"Sadece askerle çözemeyiz"

  • yeni haber
  • AA
  • Giriş Saati : 05.02.2010 10:22
    Güncelleme : 05.02.2010 13:06
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Afganistan'ın meselelerinin sadece askeri yollarla çözülemeyeceğini belirterek, ''ISAF ve NATO oraya, Afgan halkının kimliğini, kültürel değerlerini ve geleneklerini değiştirmek için gitmemiştir. Bu gerçek iyi algılanır ve kavranırsa, terörü izole ederek mücadeleyi kazanmak çok daha kolay olur'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, NATO Savunma Bakanları Gayriresmi Toplantıları kapsamında İstanbul Kongre Merkezi Emirgan Salonu'nda düzenlenen ''Kuzey Atlantik Konseyi ve NATO Dışı ISAF Katılımcıları Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, konukları, İstanbul'a gelmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek selamladı ve çalışmalarında başarılar diledi.

Gül, 2004 İstanbul Zirvesinden sonra Türkiye'de yeniden üst düzeyli bir NATO faaliyetine evsahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, bugün, ISAF harekatına katkı sağlayan ittifak harici ülkelerin savunma bakanlarının da iştirakiyle düzenlenen bu oturuma özel önem atfettiğini
söyledi.

Buluşmanın, her şeyden önce, zamanlaması bakımından anlamlı olduğunu belirten Gül, İstanbul'da Ocak ayının son haftasında iki mühim zirveye evsahipliği yaptığını anımsattı.

İstanbul'da, 25 Ocakta ''4. Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesini'' düzenlendiklerini kaydeden Gül, üçlü zirvede, genelkurmay başkanlıkları ile istihbarat teşkilatlarının da katılımıyla tüm ilgili kurumların birlikte çalışabilecekleri bir ortamın tesis edilmesine ve bu sürecin kurumsallaşmasına bilhassa özen gösterdiklerini anlattı.

Zirve sırasında üzerinde özellikle durdukları bir diğer işbirliği alanını da eğitimin oluşturduğunu ifade eden Gül, ''Bu çerçevede, zirve öncesinde Ankara'da gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlıkları toplantısının sonuçlarını gözden geçirdik ve insan sermayesine atfettiğimiz büyük önemi vurguladık''
dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, üçlü zirvenin hemen ardından 26 Ocakta Afganistan, komşuları ile bazı gözlemci ülkelerin ve kuruluşların katılımıyla gerçekleştirilen ''Asya'nın Kalbinde Dostluk ve İşbirliği İstanbul Zirvesi''ni düzenlendiklerini belirterek, bu toplantıları, ''Londra Konferansı''nın takip ettiğini söyledi.
Gül, ''Tüm bu üst düzeyli buluşmaların tamamlayıcı bir nitelik taşıdığına ve Afgan kardeşlerimizin daha müreffeh yarınlara kavuşmasına yönelik irademizin açık birer göstergesi olduğuna samimiyetle inanıyorum'' diye konuştu.

AFGAN ASKERLERİNİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

NATO'nun, ISAF harekatı ve geçen sene 60. yıl dönümü zirvesinde alınan kararla faaliyete geçen Eğitim Misyonu (NTM-A) vasıtasıyla Afganistan'da devam eden mevcudiyetinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Afganistan'da, uluslararası camia olarak el birliği içinde terörizmle, aşırıcılıkla, silah ve insan ticaretiyle, örgütlü suçlarla mücadele etmeyi sürdürmemiz gerekmektedir. Bunu yaparken, kanaatimce, en önemli görevimiz ve önceliğimiz, kendi ülkelerini koruyabildiklerini, yiğitlik ve fedakarlıklarını bütün tarih boyunca ispat etmiş olan Afgan askerlerinin eğitim ve donanımlarının mümkün olan en üst seviyeye ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde; hem bugünkü mücadelenin kazanılması bakımından çok büyük aşama kaydetmiş olacak, hem de yabancı askeri güçlerin eninde sonunda bir gün ayrılacakları Afganistan'dan çıkışları kolaylaşacak, geride sağlam bir güvenlik yapısı, barış, huzur ve istikrarı temin edilmiş bir ülke bırakılacaktır.''

AFGANİSTAN'A DAHA İYİ BİR GELECEK İÇİN

Cumhurbaşkanı Gül, dost ve kardeş Afgan halkına daha iyi bir gelecek sunmak gayesiyle fedakarca üstlendikleri kolektif sorumluluğun vazgeçilmez bir niteliği bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:
''Ancak, yine her zaman ifade ettiğim üzere, samimiyetle kabul etmemiz gereken bir diğer gerçek de şudur: Afganistan'ın meselelerini sadece askeri yollarla çözemeyiz. Neticede, yabancı askeri güçler bir gün Afganistan'dan ayrılacaklar. Geride tarumar olmuş bir ülke değil, tüm kurumlarıyla ayakta durabilen, işleyen bir ülke bırakmalılar. Afganistan'ın Afgan halkına ait olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız ve bunu her daim Afgan halkına da göstermeliyiz. Zira, ISAF ve NATO oraya, Afgan halkının kimliğini, kültürel değerlerini ve geleneklerini değiştirmek için gitmemiştir. Bu gerçek iyi algılanır ve kavranırsa, terörü izole ederek mücadeleyi kazanmak çok daha kolay olur.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 40'tan fazla ülke Afganistan'a asker gönderebiliyorsa, Afganistan'a daha fazla yeni okul, hastane ve yol da inşa edebileceklerini belirterek, ''Böylece sadece Afgan halkının güvenliğini sağlamakla yetinmeyerek, her bir Afgan kardeşimizin zihnini ve kalbini de kazanabiliriz'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, ''Kuzey Atlantik Konseyi ve NATO Dışı ISAF Katılımcıları Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, Afganistan'ın başarısının, sadece Afganistan için değil, tüm bölgenin huzuru, istikrarı ve refahı bakımından elzem olduğunu vurguladı.

Afganistan'ın başarısı için de bölgesel sahiplenme hissiyatının kuvvetlendirilmesi, bölge ülkelerinin işbirliğine teşviki, Afgan halkının zihninin ve kalbinin kazanılması ve böylece bölgesel düzeyde pozitif bir sinerji oluşturulması gereğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Gül, ''Bu anlayışla; Afganistan'a gerekli ekonomik desteğin verilmesinin, Afganistan'ın geleceğini inşa edecek çocukların en iyi eğitim imkanlarıyla donatılmasının ve Afgan kardeşlerimizin kalkınma hamlelerine güçlü bir şekilde yardımcı olunmasının uluslararası toplumun en mühim ortak sorumluluğunu teşkil ettiği kanaatindeyim'' diye konuştu.

Gül, halihazırda ISAF bünyesinde 40'ı aşkın ülkenin, 85 bine yakın askerinin görev yaptığını anımsatarak, bu rakamın gelecek dönemde artırılmasının söz konusu olduğunu ve Türkiye'nin de 1755 askerle Afganistan'ın güvenliğine katkıda bulunduğunu kaydetti.Afganistan'daki meseleleri yalnızca askeri bir bakış açısıyla çözmenin mümkün olmadığını vurgulayan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü o zaman, Afganistan'ı belirli bölgelerinde farklı ülkelere ait askeri birliklerin konuşlu olduğu bir 'harita' olarak görürüz. Oysa Afganistan, zengin tarihiyle, binlerce senelik kültür mirasıyla, coğrafi ve siyasi konumuyla, ekonomik potansiyeliyle Asya'nın kalbidir. Afganistan edebiyattır, güzel sanatlardır, müziktir, Gazneli Mahmut'tur, Ali Şir Nevai'dir, Mevlana'dır. Tarihe mal olmuş bu şahsiyetlerin hepsi Afganistan'ın evrensel kültüre armağanlarıdır.''

''15 MİLYON ÇOCUĞU GELECEĞE HAZIRLAMAK''

Cumhurbaşkanı Gül, Afganistan'da konuşlu asker sayısından daha önemli ve büyük bir dikkatle hatırda tutulması gereken başka rakamların da bulunduğuna işaret ederek, Afganistan'ın 650 bin kilometre kareyi kapsayan, yaklaşık 30 milyonluk nüfusuyla büyük bir ülke olduğunu ve nüfusunun neredeyse yarısının 14 yaşın altında bulunduğunu söyledi.

Bunun da Afganistan'da yaklaşık 15 milyon kız ve erkek çocuğunun uluslararası toplumdan sadece daha fazla güvenlik değil, aynı zamanda daha fazla eğitim, sağlık hizmeti ve istihdam imkanı beklediğinin göstergesi olduğunu kaydeden Gül, ''15 milyon erkek ve kız çocuğunu geleceğe hazırlamak için okutmamız gerekmektedir. Okullarına asfaltlanmış yollardan gitmelerini temin etmemiz gerekmektedir. Yarının Afganistanını inşa edebilmeleri için bugünün dünyasını anlamalarını ve kavramalarını sağlamamız gerekmektedir'' diye konuştu.

Gül, bu tespitten hareketle, Türkiye'nin, uzun yıllardır, Afganistan'a yönelik eğitim çabalarına büyük önem verdiğini ifade ederek, yaklaşık 65 bin Afgan çocuk ve gencinin Türkiye tarafından inşa edilen veya onarılan okullarda eğitim gördüğünü bildirdi.

Büyük önem vererek açtıkları kız liselerinde de bugüne kadar binlerce kız öğrencinin eğitim aldığını kaydeden Gül, bütün bu gayretleri, kızların sokağa çıkmakta dahi zorluklarla karşılaşabildikleri bir ortamdan bugünlere gelebilmek için gerçekleştirdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sözlerini şöyle tamamladı:''Bu örnekleri artırmamız tabii ki mümkündür. 40'tan fazla ülke Afganistan'a asker gönderebiliyorsa, Afganistan'da daha fazla yeni okul, daha fazla yeni hastane, daha fazla yeni yol da inşa edebilirler. Böylece, sadece Afgan halkının güvenliğini sağlamakla yetinmeyerek, her bir Afgan kardeşimizin zihnini ve kalbini de kazanabiliriz. Hem de teröristlerle halk arasına güçlü bir set çekmiş oluruz. Türkiye olarak, Afganistan'a destek vermeye devam edeceğiz. Dost ve kardeş Afgan halkını kaderine terk etmeyeceğiz.''

kalan karakter 460

muhammet24 muhammet24 // ERZİNCAN

Silahla kaba kuvetle hiç brsey cözülmemiş sadece püskürtülümüş korku verilmiş ama diyalogla hersey cözülmüşdür farkındalıgımızı farkına varmış oldugumuz anlamışız bazen nekadar y ön yargılı bakdıgımız görmüşüzdür o yüzden Cumhurbaşkanım dogru söylüyor

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 29.04.2010 12:34

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
Kürtçe isim Hêvi'ye, AİHM freni
Gerilla sözüne beraat kararı
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol