Yargıtay'dan sert bildiri

  • yeni haber
  • ANKA
  • Giriş Saati : 02.02.2011 17:27
    Güncelleme : 02.02.2011 17:36

Yargıtay'ın Danıştay ve Yargıtay'da yeni daire kurulmasına ilişkin tasarıya yönelik görüşünde, sert ifadelere yer verildi.

Görüşte, hazırlanan tasarının gerekçesinde Yargıtay'da dosyaların yeterince incelenmeden karar verildiği eleştirisi anımsatılarak, söz konusu eleştirinin "haksız" olduğu öne sürüldü ve Yargıtay'da görev yapan hakimler, üyeler ve savcılar gece gündüz insan üstü bir çalışma içindedirler. Bu çalışmalar, Yargıtay'da görev yapan kişilerin görevde iken ölmesi, genç yaşta ağır hastalıklara yakalanması, emekliye ayrıldığında sağlığının yitirmesi gibi ağır ve acı sonuçlar vermiştir" denildi.

Yargıtay Başkanlığı, Yargıtay ve Danıştay'a yeni daire kurulmasını da öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına" yönelik görüşünü TBMM'ye gönderdi.

Yargıtay'ın görüşünde ilk eleştirilen konu Yargıtay ve Danıştay'da önemli değişiklikler yapılmasını da kapsayan değişikliklerin "torba kanun" adı altında yapılması oldu. Bunun kanun yapma tekniğine ve Anayasaya aykırı olduğu savunuldu. Görüşte, bir kanun hazırlanırken uyulması gereken yasal prosedür olduğu ve buna göre yapılmasının altı çizildi. Ayrıca görüşte, "adaletin mabedi ve Türk adaletine yön veren Yargıtay'ın bir kanun hazırlanırken görüşünün alınması geleneğinin bulunmakta" olduğu savunuldu. Görüşte, bu nedenle Yargıtay'ın yapısında bir değişiklik yapılacağı zaman ilk olarak Yargıtay'ın görüşünün alınması gerektiği kaydedildi.

"ELEŞTİRİLER HAKSIZ"
Hazırlanan tasarının gerekçesinde Yargıtay'da dosyaların yeterince incelenmeden karar verildiğine ilişkin gerekçe anımsatılarak, söz konusu eleştirinin "haksız" olduğu öne sürüldü. Görüşte şu ifadelere yer verildi:

"Yargıtay'da görev yapan hakimler, üyeler ve savcılar gece gündüz insan üstü bir çalışma içindedirler. BVu çalışmalar, Yargıtay'da görev yapan kişilerin görevde iken ölmesi, genç yaşta ağır hastalıklara yakalanması, emekliye ayrıldığında sağlığının yitirmesi gibi ağır ve acı sonuçlar vermiştir" denildi.

Yeni ,iş gelmese bile Yargıtay'da bulunan işlerin en erken 4-5 yıl içinde bitirileceğine ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığı savunulan görüşte, "Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen hayata geçmesiyle ceza davalarıyla ilgili dosyaların yüzde 85'i Yargıtay'a gelmeyecektir. Mevcut dosyalarda kısa süre içinde eritilecektir. Hukuk dairelerinde de gelen iş sayısında yüzde 40 azalma meydana gelecektir" denildi.

Görüşte bu nedenle yeni daireler kurulup yeni üyeler seçildiği zaman Yargıtay'da üye ve daire fazlalığı oluşacağı savunuldu.

"KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKKLİKLER İŞ YÜKÜNÜ ARTTIRIYOR"
Yargıtay'ın görüşünde, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunun da bir çok değişiklik yapıldığı anımsatıldı ve bu nedenle bazı dosyaların yerel mahkemelere geri gönderilmesi gerektiği ifade edildi. Görüşte, söz konusu değişikler nedeniyle infaz işlemleri tamamlanmayan ve hatta bazı hallerde infazı tamamlanmayan dosyalar yeniden hukuki denetim sürecine tabi tutulduğu, böylece iş yükünün arttığı savunuldu.

Görüşte, tasarıda "Boşanma davalarının sonuçlanmasının yıllarca bekleyen ve yeni evlilik yapamadığı için gayri resmi birlikte yaşayıp çocuk sahibi olan insan sayısının artması da gerekçe olarak gösterildiği" anımsatılarak, "Genel gerekçede nasıl bir araştırmaya dayandığı beli olmayan böyle bir ifadeye yer verilmesi kanun yapma tekniğine uygun değildir" değerlendirilmesine yer verildi.

Görüşte ayrıca, kanunların genel olması gerektiği sadecde belli bir kişi ve olay esas alıanrak kanun yapılamatyacağının altı çizildi ve "Belli bir kişiyi ve belli bir olayaı esas alan düzenlemeler Anayasa'nın 10. Maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olur. Yasama organı Anayasaya uygun olmak şartıyla her alanda kanuni düzenleme yapabilir. Ancak bu düzenleme yapılırken yargı işlemi niteliğinde kanun çıkarılamaz. Örneğin bir kanun çıkarılarak yargılamanın tarafı değiştirilemez. Tasarının geçici 2. Maddesinde yer alan hakimlerin sorumluluğuyla ilgili görülmekte olan davaların tarafının değiştirilmesi, Anayasanın 9. Maddesine aykırıdır. Belli bir kişiye sorumluluk yüklemek veya yasal sorumluluktan kurtarmak için kanun yapılamaz. Mevcut davalar devam ederken davaların taraflarından birini sorumluluktan kurtarma sonucu doğuracak bu düzenleme Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine ve eşitlik ilkesine aykırıdır."

Yargıtay Başkanlığı'nın Danıştay ve Yargıtay'da yeni daire kurulmasına ilişkin tasarıya yönelik görüşünde, hakim ve savcılar hakkındaki tazminat davalarının devlet aleyhine açılabileceğine ilişkin hüküm anımsatılarak, "Hükmün Yüksek Mahkeme başkan ve üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Danıştay Başsavcısı, HSYK müfettişleri ve adalet müfettişleri hakkında da uygulanacağı kabul edilmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin bu kapsama neden alınmadığı anlaşılmamaktadır" denildi.

Yargıtay Başkanlığı, Yargıtay ve Danıştay'a yeni daire kurulmasını da öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına" yönelik görüşünü TBMM'ye gönderdi.

Görüşte, tasarıda, yeni yapılacak iş bölümünün sonucuna göre, daha önce başka dairenin görevinde olup da dairesi değişmesi gereken dosyaların mevcut halleriyle ilgili daireye gönderilmesini öngören düzenleme de "kanuni hakim" ve "hukuk güvenliği" ilkeleri ile Anayasa'ya aykırı olduğu savunuldu.

Anayasa'nın 142.maddesine göre mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği ifade edilen görüşte, "Dairelerin görevleri Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesinde kanunla düzenlenmiştir. Başkanlar Kurulu'nun kararı ile yapılan görev değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu yönünde görüşler mevcuttur. Tasarı ile getirilen düzenlemede Dairelerin görevi Başkanlar Kurulunun önerisi üzerine Büyük Genel Kurulca belirlenecektir. Yargıtay'ın ilk derece mahkemesi olarak da görev yaptığı gözetildiğinde Tasarının 8.maddesi ile yapılan değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle yeni daireler kurulacaksa bu dairelerin görevlerinin kanunla düzenlenmesi, gelen işlerin sayısı ve niteliğine göre bir kısım işlerin başka dairelere verilebilmesi için gerekli değişikliği yapmak üzere Başkanlar Kuruluna yetki verilmesi uygun olur" denildi.

AYNI DAİREDE FARKLI İÇTİHATLAR
Tasarıdaki "Heyet, bir başkan ve dört üyenin katılımıyla toplanır. Üye sayısının yeterli olması halinde iki heyet oluşturulabilir. Daire kararlarını salt çoğunlukla verir" hükmünün, dairelerin birbirinden bağımsız iki heyetle çalışması sonucunu doğuracağı kaydedilen görüşte, bu durumda aynı konuda aynı dairede farklı içtihatlar ortaya çıkacağı öne sürüldü.

"TAZMİNATIN AMACINA UYGUN DEĞİLDİR"
Tasarıda Hakimler ve Savcılar Kanunu'na da bazı maddelerin eklendiği anımsatılan görüşte şu ifadelere yer verildi:

"Hakim ve savcıların yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet, verdikleri kararlar nedeniyle ve haksız fiilde bulunmaları nedeniyle tazminat davalarının ancak Devlet aleyhine açılabileceği hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme haksız fiilde bulunanın sorumlu tutulması ile ilgili genel kurala aykırı olduğu gibi tazminatın amacına da uygun değildir. Zarara uğrayan ancak zarar verene karşı dava açıp kazandığı takdirde maddi ve manevi yönden tatmin edilmiş olur. Bu nedenle haklarında bir düzenleme bulunmayan savcılar yönünden tazminatın amacı da gözetilerek bir düzenleme yapılması yeterlidir.

Ayrıca hükmün Yüksek Mahkeme başkan ve üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Danıştay Başsavcısı, HSYK müfettişleri ve adalet müfettişleri hakkında da uygulanacağı kabul edilmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin bu kapsama neden alınmadığı anlaşılmamaktadır."

"AİHM'E AYKIRIDIR"
Görüşte, Hakimlerin yargılama faaliyetinin sorumluluğu ile ilgili Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Hakimler ve Savcılar Kanununda ayrı ayrı düzenlemeler yapılmasının mantığı ve gerekçesi de anlaşılamadığı kaydedilen Yargıtay görüşünde, "Tasarıda hakim ve savcılar aleyhine açılacak tazminat davalarında ve rücu davalarında kanun yoluna başvurulması için miktar veya değere ilişkin sınırlamaların uygulanmayacağı belirtilmiştir. Böyle bir düzenleme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14.maddesi ve Anayasanın 10.maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu nedenle hükümden çıkarılmalıdır" eleştirisinde bulunuldu.

