Erdoğan Balıkesir'de konuştu
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ben bugüne kadar çok kesin konuştum, 'Eğer partim genel seçimlerde ikinci olursa genel başkanlığı bırakırım' dedim. 'Yüreğiniz yetiyorsa, cesaretiniz varsa, siz de açıklayın' dedim onlara. Hiçbirisi açıklamadı. Çünkü bunlara koltuk rahat geliyor, rahat. Bırakamazlar, bırakamıyorlar' dedi.
Erdoğan, Kuvayi Milliye Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün iktidarı, muhalefeti yaptıkları ile anlatmaya gelmediğini, halk oylamasını konuşmak için vatandaşlarla bir araya geldiğini söyledi.
Alandakilere ''Darbe Anayasası mı, milletin Anayasası mı?'' diye soran Erdoğan, ''Evet'' yanıtını alınca, ''Bu milletin neden AK Parti'yi tercih ettiğini anlamak istiyorsa, CHP gidip başka yerlerde işbirlikçiler aramasın, kendisine baksın, kendisine'' dedi.
CHP'nin yaptığı muhalefeti 'dostlar başına' olarak nitelendiren Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bunlar bu kafayla devam etikleri sürece asla ve asla tek başına iktidar olamazlar. Şimdi çıkmış diyor ki, 'Oylarımda anlamlı bir artış olmazsa genel başkanlıktan çekilirim'. Peki anlamlı ne demek, ölçüsü ne, birimi ne? Bunun cevabı yok. Tek başına iktidar olmak gibi bir hedef ortaya koyamıyorsun. Birinci parti olma gibi bir hedefi önüne koyamıyorsun. Neymiş, oylarında artış olursa başarılı sayılırmış.
Balıkesir'in tirit yemeği meşhurdur. Ben Balıkesirli hanım kardeşlerime soruyorum. Bunlar sade suya tirit doğramaya çalışıyorlar. Ben bugüne kadar çok kesin konuştum, 'Eğer partim genel seçimlerde ikinci olursa genel başkanlığı bırakırım' dedim. 'Yüreğiniz yetiyorsa, cesaretiniz varsa, siz de açıklayın' dedim onlara. Hiçbirisi açıklamadı. Çünkü bunlara koltuk rahat geliyor, rahat. Bırakamazlar, bırakamıyorlar.''
Erdoğan, Kuvayi Milliye Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün iktidarı, muhalefeti yaptıkları ile anlatmaya gelmediğini, halk oylamasını konuşmak için vatandaşlarla bir araya geldiğini söyledi.
Alandakilere ''Darbe Anayasası mı, milletin Anayasası mı?'' diye soran Erdoğan, ''Evet'' yanıtını alınca, ''Bu milletin neden AK Parti'yi tercih ettiğini anlamak istiyorsa, CHP gidip başka yerlerde işbirlikçiler aramasın, kendisine baksın, kendisine'' dedi.
CHP'nin yaptığı muhalefeti 'dostlar başına' olarak nitelendiren Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bunlar bu kafayla devam etikleri sürece asla ve asla tek başına iktidar olamazlar. Şimdi çıkmış diyor ki, 'Oylarımda anlamlı bir artış olmazsa genel başkanlıktan çekilirim'. Peki anlamlı ne demek, ölçüsü ne, birimi ne? Bunun cevabı yok. Tek başına iktidar olmak gibi bir hedef ortaya koyamıyorsun. Birinci parti olma gibi bir hedefi önüne koyamıyorsun. Neymiş, oylarında artış olursa başarılı sayılırmış.
Balıkesir'in tirit yemeği meşhurdur. Ben Balıkesirli hanım kardeşlerime soruyorum. Bunlar sade suya tirit doğramaya çalışıyorlar. Ben bugüne kadar çok kesin konuştum, 'Eğer partim genel seçimlerde ikinci olursa genel başkanlığı bırakırım' dedim. 'Yüreğiniz yetiyorsa, cesaretiniz varsa, siz de açıklayın' dedim onlara. Hiçbirisi açıklamadı. Çünkü bunlara koltuk rahat geliyor, rahat. Bırakamazlar, bırakamıyorlar.''
Erdoğan, Kuvayi Milliye Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, halk oylamasına sunulan anayasa değişikliği ile kadınların haklarının Anayasal güvence altına alındığını ve kadınların her alanda teşvik edilmesini sağladıklarını belirtti.
AK Parti olarak, kadın haklarına ve kadınların sorunlarına hassasiyetle eğildiklerini, kadın haklarını en fazla geliştiren, kadını layık olduğu konuma yükseltmeye çalışan tek iktidarın AK Parti iktidarı olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Neymiş efendim, biz 'kadın erkek eşitliğine inanmıyormuşuz'. Kadın-erkek arasında fizyolojik farklılık olduğunu söylemek başka bir şeydir, kadın-erkek arasında eşitlik olmadığını söylemek başka bir şeydir. Kadın da, erkek de insandır, kutsaldır, eşrefi mahlukattır. Bizim bu konuda fırsat eşitliğini ön plana çıkarmamızı kimse başka yerlere çekmesin. Siz kadınla erkeğe eşit fırsatlar sunmayacaksınız, ikisine de insanca bir muamele yapmayacaksınız, sonra da çıkıp eşitlikten dem vuracaksınız. Bunun adı açıkça istismardır, çarpıtmadır. Bizim bu konuda yaptıklarımıza onların hayalleri bile yetişemez.
2004 yılında yaptığımız Anayasa değişikliği ile kadın-erkek eşitliği Anayasa'ya girdi. İş Kanunu'nda, 'eşit işe eşit ücret' hakkını getirdik. Benim hanım kardeşim bir iş yerinde çalışıyor, erkeklerle aynı işi yapıyor, ama daha az ücret alıyordu. Bu haksızlığın önüne geçtik. 2009 yılında, Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nu kurduk. Hanım kardeşlerimizin haklarını güçlendirirken, aynı zamanda aile kurumunu da güçlendirmenin mücadelesi içinde olduk. 2003 yılında ailenin korunmasına dair son derece önemli bir kanun çıkardık. Aile Mahkemeleri'ni kurduk, kadına yönelik şiddete hiçbir tolerans göstermedik, göstermeyeceğiz. Türk Ceza Kanunu'nu değiştirdik, kadınlara yönelik şiddete orada çok ağır cezalar getirdik.''
Şiddete maruz kalan kadınlarımızın korunması için Sığınma Evleri'ni kurduklarını, emniyet, sağlık, adalet personellerini ve askerlik görevi yapan erleri kadına yönelik şiddet konusunda daha duyarlı hale getirmek için eğitimler verdiklerini anlatan Erdoğan, şiddete maruz kalan kadınların ya da çocukların ALO 183 Hattını arayarak, yardım alabileceklerini söyledi.
AK Parti olarak, kadın haklarına ve kadınların sorunlarına hassasiyetle eğildiklerini, kadın haklarını en fazla geliştiren, kadını layık olduğu konuma yükseltmeye çalışan tek iktidarın AK Parti iktidarı olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Neymiş efendim, biz 'kadın erkek eşitliğine inanmıyormuşuz'. Kadın-erkek arasında fizyolojik farklılık olduğunu söylemek başka bir şeydir, kadın-erkek arasında eşitlik olmadığını söylemek başka bir şeydir. Kadın da, erkek de insandır, kutsaldır, eşrefi mahlukattır. Bizim bu konuda fırsat eşitliğini ön plana çıkarmamızı kimse başka yerlere çekmesin. Siz kadınla erkeğe eşit fırsatlar sunmayacaksınız, ikisine de insanca bir muamele yapmayacaksınız, sonra da çıkıp eşitlikten dem vuracaksınız. Bunun adı açıkça istismardır, çarpıtmadır. Bizim bu konuda yaptıklarımıza onların hayalleri bile yetişemez.
2004 yılında yaptığımız Anayasa değişikliği ile kadın-erkek eşitliği Anayasa'ya girdi. İş Kanunu'nda, 'eşit işe eşit ücret' hakkını getirdik. Benim hanım kardeşim bir iş yerinde çalışıyor, erkeklerle aynı işi yapıyor, ama daha az ücret alıyordu. Bu haksızlığın önüne geçtik. 2009 yılında, Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nu kurduk. Hanım kardeşlerimizin haklarını güçlendirirken, aynı zamanda aile kurumunu da güçlendirmenin mücadelesi içinde olduk. 2003 yılında ailenin korunmasına dair son derece önemli bir kanun çıkardık. Aile Mahkemeleri'ni kurduk, kadına yönelik şiddete hiçbir tolerans göstermedik, göstermeyeceğiz. Türk Ceza Kanunu'nu değiştirdik, kadınlara yönelik şiddete orada çok ağır cezalar getirdik.''
Şiddete maruz kalan kadınlarımızın korunması için Sığınma Evleri'ni kurduklarını, emniyet, sağlık, adalet personellerini ve askerlik görevi yapan erleri kadına yönelik şiddet konusunda daha duyarlı hale getirmek için eğitimler verdiklerini anlatan Erdoğan, şiddete maruz kalan kadınların ya da çocukların ALO 183 Hattını arayarak, yardım alabileceklerini söyledi.
KADIN HAKLARINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR
Kadınların AK Parti iktidarında eğitim, sağlık ve özellikle istihdam noktasında teşvik edildiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, 25 Mayıs 2010'da kadın istihdamı konusunda bir genelge yayınladıklarını ve tüm kamu kuruluşlarını bu konuda daha duyarlı olmaya çağırdıklarını kaydetti.
''Siyasette kadının yeri her zaman erkeğin yanında oldu'' diyen Erdoğan, 2007 seçimlerinde 30 kadın milletvekilinin AK Parti kadrolarından Meclis'e girdiğini, bu rakamın Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamı olduğunu ifade ederek, CHP'nin 9, MHP'nin de 2 kadın milletvekili olduğunu hatırlattı.
AK Parti'nin, yerel seçimlerde 4 belediye başkanı, 667 Belediye Meclis üyesi ve 55 İl Genel Meclisi üyesinin kadınlardan seçildiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Biz işin edebiyatını yapmıyoruz. Biz laf üretmiyoruz. Biz iş üretiyoruz. Biliyorsunuz, yerel seçimlerde önce çarşaf açılımı yaptılar, ardından üç gün sonra çarşaflı bir hanımı seçim otobüsünde tartakladılar. Bunlar 'emekli' derler, emekli kardeşimin duygularını istismar ederler, arkasından emeklilere 'akıl tutulması yaşıyor' diye hakaret ederler. Bunlar 'kadın hakları' derler, hanım kardeşlerimin hissiyatını istismar ederler, ardından hanımlara şiddet uygularlar. Bunlar 'yoksul, yoksulluk' derler, ama yoksulun kapısını çalmaz, yolunu bilmezler.
Bir yandan kadın hakları diyeceksin, bir yandan, hanım kardeşlerimize çok büyük haklar getirecek olan 12 Eylül'deki halk oylamasında hayır oyu vereceksin. Ben Balıkesir'de hanım kardeşlerime soruyorum, sizin haklarınızı, sizin hukukunuzu daha ileri seviyeye taşıyacak bu değişikliğe evet mi? Bir yandan 'halkçıyım' diyeceksin, bir yandan Tam Gün Yasası'nı Anayasa Mahkemesi'ne götürüp iptal ettireceksin.
Buradan Balıkesirli kardeşlerime sesleniyorum:
''Eğer, hastaneye gittiğinizde, sizden bıçak parası isteyen, muayenehanesini adres olarak gösteren olursa, bilin ki bunun müsebbibi, halkçı geçinen CHP'dir. Böyle bir durumda derhal 184'ü arıyor, şikayetinizi iletiyorsunuz. Sağlık Bakanlığımız derhal harekete geçecek ve gereğini yapacak.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Anayasa değişikliğinin neler kapsadığını anlatarak, ''Gelin hep birlikte evet diyelim, bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Her evet demokrasiye davettir. Her evet adalete davettir, her evet özgürlüğe davettir, hukuka davettir. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak üzerimize düşeni yaptık. Biz, sizin bize yüklediğiniz emanetin hakkını verdik. Şimdi, evet, söz sizde. Şimdi, evet, karar sizde. Sevdamız millet, kararımız evet'' diye konuştu.
Kadınların AK Parti iktidarında eğitim, sağlık ve özellikle istihdam noktasında teşvik edildiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, 25 Mayıs 2010'da kadın istihdamı konusunda bir genelge yayınladıklarını ve tüm kamu kuruluşlarını bu konuda daha duyarlı olmaya çağırdıklarını kaydetti.
''Siyasette kadının yeri her zaman erkeğin yanında oldu'' diyen Erdoğan, 2007 seçimlerinde 30 kadın milletvekilinin AK Parti kadrolarından Meclis'e girdiğini, bu rakamın Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamı olduğunu ifade ederek, CHP'nin 9, MHP'nin de 2 kadın milletvekili olduğunu hatırlattı.
AK Parti'nin, yerel seçimlerde 4 belediye başkanı, 667 Belediye Meclis üyesi ve 55 İl Genel Meclisi üyesinin kadınlardan seçildiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Biz işin edebiyatını yapmıyoruz. Biz laf üretmiyoruz. Biz iş üretiyoruz. Biliyorsunuz, yerel seçimlerde önce çarşaf açılımı yaptılar, ardından üç gün sonra çarşaflı bir hanımı seçim otobüsünde tartakladılar. Bunlar 'emekli' derler, emekli kardeşimin duygularını istismar ederler, arkasından emeklilere 'akıl tutulması yaşıyor' diye hakaret ederler. Bunlar 'kadın hakları' derler, hanım kardeşlerimin hissiyatını istismar ederler, ardından hanımlara şiddet uygularlar. Bunlar 'yoksul, yoksulluk' derler, ama yoksulun kapısını çalmaz, yolunu bilmezler.
Bir yandan kadın hakları diyeceksin, bir yandan, hanım kardeşlerimize çok büyük haklar getirecek olan 12 Eylül'deki halk oylamasında hayır oyu vereceksin. Ben Balıkesir'de hanım kardeşlerime soruyorum, sizin haklarınızı, sizin hukukunuzu daha ileri seviyeye taşıyacak bu değişikliğe evet mi? Bir yandan 'halkçıyım' diyeceksin, bir yandan Tam Gün Yasası'nı Anayasa Mahkemesi'ne götürüp iptal ettireceksin.
Buradan Balıkesirli kardeşlerime sesleniyorum:
''Eğer, hastaneye gittiğinizde, sizden bıçak parası isteyen, muayenehanesini adres olarak gösteren olursa, bilin ki bunun müsebbibi, halkçı geçinen CHP'dir. Böyle bir durumda derhal 184'ü arıyor, şikayetinizi iletiyorsunuz. Sağlık Bakanlığımız derhal harekete geçecek ve gereğini yapacak.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Anayasa değişikliğinin neler kapsadığını anlatarak, ''Gelin hep birlikte evet diyelim, bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Her evet demokrasiye davettir. Her evet adalete davettir, her evet özgürlüğe davettir, hukuka davettir. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak üzerimize düşeni yaptık. Biz, sizin bize yüklediğiniz emanetin hakkını verdik. Şimdi, evet, söz sizde. Şimdi, evet, karar sizde. Sevdamız millet, kararımız evet'' diye konuştu.