseli Münevver Karabulut cinayeti kapsamında tutuklu bulunan katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun cezaevindeki babası Nida Garipoğlu,...
Şemdinli'de taciz ateşi
Hakkari Şemdinli'de karakola yapılan taciz ateşinde 1 askerin yaralandığı bildirildi.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'ye geldi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ziyarette bulunduğu Suudi Arabistan'dan THY'ye ait özel uçakla saat 18.15'te Türkiye'ye geldi.
Gül'ü,...
'Arka bahçe'den bir günde beş gözaltı çıktı
Cem Garipoğlu'nu kaçıranların ve saklayanların izini süren polis baba Mehmet Nida Garipoğlu'nun şoförü ve eşi ile Garipoğlu şirketinin satınalma müdürü dahil 5 kişiyi dün gözaltına aldı
Anneden acı haykırış
Mecidiyeköy'de 9 yıl önce boğazı kesilerek öldürülen liseli Çağla Tuğaltay'ın annesi Binnur Tuğaltay, Asayiş Şube Müdürü...
Kollarını kesip 17 mermiyle öldürdüler
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde bir kişi, kolları kesildikten sonra 17 mermiyle vurularak öldürüldü.
Alınan bilgiye göre,...
Şehitlikte basın açıklamasına yasak
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Edirnekapı Şehitliği'nde basın açıklaması, toplantı ve benzeri etkinliklerin yapılmasının yasaklandığını...
Avşar davasında son gelişme
Kürt açılımıyla ilgili konuşan sanatçı Hülya Avşar hakkında "halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği" iddiasıyla soruşturma...
'Son Osmanlı' vefat etti
Osmanlı Hanedanın en kıdemli üyesi Şehzade Ertuğrul Osman Osmanoğlu, yaşlılık ve böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü...
'Telefonda görüşme yapmadık'
Cem Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu'nun, dün gözaltına alınan şoförü Ahmet Batur önceki gün SABAH'a cinayet gecesini...
Gay polis iddiası
Emniyet Genel Müdürlüğü Hukuk İşleri Müşaviri Osman Karakuş, ''polis alımlarında ve disiplin suçlarında uygulanan mevzuatta...
Ermeni açılımı konusu 10 Ekim'de Meclis'te
Başbakan Erdoğan, New York'ta Princeton Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada Ermeni protokolünün milli maçtan iki gün önce 10-11 Ekim'de TBMM'ye getirileceğini söyledi
Çocukluğunu anlattı
Başbakan Erdoğan, Levin Enstitüsü'nde ''Medeniyetler İttifakı'' konulu bir konuşma yaptı.
Polisi böyle karşıladı: Sizi bekliyordum...
Adana'da gözaltına alınıp İstanbul'a getirilen Garipoğlu şirketleri satın alma müdürü Mehmet Karakayalı'nın eşi: Bugün doğum günüydü ve emekli olacaktı. Kocamın olayla bir ilgisi yok
İlk küp uydu uzayda
İTÜ tarafından üretilen Türkiye'nin ilk küp uydusu dün Hindistan'dan uzaya fırlatıldı.
Gül işadamlarını dinledi
Abdullah Gül, Suudi Arabistan Türk Konseyi Batı Bölge temsilcileri ve bazı Türk işadamlarını ayrı ayrı kabul etti.
'Sorguyu kayda alın ki işkenceci demesinler'
İçişleri Bakanı Atalay, bütün polis merkezlerinde sorgulamalarda kamerayla kayıt yapılmasını istedi
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.