undefined

Dönüm noktası Köşk'teki zirve

Genelkurmay'ın "İrtica Eylem Planı gerçek" ve "Balyoz Planı darbedir" açıklamalarını aydınlar yorumladı: Aklıselim galip geldi. Köşk'teki üçlü zirve dönüm noktası oldu

Genelkurmay Başkanlığı'nın "İrtica Eylem Planı"nın gerçek olduğuna dair yeni deliller elde edildiğini açıklaması ve "Balyoz Planı" ile ilgili olarak hazırlanan 32 sayfalık askeri bilirkişi raporunda, "Belgeler gerçek ise bu bir darbe planıdır" denilmesi, uzmanlar ve aydınlar tarafından yeni sürecin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Ortak görüş, yaşananların Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen üçlü zirvenin sonucu olduğu...

Mehmet Ali Kışlalı / Gazeteci
Asker tavrını net biçimde ortaya koyuyor

GENELKURMAY Başkanı İlker Başbuğ, Ergenekon soruşturmasının başından beri, darbe veya yasadışı olaylara karışanları bünyelerinde barındırmayacaklarını ifade ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, yaptığı araştırmalar sonucunda ciddi bir şeyler gördüğü takdirde bununla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendiriyor. Son açıklamaları bunun bir sonucu olarak görüyorum. Genelkurmay, böylesine açık bir tavır ortaya koyarken de gözaltına alınan ve tutuklanan yüksek rütbeli subaylarla ilgili gerekli hassasiyet gösterilmeli.

Prof. Dr. Doğu Ergil / Ankara Üniversitesi
TSK, korumak yerine cezalandıracak

BAŞBAKAN ile Genelkurmay Başkanı yuvarlak masa etrafında oturduğunda, uzlaşma için bir araya gelmiş, iki farklı aktörün temsilcisi sanırsınız. Halbuki biri yürütmenin başında, diğeri de yürütmenin alt organı olan bir birimin başkanı. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı, kendi yetki alanlarında sorunu çözmeye karar verdiler. Yapılan zirvede sorunların çözülmesi konusunda mutabık kalındığı anlaşılıyor. TSK içinde darbe planları yapanların korunması yerine bunların cezalandırılması yoluna gidilecek. Aklıselim galip geldi. Kurumlar kendilerine düşen sorumluluğu yerine getirip kendi yetki alanlarına çekilmeye karar verdi.

Doç. Dr. Sedat Laçiner / USAK Bşk.
Genelkurmay da sürecin bir parçası haline geldi artık

ERGENEKON'UN başından beri baktığımızda Genelkurmay Başkanlığı'nın, soruşturmaya yardımcı olmamakla birlikte, büyük bir engel de çıkartmadığını görüyoruz. Bu tavrı 2007'de Erdoğan ile Büyükanıt arasında gerçekleşen Dolmabahçe zirvesinden bu yana gözlemlemek mümkün aslında. Genelkurmay sürecin parçası olma yolunda ilerliyor. 1 Mart bir milat kabul edilebilir mi bilmiyorum ama Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Orgeneral İlker Başbuğ'un arasında geçen hafta gerçekleşen üçlü zirve bir dönüm noktası olarak görülebilir. Bu üçlü zirve de bir Dolmabahçe zirvesi olarak kabul edilebilir. Bu toplantının ardından Jandarma Kriminal ve Balyoz Darbe Planı ile ilgili hazırlanan askeri bilirkişi raporu, bu sürecin bir parçası olarak görülebilir.

Ertuğrul Kürkçü / Yazar
Hükümet ile TSK ilişkisi restore oldu

GENELKURMAY, bu tartışma ortaya çıktığında bir açık kapı bırakmıştı zaten. O zaman edilen lafların, tavırların sertliğinin, bir hakikati ifade etmekten çok TSK içindeki bu darbe ekibiyle çatışmayı asgariye indirmek ve onları yönetmek bakımından başvurulmuş bir retorik olduğunu anlıyoruz. Mayıs 2007'den bu yana Silahlı Kuvvetler'le hükümetin mutabakat halinde çalıştığını düşünüyorum.

Mehmet Altan / Gazeteci-yazar
Tepki geldi asker top çeviriyor

BENİM ölçüm Genelkurmay değil. Ben bunun doğru olduğunu o gün de biliyordum. Ama o gün onu açıklayanlara saldıranlar, hakaretler yağdıran Ergenekoncular yerli yerinde duruyor. Niye Genelkurmay'ın açıklaması esas oluyor?.. Baktılar ki Türkiye'de muazzam bir tepki var, top çevirerek ayrıcalıklı konumunu korumak istiyor.

Nazlı Ilıcak / SABAH yazarı
Türkiye, son derece garip bir durumda

BİR yandan ıslak imzalı belge, dolayısıyla Birinci Ordu Komutanı Hasan Iğsız, bir anlamda iddiaların muhatabı. Çünkü o belgede bu talimatın Dursun Çiçek'e Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız tarafından verildiği hususu vardı. O zaman Genelkurmay İkinci Başkanıydı şimdi Birinci Ordu Komutanı oldu. Öte yandan Üçüncü Ordu Komutanı Saldıray Berk de o ıslak imza doğrultusunda Erzincan'da başlatılan bir faaliyetin parçası hatta baş sorumlusu gibi gösteriliyor. Türkiye son derece garip bir durumda.

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan
Pek çok kurum için bir yıpranma sürecindeyiz

YAŞADIĞIMIZ sürecin yalnızca ordu açısından değil, yargı, Meclis, siyaset, polis gibi birçok kurumu da kapsayan bir yıpranma süreci olduğunu düşünüyorum. Bugünkü noktada bana kalırsa toplumun belirli bir kesimini rahatsız eden "ordu vesayeti" algısının yerine "tek parti vesayeti" algısı geçiyor ki, bu zorluklarla ayakta tuttuğumuz demokrasimiz açısından ciddi bir psikolojik tehdit demektir. Kaldı ki, algının gerçekle örtüşmesi de gerekmez, önemli olan bu algının yayılmasıdır. Sürecin iyi yönetildiğini düşünmüyorum.


Etiketler :

kalan karakter 460

muhammet24 muhammet24 // ERZİNCAN

Bu üçlüyü bir arada görmek güzel.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 29.04.2010 22:36
esatcan esatcan // İSTANBUL

çevir kazı yanmasın

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 03.03.2010 08:41

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
İlticacı hakime 65 yıl istendi
Sokak çocuklarına silah taşıtmışlar
Londra'dan 'Balyoz' açıklaması
Silahlı Kuvvetler'de 'vekalet' dönemi
Çetin Doğan'ın tutukluluğuna itiraz
İntihar eden erin ailesine 17 bin euro
Savcının yorumu: vahim senaryo
Haber turu
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol