artık değil

Dış politikada tehdit ve öncelikler değişirken, ile (casus belli) olan tehdit olmaktan çıkarılıyor. İran, Yunanistan, Irak ve Rusya tehdidi yerine işbirliği geliyor

Türkiye'nin bir süredir "sıfır sorun" politikası ile yürüttüğü dış politikanın temel prensipleri, "kırmızı kitap" olarak tanımlanan 'ne (MGSB) giriyor. Buna göre Türkiye ile arasında yıllardır "casus belli" () olarak gösterilen sorunu, iki ülke arasında öncelikli tehdit olarak tanımlanmayacak. Yılsonunda tamlanacak olan ve Aralık 2010'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında onaylanması beklenen belgede, yeni vizyonda önceliği "işbirliği" alacak. Bu çerçevede uygulamaya başlanan Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi uygulamaları genişletilecek.

12 MİLDE ÖNEMLİ AYRINTI

Beş yılda bir güncellenen ve en son 2005'te yazılan belgede, Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkartması casus belli (savaş nedeni) sayılıyordu. Yeni çalışmada ise Yunanistan'ın karasularının 12 mile çıkartılması öncelikli tehdit olarak tanımlanmıyor, bunun yerine işbirliğine vurgu yapılıyor. Yunanistan ile başlatılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile iki ülke arasında her alanda işbirliğinin genişletilmesinin hedeflendiği belirtiliyor. Yeni belgede en önemli ayrıntılardan birisi de İran ile ilgili. Taslağa göre, yeni belgede İran'dan kaynaklanacak bir rejim ihracı tehdidi de yer almıyor. İran'ın nükleer gücü ve nükleer silah kapasitesi endişe verici bir unsur olarak dile getiriliyor. Belgede Türkiye'nin bölgesinde hiçbir şekilde nükleer silah istemediği vurgulanıyor ve bu konudaki mücadelenin işbirliği temelinde yürütüleceği belirtiliyor.

PKK TEHDİT SIRALAMASINDA

Yeni belgede Yunanistan, İran, Irak'tan kaynaklanan tehditler yerini karşılıklı ekonomik işbirliğinin arttırıldığı vizyona bırakıyor. Irak ile oluşturulan işbirliği konseyine ve artan diyalog sürecine atıfta bulunulan Kırmızı Kitap'ta bu ülkeden kaynaklanan PKK terörü tehdit olarak sıralanıyor. Irak ile terör örgütü PKK'ya karşı yapılan işbirliği de vurgulanıyor. Türkiye'nin Rusya ile artan işbirliği ve gelişen ekonomik ticaretinin vurgulandığı belgede Asya'da yeni işbirliği alanlarının genişletilmesi hedefi yer alıyor. Türkiye'nin enerji koridoru olarak oynadığı rol ve Batı ile Doğu arasındaki transit geçişte oynadığı rolün attırılması planlanıyor. Kitapta Türkiye'nin AB hedefinin devlet politikası olduğu tekrarlanırken Kıbrıs'ta iki kesimli çözüm hedefi değiştirilmiyor. Mevcut MGSB'de Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden temel unsurlar, 'irtica, bölücülük ve aşırı sol' olarak sıralanıyordu. Ancak yeni belgede irtica iç tehdit olmaktan çıkarılıyor. Terör örgütü PKK'nın varlığını sürdürdüğü sürece 'bölücülüğün' iç tehdit değerlendirmesinde kalacağı belirtiliyor. Şubat ayında başlayan çalışmalar sonucu yeni kitap Ekim 2010'daki MGK'da ele alınacak ve Yeni kitap için çalışma, Şubat 2010'da başladı ve ekim ayı MGK toplantısında ele alınıp, aralıktaki MGK toplantısında sonuçlandırılacak.

Erdoğan satır satır okuyor
Taslak çalışma ilgili bakanlar ve Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından satır satır inceleniyor ve bazı bölümleri bizzat kaleme alınıyor. Yeni belgede çevre sorunları, insan hakları, insan kaçakçılığı, gibi güncel konular da var.

Etiketler : , , ,

kalan karakter 460

jackko jackko // İZMİR

İçeride kendi sorunlarımızla meşgul olduğumuzdan nekadar büyük bir ülke olduğumuzu anlayabilmek için ülkemize dışarıdan bakmak gerekiyor. yakın coğrafyamızda biz farketmesek bile bütün yüzler bize dönük. biz büyük bir ülkeyiz ve politikalarımız da davranışlarımız da buna uygun olmalıdır.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır1
cevapla 23.08.2010 18:56
cdenizkent cdenizkent // İSTANBUL

Geç bile kalındı...Bence bunun nedeni,Türkiye'nin coğrafi konumundan kaynaklanan jeopolitik öneminin anlaşılmamasıdır...Son dönemlerde, Türkiye'nin dış politikada yaptığı ataklar, onu "söz dinleyen" bir ülke konumundan "sözü dinlenen" bir ülke konumuna taşımıştır...Türkiye'nin jeopolitik ve jeostartejik konumu iyi kavranması ve bunun iyi değerlendirilmesi, önceki gereksiz korkuların ortadan kalkmasına neden olmuştur..Hatırlanırsa, daha birkaç yıl önce, "Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulması" da kırmızı çizgimizdi ve savaş nedeniydi...Ama şimdi böyle bir durum söz konusu bile değil...Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarması gibi yanlış yapacağı artık beklenemez. Çünkü Kardak Krizi sırasında Türkiye'nin bu konuda ne kadar kararlı olduğunu gördü...Demokratik girişimler giderek artıkça, bütüne bağlı Kürt vatandailarımızın da etkisi ile PKK terör örgütü de destaksiz kalacak ve bu sorun da tarihe karışacaktır...

Aynı Görüşte misiniz?
evet30
hayır15
cevapla 23.08.2010 11:07

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
Furkan'ın notlarını okuyunca duygulandı
MHP'li eski vekil Aydın 'evet' diyecek
Şehit cenazesinde çirkin olay
Bağış: En güçlü 'hayır'cı PKK
PKK Hassa'da iki çiftçiyi kaçırdı
Komşu'dan Erdoğan karnesi
Genel seçim Haziran'a çekilebilir
Haber turu!!
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol