İLİŞKİLİ HABERLER
'Sert üslup Türkiye için tehdit'
Tarihi Mostar Köprüsü'nde
Güvenlik Konseyi'ne başkanlık edecek

'Sert üslup Türkiye için tehdit'

Referandum sürecinde yaşanan sert üslubun Türkiye için tehdit olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, "Acı Türk siyasi geleneğinde sorunları çözme yerine sorunları kullanma eğilimi var. Referandum sonrası Türkiye'nin büyük meselelerine herkes daha sakin kafa yoracaktır" dedi

Uzunca bir aradan sonra ilk kez bir Türkiye Cumhurbaşkanı Bosna Hersek'te. Saraybosna'yı 2006'da Ahmet Necdet Sezer'in ziyaretinden bu yana, özellikle geçen yıldan itibaren, hem Türkiye-Bosna ilişkilerinde, hem de Sırbistan ve Hırvatistan üzerinden diplomasi trafiğinde gözle görülür artışın bir sonucu sayılabilir, Gül'ün iki günlük yoğun ziyareti. Görüşmelerde Türkiye'nin Bosna- Hersek yönetimi ve dini liderlerine mesajı hep aynı eksendeydi: Bu ülkenin güvenlik ve istikrarı Türkiye'nin de derdidir; ne yapın edin birlik ve beraberliği koruyun, dağılmayın, beklemeyin, en kısa zamanda AB ve Nato şemsiyesi altına girin. Gezinin en önemli bölümü sayılan Bosna parlamenterler meclisi konuşmasında da bu beklentiyi ayrıntılandırdı Gül.

'HUZUR ÖNEMLİ'
Cumhurbaşkanı ile bir araya geldiğimizde ilk sözleri "Balkanlar'ın huzuru bizim için çok önemli" oluyor. "Biz özellikle AB ve NATO için teşvik ediyoruz. Buraların sorunları herhalde bir şemsiye altında daha kolay halledilir. Bugün cumhurbaşkanlığı konseyinde yaptığım konuşmada çok açık söyledim 'Bakın bu konuda gecikmeyin. Şunu yapamayız bunu yapamayız demeyin. Hepsinin kuralı var. Bunları geciktirirseniz çevrenizdeki ülkeler zaten mesafe almaya başladılar. Siz tek başınıza dışarıda kalırsınız." Şöyle devam ediyor: "Orada çok açık anlattım. Buralardaki sıkıntı direkt bizi bağlıyor. Şimdi Sırplar şunu istiyor, Boşnaklar bunu istiyor deyip fırsatları kaçırırsanız ileride bunları yaparsanız ama ileride AB çok farklı olabilir. Karadağ girer Makedonya girer sana oralarda yer kalmaz. Elinizi çabuk tutun küçük meselelerle fırsatları kaçırmayın." Türkiye'nin Balkanlar'da üstlendiği yapıcı rol önemli. Özellikle Bosna'da Sırp-Hırvat-Boşnak üçgeninde AB ile uyumlu, dengeleyici bir çizgi izliyor Ankara. Gül ile sohbetimiz doğal olarak AB üzerinden Türkiye'nin iç gündemine kayıyor. Acaba referandum sonucu, Türkiye'nin inatla direndiği AB yürüyüşünü etkiler mi? Bu konuya, yani oy sonucuna pek girmek istemiyor Cumhurbaşkanı. Ama etkisi olmaz da demiyor. "Katkısı olacaktır. Referandumda ortaya konanlar, aslında bizim yıllardır yapalım dediğimiz şeyler. Mesela bu ombudsmanlık konusuyla ne kadar uğraşmıştık ama cumhurbaşkanından dönmüştü... Önemli olan tabii ki Türkiye'de de meclisin ve siyasi iradenin (referandum ardından) hep beraber sahiplenip hız vermesi." AB sürecinde "hızın kesilmesi"nden Gül rahatsız. Dikkatli bir dille "tatmin edici değil" demekle yetiniyor. "Ne yapacaksak AB'ye ısrarcı olmadan kendi irademizle, süratle yapmak. Elimizi hızlı tutmamız lazım AB konusunda" diyor ve ekliyor: "Meclisteki her konuşmamda çağrı yapmıştım. Bu sefer de hatırlatacağım. Ayrı bir yöntemle AB konuları ele alınabilir. Mesela Ticaret Yasası hâlâ çıkmadı. Böyle bir şey olabilir mi? Elektronik olarak yapılan alışverişler var, ticaret artık internet üzerinden de yapılıyor. Sen hâlâ 1936 yılındaki ticaret yasasıyla iş yapıyorsun!"

SİYASİ ÜSLUP

Bir başka sıkıntı, referandum sürecinde yaşanan sert, "kavgacı" diye tanımlanan üslup. "Türkiye için bu bir tehdittir" diyor Gül: "Acı olan şey şu: Türk siyasi geleneğinde sorunları çözme yerine sorunları kullanma eğilimi var. Ortada Türkiye'nin büyük meseleleri var. Bunları sorun olmaktan çıkartma, tehdit olmaktan çıkartma yönünde gayret yerine, doğrusu bunlar kullanılıyor. Bu bakımdan bu kampanyalar belki ortam hazırlamış oluyorlar. Onun için şu referandumu beklemek lazım. Referandum sonrası herhalde Türkiye'nin büyük meselelerle ilgili herkes daha sakin kafa yoracaktır."
Yazarın Önceki Yazıları
DVD ekranı ( 28.08.2010 )
DVD ekranı ( 24.07.2010 )
DVD ekranı ( 17.07.2010 )
AB sürecinde yük hep Türkiye'nin üzerinde ( 03.01.2009 )
Washington'da endişe var ( 10.05.2008 )
Buraya kadarmış ( 20.01.2007 )
Solana: Ben de en az sizin kadar mutluyum ( 09.12.2006 )
Tabii ki siyaset olacak... ( 08.12.2006 )
Ayasofya'ya itirazlar ( 10.07.2006 )
Ses büyücüsü ( 27.06.2006 )

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
'12 Eylül Utanç Müzesi' açıldı
Silahsız geçişe destek
BTK Başkanı: Dinleme cihazlarının kaydı yok
Uluç: O kayıtlar montajlanmış
Albay Dursun Çiçek ölüm orucunu bıraktı
Başkan oğul ceza kesti avukat kızı itiraz etti
Irak'tan deri kemer uyarısı
Öcalan: Benimle siviller görüşüyor
Kazıda 5 tüfek bombası bulundu
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol