İLİŞKİLİ HABERLER
İkinci ihbar mektubu: Cuntayı karartacaklar
Fatura Çiçek'e çıkacak
Sanal mücadele
YAŞ'ta tasfiye planı

İkinci ihbar mektubu: Cuntayı karartacaklar

Başsavcılığa gelen mektupta, suçun Albay Çiçek'in üzerine yıkılması ve yargılama sürecinin komuta kademesine sıçramasının engellenmesi için çalışma yürütüldüğü iddia ediliyor

Türkiye gündemine bomba gibi düşen ihbar mektubu ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın ıslak imzalı orijinalinin ortaya çıkmasından sonra şok bir gelişme daha yaşandı. Ergenekon savcıları, İrticayla Mücadele Eylem Planı'nda ıslak imzası bulunduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile belgelenen Albay Dursun Çiçek'i ifade vermesi için beklerken, dün sabah erken saatlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ikinci ihbar mektubu ulaştı. Son mektupta da ismini gizleyen ihbarcı subay, bu kez belgenin güvenirliğini zayıflatmak için hazırlanan stratejiyi aktardı. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmaya dönük faaliyetleri yansıttı. İkinci mektup, şu hitapla başladı: "Sayın Savcım, ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' belgesinin aslını gönderdim. Belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim." "Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum TSK'yı yıpratmak değildir" diyen ihbarcı subay, niyetini şöyle özetledi: "Amacım, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek suretiyle ülkeme hizmet etmektir." Belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturulduğunu, bundan rahatsızlık duyduğunu belirten ihbar sahibi, tezlerini güçlendirmek için şu ek bilgileri verdi: "... Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın basında yer almasını müteakip, ...' diye başlayan paragrafta 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' yerine 'Bilgi Destek Planı (LAHİ- KA)' ifadesi konularak değerlendirilmesi gerekmektedir... Mektubumda ayrıca, 'Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın ve 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın hazırlanmasında görev alan personeli bir arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya Göktaş'ın sadece 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın hazırlanmasında görev almış olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum."

PSİKOLOJİK HAREKÂT
İhbarcı, "Karargâh içindeki cunta yapılanması, olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıdaki faaliyetleri planlamaktadır" diyerek, şu konulara dikkati çekti:
- Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.
- Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.
- Belgeyi yayınlayan, savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair iknaya çalışmak, ikna olmayanları yıpratmak.
- İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.
- Belgenin içeriğinden çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri içerikten uzaklaştırmak.
İhbarcı subay ayrıca yargı aşamasına ilişkin çarpıcı şu iki tespitte bulundu:
- Orijinal belgeyi Jandarma Kriminal'e gönderip gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.
- Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki (askere sivil yargı yolunu açan yasa) değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek.

kalan karakter 1000

osman0603 osman0603 // ANKARA

Bazı arkadaşların olayı, halen farklı boyutlarda değerlendirme çabaları üzüntü vericidir.
Ülkemin insanına; iftira atmak, karalamak ve suçsuz yere cezalandırılması için plan içinde olanları ihbar etmek her Türk Vatandaşının görevidir.
Bir taraftan entrikalarla hükümeti, masum insanları yoketmek için planlar yapılacak, Sende bu planı deşifre edeni , açığa çıkaranı suçlama gayreti içinde olacaksın. Bu düşüncedeki insanların insanlığından şüphe edilmelidir.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 16:00
celal1299 celal1299

Koskoca Ordumuza bu suskunluk halleri, örtbas çabasını gösteren haberlerle anılmak ve gerekeni yapmada gösterilen acizlik yakışıyor mu? Ordu içinde yasadışı faaliyetler, eylemler varsa bunu temizlemek, hiç kimseye bırakmadan Ordunun kendisine düşer ama bu iradeyi sergileyemeyen görüntüleri gönlümüzdeki Ordumuza hiç yakışmıyor ve yüreğimi kanatıyor. 2000 yıllık bir gelenekten geldiğini bildiğimiz Ordumuz bu 2000 yıllık şanlı tarihinde, çağ açıp çağ kapattığı, yokluklar içinde kurtuluş destanlarını yazdığı bu koca tarihte kendine örnek olarak Yeniçerilerin son dönemini mi bulmuş örnek alacak? Ordumuzu bu kadar küçük düşürmeye kimsenin hakkı yok. Zaten ortaya çıkan bu belgeler de bu rahatsızlık kaynaklı.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 12:25
aziz.mutlu aziz.mutlu // İSTANBUL

Bu haberi okuyan her aklı başındaki insanlardan şunu düşünmesini rica ediyorum.

Tümüyle doğru oldugunu farzetsek bile, böyle saçma sapan bir ön çalışma yapıp üstlerine bilgi olarak sunun bir subaymı bu ülke için zararlı ve ihanet içindedir?

Yoksa bağlı bulundugu kurumun bilgilerini çalıp, el altından maddi manevi kazaç karşılıgı dışarıya pazarlayan, içinde bulundugu kuruma ve çalışma arkadaşlarına "ihanet" içinde olan birisimi daha güvenilir ve ihanet içindedir

Saygılarımla

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 11:26
sguvenc sguvenc // ANKARA

Ancak bu kadar kurgulanabilir. Zaten bu sözde ihbarcı subayın ortaya çıkmayacağının ipuçlarını başbakan vermişti. Şimdi dikkatler dağıtılacak, yaklaşık 15-20 gün sonra da bu sözde ihbarcı kendi geleceğini karartmamak maksadıyla ortaya çıkmayacağını ve şahitlik yapmayacağını beyan edecek. Böylece güzel kurgulanmış bir amerikan filmi de müteakip bölümlere de yol verebilecek şekilde ucu açık olarak bitecek. Ve bizi yönetenler halkımızı kandırabilmek için yeni filmlerin senaryolarını yazmaya başlayacaklar. Bundan sonraki oscar adayı film de muhtemelen 10 Kasım toplantısından sonra mecliste istediklerini elde edemediklerinde yayına girecek. Bunu görmek için stratejist olmaya gerek yok. Ama maalesef halkımız gazetelerde sadece başlıkları okudukça bunu görenlerin de sayısı kısıtlı kalacak.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 09:12
celal1299 celal1299

Sevgili Kardeşim;
Maalesef defalarca asker tarafından müdahalelerde bulunulmuş bir demokrasi tarihimiz ortada dururken, daha 28 Şubat ın soğuğu ensemizdeyken, andıçlar, e_muhtıralar ,lahikalar yaşanmış gerçeklerken neden ve nasıl ortaya çıkan bu belgelerin kurgu olduğunu düşünebiliyorsun. Bu belgelerde defalarca yaşanmış hadiseler dışında yeni bir şey yok ki! Asıl film, şu yaşananları hafife alan kitleye setrettiriliyor hem de defalarca. Değilse ne 28 Şubat tan nasibini alanlar, ne Diyarbakır cezaevinde işkence görenler ne asılan Başbakanın yakınları, sevenleri film falan seyretmiyor bizzat acıyı yaşıyor.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 12:46
artea_ares artea_ares // İZMİR

bana kalırsa bu ihbarcı vatandaş yada subay;saklanmamalı elindeki belge gerçekse derhal ilgili makamlara kendini tanıtmalı vetabi o makamlarcada gerçek delillerle türk ulusuna gerekli olan doğrular aktarılmalıdır neden niçin korkarak gizlenip belgeler var denmekte ve bu kişinin kendi kendine deliller karartılma korkusu oluşmaktadır kim yada kimler sunulan belgeleri karartabilir,bir vatandaş olarak şüpheyle izliyorum bakalım sonu hayırlı olur işallah.eğer bu ülkede cumhurriyete karşı irtcai faliyetler varsa tabiki ilgili kurmlar çalışma yapmış olabilir bu heyecan niye?????????

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 08:22
celal1299 celal1299

Neden niçin korkulduğunu Ergenekon iddianamesinde bahsi geçen eylemlere bakarsan görürsün. Ya da Diyarbakır cezaevine girmiş ve çıkmış birisini bulursan Sana anlatsın. Olmadı mesleğinden men edilen Şemdinli Savcısına sor. O da olmadı empati yap; evine birinin silah koyup Seni terörist diye tutukladığını düşün. Ülkemizin hayrını istemek noktasında ortağız ancak, olmadığı halde şartlar üreterek demokrasimize müdahalelerde bulunmayı hiç bir kurum kendisine hak göremez. Daha dün Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı zibidileriyle sergilenmiş olayları yaşayan bir toplumun ferdisin, aç gözlerini biraz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 12:32
sguvenc sguvenc // ANKARA

Şayet bu ihbarcı gerçek olsaydı zaten çıkardı ortaya. Belge gerçek olsa ve bu ihbarcı da gerçek olsa ortaya çıkarak olayın karartılma riskini de ortadan kaldırırdı. Elinde gerçek delili olan gerçek bir kişinin şahitliğini kim nasıl karartabilirdi ki. Bunun kurmaca olduğu her halinden belli olmuyor mu ? Bu ihbarcı hiç çıkmayacak ortaya. Ve sayın savcılar ihbarcının kendisini sakladığını söyleyecekler.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2009 09:56

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
Çevrecilerin geciken zaferi: Önce yol, sonra dava bitti
'Kanadoğlu hakkında gizli soruşturma sürüyor'
Yazıcıoğlu kazası için yeni komisyon
Fethi Çelikbaş, son yolculuğuna uğurlandı
AİHM'den Türkiye'ye 34 bin 700 euro ceza
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol