İLİŞKİLİ HABERLER
Avrupalı boşa böbürleniyor
'Birûnî Harranlı değil'
"Menderes'i asmışlardı. arkama bile bakmadan gittim"

Avrupalı boşa böbürleniyor

"Müslümanların icatlarını gün yüzüne çıkarıp sergilemek en büyük hayalimdi" diyen Prof. , hayalini önce Frankfurt'ta şimdi ise Gülhane Parkı'nda kurduğu İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nde gerçekleştirdi. Sezgin, "Tek derdim Avrupalıların aslında boşu boşuna böbürlendiğini anlatıp, Müslümanları aşağılık duygusundan kurtarmak!" diyor

Bugün sizlere dünyanın dört bir yanında büyük üne sahip olan İslam Bilimleri Tarihi Profesörü 'le yaptığımız sohbeti aktaracağım. İnanıyorum ki hem 1924 Bitlis doğumlu olan Sezgin'in son 65 yıllık hayat öyküsü, hem de İslam Bilimi Tarihi'ne dair anlattıkları bir hayli dikkatinizi çekecek. Keyifli okumalar efendim...

* Müze fikri nasıl çıktı ortaya?
En büyük hayalim Müslümanların icat etmiş olduğu aletleri ortaya çıkararak insanlara tanıtmak, bilinmeyen aletleri gün yüzüne çıkarmak ve bunları bir müzede sergilemekti. Bunu Frankfurt'ta başardım. 900 İslam bilim aleti orada sergilenmeye başlandığında Almanlar çok ilgi gösterdi. İkinci hayalim de bu müzeyi Türkiye'ye kazandırmaktı. Biraz meşakkatli oldu ama çok şükür onu da başardım.

* Peki bu nasıl oldu?
Tesadüfen işte. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bir gün Almanya'da ziyaretime geldi. Müzeyi gezdi. Çok heyecanlandı. 'Aynısını Türkiye'de kurabilir miyiz hocam?' dedi. İnanılmaz mutlu olmuştum Başkan'ın teklifi karşısında. 'Tabii. Hemen' dedim. Türkiye'ye döndükten sonra sağolsun meseleyi Başbakan'a açmış. Çok hoşuna gitmiş. Davet gelince hemen kolları sıvadım. 2 seneyi geçti kuruluş aşaması. Ama oldu işte. Bakın buradayız. İstanbul'daki Gülhane Parkı'nın içinde tahsis edilen binada kurduğum İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'ndeyiz...

* Kaç parça alet var burada?
Şimdilik 510. Aletlerin üretimi büyük bir hassasiyetle Almanya'da yapılıyor.

* Bu aletleri nasıl yapıyorsunuz peki?
Bazılarını dünyanın değişik müzelerindeki orijinal eserlerden esinlenerek, bazılarını ise tarihi kitaplardaki çizimlerden ve anlatım biçimlerinden faydalanarak yaptık.

* Müzeyi gezince insan ister istemez, 'Bilimde bu kadar ileri olan Müslümanlar şimdi neden Batı'nın bu kadar gerisinde?' diye sormak istiyor.
Herkes bu soruyu soruyor. Özellikle Avrupalılar büyük şaşkınlık geçiriyor. Ve maalesef insanlarımız da bu kadar çok aletin Müslümanlar tarafından icat edilmiş olabileceğine inanamıyor. Çünkü yüzyıllardır İslamiyet'in hep Batı'nın gerisinde olduğuna inanmışlar. O nedenle de bir aşağılık duygusu var. Nedense Batı'nın üstün olduğuna sonsuz bir inanç var. Oysa değil. Müslümanlar 16. yüzyılın ortalarına kadar bilimde Avrupalılara nispeten ilerideydi. Ama Avrupalılar Müslümanlardan bu bilgiyi 10. yüzyılda almaya başladı. Ve bu alış 500 yıl sürdü. 17. yüzyılın başlarında da onlar önder konumuna geçti. Böbürlenme duygusu da işte ondan sonra başladı. Zaten benim tek derdim de bütün dünya Müslümanlarına Avrupalıların aslında boşu boşuna böbürlendiğini anlatmak! Bir de tabii Müslümanları Batı'ya karşı hep var olan o aşağılık duygusundan kurtarmak!

* Müzeyi gezmek lazım ama...
Evet. Kesinlikle. Bakın Frankfurt'taki, gerek hafta içi gerekse hafta sonu dolup taşıyor. Almanların inanılmaz ilgisi var. Ancak maalesef ben burada aynı ilgiyi göremiyorum. Merak yok! 'Gidip bakalım Müslümanlar neler icat etmiş' diyen yok! Çok kızıyorum buna. Üzülüyorum. Müzenin kurulmasına karar verildikten sonra tam 46 kez geldim İstanbul'a. Her gelişimde soruyorum arkadaşlara, 'Şimdiye kadar kaç kişi gezdi? Kaç çocuk getirildi buraya?' diye. Ancak aldığım rakamlar iç açıcı değil. Üzülüyorum tabii. İstiyorum ki özellikle çocuklar ve gençler görsün İslam bilim adamları neleri icat etmiş.

"PİLOT OLACAKTIM"
* Nereden aklınıza geldi İslam üzerine eğitim almak?
Mühendis ya da pilot olacaktım güya. Para kazanacaktım. Ama bir gün bir akrabam beni gelmiş geçmiş en büyük İslam Bilimcisi Helmut Ritter'in seminerine götürdü. İşte o seminerden sonra da dünyam değişti.

* Biraz anlatın o süreci...
Seminerden sonra Edebiyat Fakültesi'nin yolunu tuttum. Tesadüfen dekanın odasındayken de Ritter içeri girdi. Ona öğrencisi olmak istediğimi söyledi o zamanki dekan Hamit Altınsoy. Ritter bana baktı baktı... 'Zor. Çünkü hem pahalı hem de sabır isteyen bir eğitim' dedi. Ben kararlılıkla, 'Buna rağmen istiyorum' diye cevap verince, 'Tamam o zaman' dedi.

* Peki kaç yıl sürdü Ritter'in öğrencisi olmak?
Dopdolu 7 yıl. Önce Arapça'yı öğrendim anadili gibi. Sonra da Ritter ne verdiyse aldım bilgi hazineme. Ancak ben doktoramı yaparken hocayı attılar üniversiteden.

* Sonra da sizi attılar değil mi?
Evet. Eğitim için Almanya'ya gittim, bir buçuk yıl kaldım. Döndüğümde Türkiye'deki bazı maceracılar darbe yapmıştı. Bir sabah gazeteden öğrendim ki benim de üniversitedeki görevime son verilmiş. Hani 1960 darbesi sonrası görevine son verilen meşhur 147'likler var ya! İşte onlardan biri de bendim. Ağabeyim Demokrat Parti milletvekiliydi. Servet Sezgin. Ondan dolayı oldu herhalde.

* Ne yaptınız daha sonra?
Çok üzülmüştüm ama hemen harekete geçtim. Daha evvel yurtdışından birkaç üniversiteden teklif almıştım. Durum öyle olunca oturdum mektup yazdım hepsine. Frankfurt Üniversitesi hemen kabul etti. Gidiş o gidişti işte. Yıl 1961'di.

* Hangi üniversitelerde çalıştınız?
Frankfurt ve Malburg üniversitelerinde ders verdim. Kolay olmadı tabii. Sonunda Bilimler Tarihi Profesörü olarak konumum belirlendi...

* Bu arada bir de kitap yazdınız..
Evet İslam Bilimleri Kitabı. İlk cildini İstanbul'da yazmıştım. Ritter Hoca'yla beraberken... En son 15'inci ciltte bitirdim. Dünyanın dört bir yanında yayımlandı.

Etiketler :

Yazarın Önceki Yazıları
Evet mütemadiyen mum söndürürüz! ( 08.10.2010 )
Türbanlı kadınlar nasıl yaşar? ( 06.10.2010 )
Kadın asker sadece patates mi soyar? ( 03.10.2010 )
Tophane olayından ne farkı var? ( 01.10.2010 )
İşte Ahmet Hakan'ın dalağının olmadığını ispatlayan o belge! ( 29.09.2010 )
Kerpeteni Ezel'den mi öğrenecekler? ( 26.09.2010 )
Gözünüz aydın! Artık ben de light'ım! ( 24.09.2010 )
Kimse kızmasın doğrusunu yazdım! ( 22.09.2010 )
CHP'yi karıştıracak şok iddia! ( 19.09.2010 )
Boynerleri hangi gazeteci yanılttı? ( 17.09.2010 )

kalan karakter 460

halukyurdakul halukyurdakul // İSTANBUL

Fuat Sezgin Bey ne yazık ki son zamanlarda kendisine miletçe gösterdiğimiz iltifatın değerini anlayamamış, çevresini saran simsarlara işbirliği yaparak İslamî hassasiyet sahibi gruplar üzerinden (buna hükümet de dahil) maddi-manevi kazanç elde etme yolunu tutmuştur. 1001 İcat sergisi üzerine söylediklerini bir de bu açıdan değerlendiriniz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır2
cevapla 10.10.2010 17:08
ahmet cakir ahmet cakir

boyle degerlerin kiymetini bilin bunlardan istifade edin lutfet yarin cok gec olabilir degerler kaybedilmeden anlsilirsa degerlenir kaybolduktan sonra degeri anlasilarn degerler yok olurlar.yitirilirler yarin gec olmadan kollari sivayin devlet el atmali bu bilim adamlarina.

Aynı Görüşte misiniz?
evet6
hayır3
cevapla 10.10.2010 08:01

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
'Kamusal alanı bırakın'
Zinciriye Medresesi'nde Kürtçe eğitime start
Almanya'dan PKK'ya 'güle güle'...
Mayınların sırrını katır dışkısı çözecek
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol