Erdoğan Erzurum'da konuştu
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''CHP Genel Başkanı 12 Eylül'de yapılacak, anayasa halk oylamasını kendisi için, kendi şahsı için, kendi ikbali için bir sınav olarak görüyor. Kendisini ispat için bir fırsat olarak görüyor. Şu sıralarda miting meydanlarında, adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülist şekilde bize iftiralar atıyor'' dedi.Erdoğan, partisinin il başkanlığı tarafından İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.
Anayasa değişikliği konusunda yapılacak halk oylamasına ''evet'' kampanyası çerçevesinde düzenlenen mitingde vatandaşa hitap eden Başbakan Erdoğan, Erzurum'un ilçelerini sayarak selam ve sevgilerini iletti.
Erzurum deyince, Dadaş'ın akla geldiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Dadaş, mert demektir, yiğit demektir, cesur demektir, özü sözü doğru demektir. Dadaş, zalimin karışında duran, mazlumun yanında olan demektir. İşte buradan bu coşkulu meydandan tüm dadaşları tekrar selamlıyorum'' dedi.
Vatandaşın ramazan ayını da tebrik eden Başbakan Erdoğan, bu ayın tüm halka, İslam dünyasına ve dünyaya barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Erdoğan, ramazan ayında muhalefet partilerinin yaptığı gibi ramazanın ruhununa aykırı bir üslubun kullanılmaması gerektiğine inandığını belirterek, şunları söyledi:
''O liderleri tamamen kendi hallerine bırakıyorum, onlar ne derlerse desinler. Benim aziz milletim bunların, üsluplarına, tavırlarına, küfürnamelerine, tutarsızlıklarına, hakaretlerine, iftiralarına bakarak zaten onlara gereken cevabı 12 Eylül'de verecektir. Ben buna inanıyorum. İnanın, Teyo Pehlivan bunları görse herhalde pes der. CHP Genel Başkanı 12 Eylül'de yapılacak, anayasa halk oylamasını kendisi için, kendi şahsı için, kendi ikbali için bir sınav olarak görüyor. Kendisini ispat için bir fırsat olarak görüyor. Şu sıralarda miting meydanlarında, adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülist şekilde bize iftiralar atıyor. Seviyesiz bir dille bize saldırıyor. Diyorum ki CHP Genel Başkanı aynaya bakmıyor. Aynada kendisine bakmıyor. Kendisine yoldaşı olan o malum medyanın ekranlarından sayfalarında bakıyor. Bak, onlara güvenme, onlar seninle bugün niye beraberler biliyor musun? Onların suistimallerine AK Parti iktidarı dur' dediği için seninle beraberler. Onlar şimdi 12 Eylül'ün hesabını yapmıyorlar, o malum medya 2011 seçimlerinin hesabını yapıyor. Zannediyor ki 2011'de 'hesabımız' tutacak. Orada da hesabınız tutmayacak.
Anayasa değişikliği konusunda yapılacak halk oylamasına ''evet'' kampanyası çerçevesinde düzenlenen mitingde vatandaşa hitap eden Başbakan Erdoğan, Erzurum'un ilçelerini sayarak selam ve sevgilerini iletti.
Erzurum deyince, Dadaş'ın akla geldiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Dadaş, mert demektir, yiğit demektir, cesur demektir, özü sözü doğru demektir. Dadaş, zalimin karışında duran, mazlumun yanında olan demektir. İşte buradan bu coşkulu meydandan tüm dadaşları tekrar selamlıyorum'' dedi.
Vatandaşın ramazan ayını da tebrik eden Başbakan Erdoğan, bu ayın tüm halka, İslam dünyasına ve dünyaya barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Erdoğan, ramazan ayında muhalefet partilerinin yaptığı gibi ramazanın ruhununa aykırı bir üslubun kullanılmaması gerektiğine inandığını belirterek, şunları söyledi:
''O liderleri tamamen kendi hallerine bırakıyorum, onlar ne derlerse desinler. Benim aziz milletim bunların, üsluplarına, tavırlarına, küfürnamelerine, tutarsızlıklarına, hakaretlerine, iftiralarına bakarak zaten onlara gereken cevabı 12 Eylül'de verecektir. Ben buna inanıyorum. İnanın, Teyo Pehlivan bunları görse herhalde pes der. CHP Genel Başkanı 12 Eylül'de yapılacak, anayasa halk oylamasını kendisi için, kendi şahsı için, kendi ikbali için bir sınav olarak görüyor. Kendisini ispat için bir fırsat olarak görüyor. Şu sıralarda miting meydanlarında, adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülist şekilde bize iftiralar atıyor. Seviyesiz bir dille bize saldırıyor. Diyorum ki CHP Genel Başkanı aynaya bakmıyor. Aynada kendisine bakmıyor. Kendisine yoldaşı olan o malum medyanın ekranlarından sayfalarında bakıyor. Bak, onlara güvenme, onlar seninle bugün niye beraberler biliyor musun? Onların suistimallerine AK Parti iktidarı dur' dediği için seninle beraberler. Onlar şimdi 12 Eylül'ün hesabını yapmıyorlar, o malum medya 2011 seçimlerinin hesabını yapıyor. Zannediyor ki 2011'de 'hesabımız' tutacak. Orada da hesabınız tutmayacak.
''SEN, BENİM ERZURUM'LU DADAŞIMI ENAYİ Mİ ZANNEDİYORSUN?''
''Ben, CHP Genel Başkanını da yönetimini de millete havale ediyorum'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Ancak MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimin dikkatini çekiyorum. MHP yönetimi, MHP'yi maalesef CHP'nin vagonu, yedeği haline getirdi. MHP tabanın bundan çok büyük bir rahatsızlık duyduğunu biliyorum. CHP Genel Başkanı bir ile, bir ilçeye gidiyor, MHP'nin bazı başkanları onu karşılıyor, mitinginde boy gösteriyorlar. Bu, MHP reva mıdır? Geçen gün hep birlikte bir resim çektirdiler. Gördünüz değil mi? MHP, CHP, onun yanında Demokrat Parti, O gün araya nasıl olduysa BDP'yi sokmadılar. Bakın şimdi bir araya geldiler. Ben bunlara eskiden 'ruh ikizleri' diyordum, şimdi ruh üçüzü oldu. CHP Genel Başkanı kendi koltuğunu, kaptığı yeni şu koltuk var ya onu korumanın gayreti içinde. Koltuk sevdası içinde ne diyor? Hayır diyor. Akılla, mantıkla değil, Anayasa değişikliğine karşı çıktığı için değil, kendi şahsı, hırsı, ikbali için hayır diyor.
Peki MHP neden 'hayır' diyor? MHP'nin gerekçesi ne? MHP yönetimi, MHP'yi neden CHP'nin yedeği haline getiriyor. Nasıl oluyor da BDP ile aynı safta buluşuyor. Buradan, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum; Vereceğiniz her hayır oyu, MHP'ye değil, CHP'nin hedeflerine, BDP'nin hedeflerine hizmet edecektir.
CHP Genel Başkanı geçenlerde 'Başörtüyü ben halledirim' diyor. Duydunuz değil mi? Dürüst ol be dürüst. Benim dadaşlarım, biz, Parlamento'da eğitim özgürlüğü mücadelesi veren başörtülü kızlarımız için bir yasa, anayasa değikliği yaptık mı? Yaptık ve 411 oyla Meclisten geçirdik mi? Geçirdik. Peki bunu Anayasa Mahkemesi'ne kim götürdü? CHP götürdü. Bunun altında, şu anda genel başkan olan beyefendinin imzası var mıydı? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Dürüst ol be. Bunu sen Anayasa Mahkemesi'ne götürenlerin içindesin. Sen, benim Erzurum'lu Dadaşımı enayi mi zannediyorsun? Öyleyse bunlara 12 Eylül'de koskoca bir... Maşallah dilleriniz dert görmesin. Vereceğiniz her evet oyu da AK Partiye değil, kendinize, geleceğinize, çocuklarınıza fayda sağlayacaktır. AK Parti ve MHP'lilerin yaptığı bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere gerekli cevabı evet ile vereceksiniz. Bu evet, aynı zamanda MHP'ye de 'kendine gel' evetidir. Benim MHP'ye oy veren kardeşlerim inşallah o yanlışı şimdi sandıkta düzeltecekler. O zaman bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere sandıkta gereken cevabı verecekler.''
''Ben, CHP Genel Başkanını da yönetimini de millete havale ediyorum'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Ancak MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimin dikkatini çekiyorum. MHP yönetimi, MHP'yi maalesef CHP'nin vagonu, yedeği haline getirdi. MHP tabanın bundan çok büyük bir rahatsızlık duyduğunu biliyorum. CHP Genel Başkanı bir ile, bir ilçeye gidiyor, MHP'nin bazı başkanları onu karşılıyor, mitinginde boy gösteriyorlar. Bu, MHP reva mıdır? Geçen gün hep birlikte bir resim çektirdiler. Gördünüz değil mi? MHP, CHP, onun yanında Demokrat Parti, O gün araya nasıl olduysa BDP'yi sokmadılar. Bakın şimdi bir araya geldiler. Ben bunlara eskiden 'ruh ikizleri' diyordum, şimdi ruh üçüzü oldu. CHP Genel Başkanı kendi koltuğunu, kaptığı yeni şu koltuk var ya onu korumanın gayreti içinde. Koltuk sevdası içinde ne diyor? Hayır diyor. Akılla, mantıkla değil, Anayasa değişikliğine karşı çıktığı için değil, kendi şahsı, hırsı, ikbali için hayır diyor.
Peki MHP neden 'hayır' diyor? MHP'nin gerekçesi ne? MHP yönetimi, MHP'yi neden CHP'nin yedeği haline getiriyor. Nasıl oluyor da BDP ile aynı safta buluşuyor. Buradan, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum; Vereceğiniz her hayır oyu, MHP'ye değil, CHP'nin hedeflerine, BDP'nin hedeflerine hizmet edecektir.
CHP Genel Başkanı geçenlerde 'Başörtüyü ben halledirim' diyor. Duydunuz değil mi? Dürüst ol be dürüst. Benim dadaşlarım, biz, Parlamento'da eğitim özgürlüğü mücadelesi veren başörtülü kızlarımız için bir yasa, anayasa değikliği yaptık mı? Yaptık ve 411 oyla Meclisten geçirdik mi? Geçirdik. Peki bunu Anayasa Mahkemesi'ne kim götürdü? CHP götürdü. Bunun altında, şu anda genel başkan olan beyefendinin imzası var mıydı? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Dürüst ol be. Bunu sen Anayasa Mahkemesi'ne götürenlerin içindesin. Sen, benim Erzurum'lu Dadaşımı enayi mi zannediyorsun? Öyleyse bunlara 12 Eylül'de koskoca bir... Maşallah dilleriniz dert görmesin. Vereceğiniz her evet oyu da AK Partiye değil, kendinize, geleceğinize, çocuklarınıza fayda sağlayacaktır. AK Parti ve MHP'lilerin yaptığı bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere gerekli cevabı evet ile vereceksiniz. Bu evet, aynı zamanda MHP'ye de 'kendine gel' evetidir. Benim MHP'ye oy veren kardeşlerim inşallah o yanlışı şimdi sandıkta düzeltecekler. O zaman bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere sandıkta gereken cevabı verecekler.''
"BENİM BOYUM 1,85. BU KADAR. TEPE TEPE KULLAN...''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bunlar, ceket pantolonla uğraşıyorlar. Bunlar bakıyorsunuz Tayyip Erdoğan'ın boyu ile uğraşıyorlar. Benim boyum 1,85. Bu kadar. Tepe tepe kullan...'' dedi.
Erdoğan, partisinin il başkanlığı tarafından İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.
Erzurumluların, destekleriyle, katkılarıyla, hayır dualarıyla, Türkiye'yi her alanda büyük başarılarla buluşturduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Erzurum'un emanetini, 81 ilin emanetini gurur ve şerefle taşıdık. Gecemizi ve gündümüzü, her anımızı size hizmete vakfettik. Aşık Veysel gibi 'Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece' dedik ve yürüdük. Bu benim İstasyon Meydanı'na defalarca gelişim, şu meydanın dili olsa da konuşsa. Biz geldiğimizde Türkiye ekonomisi dünyada 26. sıradaydı. Oradan aldık, şimdi dünyada 17. sırada. Dış politikada Türkye'yi itibarlı bir konuma yükselttik. Gündemi belirlenen bir Türkiye vardı, gündem belirleyen bir Türkiye inşa ettik. Vagon durumunda bir Türkiye vardı, şimdi lokomotif durumunda bir Türkiye var. Dadaşlardan aldığımız ilhamla her zaman zalimin karışısında, mazlumların yanında olduk.''
Erdoğan, bugüne kadar 149 bin derslik yaptıklarını belirterek, Türkiye'de 78 üniversite kurduklarını ve üniversitesi olmayan il kalmadığını kaydetti.
''Sağlık önemli dedik, Erzurumlu bir kardeşinizi, içinizden birini Sağlık Bakanı yaptık'' diyen Erdoğan, ''Türkiye'nin 81 vilayetinde hastaneye giderdik, bir koğuşta kaçtane hasta yatar? 6-8-10 tane. Banyosu, tuvaleti var mı? Koridorda bir tane banyo tuvalet. İnan sağlam girsen hasta çıkarsın. Bu kimlerden kaldı bu... Şu andaki muhalefetten kaldı, onların eseri bunlar. Biz, medeniyeti getirdik. Biz modernliği getirdik ve dedik ki 'Muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız. Ve şimdi Erzurum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin durumu nasıl? Örnek mi? Modern mi? Onun için evet.'' dedi.
Sağlık alanında yapılanları anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:''Kasım ayında Yanıktaş köyünde 56 yaşında bir hanım kardeşimiz düşerek omuriliğini incitti. Hava ambulansı kalktı ve Erzurum bölge hastanesine getirildi. Olay bu. Benim Erzurumlu kardeşim artık Batı'da, Avrupa'da nasıl bir hizmet varsa bunu burada da görüyor. Aynen diğer illerimizde de görüyor. Ne diyor, Osmanlı Devletinin gönül mimarı, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyor. Ne diyor Kanuni; 'halk içinde muteber bir devlet yok insan gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Bu anlayışla, biz sadece Erzurum'da sağlıkta 410 trilyon yatırım yaptık.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bunlar, ceket pantolonla uğraşıyorlar. Bunlar bakıyorsunuz Tayyip Erdoğan'ın boyu ile uğraşıyorlar. Benim boyum 1,85. Bu kadar. Tepe tepe kullan...'' dedi.
Erdoğan, partisinin il başkanlığı tarafından İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.
Erzurumluların, destekleriyle, katkılarıyla, hayır dualarıyla, Türkiye'yi her alanda büyük başarılarla buluşturduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Erzurum'un emanetini, 81 ilin emanetini gurur ve şerefle taşıdık. Gecemizi ve gündümüzü, her anımızı size hizmete vakfettik. Aşık Veysel gibi 'Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece' dedik ve yürüdük. Bu benim İstasyon Meydanı'na defalarca gelişim, şu meydanın dili olsa da konuşsa. Biz geldiğimizde Türkiye ekonomisi dünyada 26. sıradaydı. Oradan aldık, şimdi dünyada 17. sırada. Dış politikada Türkye'yi itibarlı bir konuma yükselttik. Gündemi belirlenen bir Türkiye vardı, gündem belirleyen bir Türkiye inşa ettik. Vagon durumunda bir Türkiye vardı, şimdi lokomotif durumunda bir Türkiye var. Dadaşlardan aldığımız ilhamla her zaman zalimin karışısında, mazlumların yanında olduk.''
Erdoğan, bugüne kadar 149 bin derslik yaptıklarını belirterek, Türkiye'de 78 üniversite kurduklarını ve üniversitesi olmayan il kalmadığını kaydetti.
''Sağlık önemli dedik, Erzurumlu bir kardeşinizi, içinizden birini Sağlık Bakanı yaptık'' diyen Erdoğan, ''Türkiye'nin 81 vilayetinde hastaneye giderdik, bir koğuşta kaçtane hasta yatar? 6-8-10 tane. Banyosu, tuvaleti var mı? Koridorda bir tane banyo tuvalet. İnan sağlam girsen hasta çıkarsın. Bu kimlerden kaldı bu... Şu andaki muhalefetten kaldı, onların eseri bunlar. Biz, medeniyeti getirdik. Biz modernliği getirdik ve dedik ki 'Muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız. Ve şimdi Erzurum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin durumu nasıl? Örnek mi? Modern mi? Onun için evet.'' dedi.
Sağlık alanında yapılanları anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:''Kasım ayında Yanıktaş köyünde 56 yaşında bir hanım kardeşimiz düşerek omuriliğini incitti. Hava ambulansı kalktı ve Erzurum bölge hastanesine getirildi. Olay bu. Benim Erzurumlu kardeşim artık Batı'da, Avrupa'da nasıl bir hizmet varsa bunu burada da görüyor. Aynen diğer illerimizde de görüyor. Ne diyor, Osmanlı Devletinin gönül mimarı, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyor. Ne diyor Kanuni; 'halk içinde muteber bir devlet yok insan gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Bu anlayışla, biz sadece Erzurum'da sağlıkta 410 trilyon yatırım yaptık.''