2 mahkeme, 2 karar

Anayasa Mahkemesi, siyasilerin milli irade gaspı olarak değerlendirdiği bir karara imza atarken AİHM, gurbetçilerin yaşadıkları ülkelerde oy kullanabilmesinin yolunu açtı

Anayasa Mahkemesi'nin MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından bile milli irade gaspı olarak değerlendirilen son kararı Ankara'yı ayağa kaldırırken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) verdiği bir karar, seçmenin demokratik gücünü teminat altına aldı. AİHM, yurtdışında yaşayan vatandaşların sadece ülkelerine giderek oy kullanabilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu sonucuna vardı. Karar, yurtdışındaki Türklerin, yaşadıkları ülkelerde Türkiye'deki seçimlerde oy kullanabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Hukukçulara göre AİHM ve Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlar iki mahkeme arasındaki bakış açısı farkını ortaya koyuyor. Buna göre AİHM, tek bir seçmenin bile oyunu önemserken, Anayasa Mahkemesi şekil yönünden incelemesi gereken anayasa değişikliğini, kendi geliştirdiği yorumla özüne dokunup iptal ederek halkın iradesine ipotek koyuyor ve milli iradeyi ikinci plana itiyor. Anayasa Mahkemesi'nin, ilk türban düzenlemesi olarak bilinen ve anayasanın 10 ve 42. maddelerini değiştiren düzenlemede de esasa girerek anayasa değişikliğini iptal etttiğini hatırlatan hukukçular erkler ayrılığı ilkesine aykırı olan bu yaklaşımı "yetki aşımı" olarak yorumluyor.

'BU BİR YETKİ GASPIDIR'
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından da "yetki gaspı" olarak değerlendirildi. "Anayasa Mahkemesi kendini Meclis yerine koydu" diyen Şahin, "Bu bir yetki gaspıdır" tespitinde bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada anayasayı değiştirme yetkisinin yalnızca milletin temsilcilerine tanındığını belirten Şahin şöyle dedi: "Bu yetki mutlak, paylaşılamayan ve devredilemeyen bir yetkidir. Meclisin milli iradeden aldığı bu yetkisi üzerinde vesayet oluşturabilecek bir anlayış kabul edilemez. Ne yürütme organı ne herhangi bir siyasal parti ne de cumhuriyetimizin herhangi bir kurumu, anayasa değişikliğini isteme yetkisiyle donatılmamıştır. Bu milletvekillerine tanınmış bir haktır. Erkler anayasadan doğan haklarını kullanırken, kendilerini başka bir erk yerine koyamaz ve olmayan yetkiyi kullanamaz. Kararı demokraside zafiyet sorunu yaratacak bir uygulamadır. Çünkü bu, düz bir anayasa ihlali değil, yalnızca milletvekillerine tanınan anayasa değiştirme yetkisinin bizzat özüne müdahaledir. Parlamentomuz itibarını ve halktan alınan temsil yetkisini aşındıracak girişimlere karşı hukukunu koruyacaktır." AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Anayasa Mahkemesi'nin, ''onaylanması mümkün olmayan yanlış bir kararın altına imzasını koyduğunu'' savundu. Kılıç, ''Bizim beklentimiz, başlangıçta bu başvuruyu kabul etmemesi noktasındaydı. Kabul ettikten sonra da kesinlikle şekil denetiminin dışına çıkmama beklentimiz vardı ama maalesef Anayasa Mahkemesi, demokrasi ve hukuk diyen çevrelerin beklentilerine cevap verememiştir" dedi.

MUHALEFETTEN TEPKİ

MHP lideri Devlet Bahçeli de Anayasa Mahkemesi'nin anayasada belirtilen yetkilerinin dışına çıkarak karar verdiğini savundu. Kararı "siyasi" olarak yorumlayan Bahçeli, "Anayasa Mahkemesi de anayasada belirlenen çerçevenin dışına çıkarak anayasa değişikliklerinin özüne ve esasına girmiş, yetkisini aşan siyasi bir karar vermiştir. Yürütmenin siyasi ve ahlaki meşruiyet sınırlarını ayaklar altına alması da, anayasal yargının yetki gaspı yapması da doğal değildir, anlaşılabilir ve kabul edilebilir değildir" dedi. Anayasa Mahkemesi'ni eleştirmekle birlikte Bahçeli, AK Parti'nin "gizli emellerinin" eseri olduğunu savunduğu anayasa değişikliğine referandumda "Hayır" denmesi için çalışacaklarını da belirtti. Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!