"Baykal'ın salonu" dar geldi
Atatürk Spor Salonu, CHP'nin 33'üncü Olağan Büyük Kurultayı için çok önceden ayarlanmış. CHP'nin tek genel başkan adayının Deniz Baykal olacağı ve yoğun ilgi olmayacağı düşünülerek büyük bir salon tutulmamış. Yani son iki haftada CHP'de yaşanan 'olağanüstü' durum hiç hesaba katılmamış. Kurultay salonuna, basın mensupları için parti tarafından hazırlanan özel kartlarla giriyoruz. Salonun etrafında dolaşırken, polis kordonunun arkasında binlerce insanın içeri girmek için birbirini itip kaktığını görüyoruz. Salon inanılmaz kalabalık. Koltuklarda neredeyse ikişer kişi oturan partililer, aralardaki boşluklarda, ayakta yer kapma yarışı içinde olanlar, ezilme tehlikesi geçirenler... 800 gazeteci için akreditasyon yapılmış. Basın mensupları için ayrılan yerleri, sabah erken gelenler kapmış. Sonradan gelen gazeteciler, kongreyi saatlerce ayakta izliyor.
Salonun küçük olmasının, insanları birbirine kaynaştırma gibi bir fonksiyonu olduğu düşünülebilir. Ama böylesine önemli bir kongrede, hayati bazı konuların göz ardı edilmesi yanlıştı. Örneğin, bir vatandaş, kongrenin ilk dakikalarında aşırı izdiham yüzünden fenalaştı. Ambulans görevlilerinin, salonun ortasındaki hastaya ulaşması, onu salondan çıkarabilmesi 15 dakika sürdü.
En ciddi izdiham, Kemal Kılıçdaroğlu salona girdiği sırada yaşanıyor. Kapalı salonun içinde, delegelerin müthiş tezahüratı eşliğinde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşünü tamamlayamadan, bir grup partili tarafından çekiştirilerek tribüne alınıyor. Delegeler tarafından havaya kaldırılarak uçarcasına tribüne çekilen Kılıçdaroğlu, bir partilinin yanına oturuyor. Kılıçdaroğlu ile CHP'nin önde gelenleri, kongreyi buradan, delegelerin arasından izlemeyi tercih ediyor.
ECEVİT'E BÜYÜK ALKIŞ
Salona geldiği anons edilen misafirler arasında en çok alkışı iki kişi alıyor. Biri genel başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri Rahşan Ecevit. Fotoğrafı Atatürk'le yan yana konulan eski genel başkan Deniz Baykal'ın adı her geçtiğinde, salondaki alkışların çok coşkulu olmaması dikkatlerden kaçmıyor. Konuşmacıların tamamı, mutlaka Deniz Baykal'dan bahsediyor, ona karşı çirkin bir komplo kurulduğundan bahsediliyor. Konuşmacıların, son iki haftadır CHP'deki fırtınalı günlerin en etkin isimlerinden biri olan Önder Sav'dan da "Önder Abi" diye bahsetmeleri dikkati çekiyor.
Salonun küçük olmasının, insanları birbirine kaynaştırma gibi bir fonksiyonu olduğu düşünülebilir. Ama böylesine önemli bir kongrede, hayati bazı konuların göz ardı edilmesi yanlıştı. Örneğin, bir vatandaş, kongrenin ilk dakikalarında aşırı izdiham yüzünden fenalaştı. Ambulans görevlilerinin, salonun ortasındaki hastaya ulaşması, onu salondan çıkarabilmesi 15 dakika sürdü.
En ciddi izdiham, Kemal Kılıçdaroğlu salona girdiği sırada yaşanıyor. Kapalı salonun içinde, delegelerin müthiş tezahüratı eşliğinde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşünü tamamlayamadan, bir grup partili tarafından çekiştirilerek tribüne alınıyor. Delegeler tarafından havaya kaldırılarak uçarcasına tribüne çekilen Kılıçdaroğlu, bir partilinin yanına oturuyor. Kılıçdaroğlu ile CHP'nin önde gelenleri, kongreyi buradan, delegelerin arasından izlemeyi tercih ediyor.
ECEVİT'E BÜYÜK ALKIŞ
Salona geldiği anons edilen misafirler arasında en çok alkışı iki kişi alıyor. Biri genel başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri Rahşan Ecevit. Fotoğrafı Atatürk'le yan yana konulan eski genel başkan Deniz Baykal'ın adı her geçtiğinde, salondaki alkışların çok coşkulu olmaması dikkatlerden kaçmıyor. Konuşmacıların tamamı, mutlaka Deniz Baykal'dan bahsediyor, ona karşı çirkin bir komplo kurulduğundan bahsediliyor. Konuşmacıların, son iki haftadır CHP'deki fırtınalı günlerin en etkin isimlerinden biri olan Önder Sav'dan da "Önder Abi" diye bahsetmeleri dikkati çekiyor.