ÖNCE DAİRE GÖREVLERİ SAPTANMALI, ÜYLER ÖYLE GÖREVLENDİRİLMELİ
Yargıtay görüşünde tasarının geçici 1.maddesinde Yargıtay Kanunu'nda yapılan değişikliğin zorunlu bir sonucu olarak, maddeyle bu Kanuna göre kurulan dairelere ihdas edilen üye kadrolarına seçim yapılmasının ve dairelerde çalışacak üyelerin belirlenmesinden itibaren bir ay içinde Başkanlar Kurulunun toplanarak daireler arasındaki işbölümüne ilişkin karar tasarısını hazırlayarak maddede belirtilen Kurulların onayına sunması hükme bağlandığı anımsatıldı. Bu işbölümünün sonucuna göre daha önce başka dairenin görevinde olup da dairesi değişmesi gereken dosyaların ise mevcut halleriyle ilgili daireye gönderilmesi öngörüldüğü kaydedilen görüşte, "Anayasa'nın 142.maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Yine Anayasa'nın 37.maddesine göre hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir Yüksek Mahkeme olan ve ilk derece yargılaması da yapan Yargıtay Dairelerinin görevinin kanunla belirlenmesi zorunludur. Geçici 1.maddenin birinci fıkrası ile getirilen düzenleme Anayasa'nın 37. ve 142.maddelerine aykırıdır" denildi.

Görüşte ayrıca, yeni kurulan dairelerin görevleri saptandıktan sonra yeni seçilen üyelerin geçmişteki uzmanlıkları bilgi ve tecrübeleri gözetilerek dairelerde görevlendirilmeleri amaca uygun bir düzenleme olacağı vurgulandı.

Yargıtay Başkanlığı'nın Danıştay ve Yargıtay'da yeni daire kurulmasına ilişkin tasarıya yönelik görüşünde, "Tasarı bir kanunda bulunması gereken genellik, objektiflik, geleceği düzenleme ve kamu yararı niteliklerini taşımamaktadır. Ayrıca tasarıdaki Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi İle ilgili düzenlemeler ve geçici maddeler Anayasa'ya aykırıdır" denildi.

Yargıtay Başkanlığı, Yargıtay ve Danıştay'a yeni daire kurulmasını da öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına" yönelik görüşünü TBMM'ye gönderdi.

Görüşte, düzenlemenin objektif olmadığı, Dairelerin elinde bekleyen dosyalara müdahale niteliğinde bulunduğunun "açıkça" görüldüğü ifade edildi.

Görüşte, tasarıda, Yargıtay'da ihdas edilen üye kadrolarına seçim yapılmasından itibaren onbeş gün içinde Birinci Başkanlık Kurulunun yeniden belirleneceği, söz konusu Başkanlık Kuruluna dairelerin iş durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak üyelerin hangi dairelerde görev yapacağını belirleme yetkisi verildiğinin hükme bağlandığı anımsatıldı. Bu düzenleme Anayasa'nın 154.maddesine aykırı olduğu ve bu maddeye göre Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceğinin hüküm altına alındığı bildirildi. Görüşte, "Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu iki yıl için seçilmiştir. Kurulun görev süresi tamamlanmadan bir kanunla son verilmesi ve yeniden seçim yapılması Anayasa'ya aykırıdır" denildi.

Tasarıda, Yargıtay Kanunu'nun 18. maddesinde Birinci Başkanlık Kurulu'nun görevleri arasında yeni gelen üyelerin dairelerini belirleme yetkisi bulunduğu belirtildiği ifade edilen görüşte, "Bu hüküm uyarınca Birinci Başkanlık Kurulu sadece yeni gelen üyelerin dairelerini belirleyebilir, önceden görev yapan üyelerin dairelerini belirleyemez" ifadesine yer verildi.

Tasarıda, Büyük Genel Kurula Hukuk Genel Kurulunun İlk derece mahkemesi olarak karara bağladığı dosyaların temyiz incelemesi yapma görevi veren düzenlemenin de hükümden çıkarılması gerektiği vurgulandı ve böylece iş yükünün önüne geçileceği savunuldu.

"SÜREN DAVALARI DA ETKİLEYECEK" ELEŞTİRİSİ
Yargıtay görüşünde tasarıda, Hakimler ve Savcılar Kanununa yapılan eklemeyle görülmekte olan davalarda da hakim ve savcılara yönelik tazminat davalarının Devlete açılacağının kabul edildiği, fakat kanun koyucu sonradan çıkaracağı kanunla bir davanın taraflarını değiştiremeyeceği savunuldu. Görüşte, düzenlemeye ilişkin eleştiriler şöyle sıralandı:

"Davacı dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun hükümlerine uygun olarak kendisine karşı sorumlu olan kişiye karşı davasını açmıştır. Yürürlükte bulunan kanun hükümlerine güvenerek dava açan kişilerin bu güvenleri korunmalı, daha sonra yürürlüğe giren bir kanunla bu güvene aykırı bir düzenleme getirilmemelidir.

Anayasa'nın 2'nci maddesine Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hukuk Devletinin temel unsurlarından biri de hukuki güvenliktir. Hukuk devleti, tüm eylem ve işlemlerinde yönetilenlere en güçlü, en kapsamlı şekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir.

Hukuk devletinde kişiler, yasaların onları nasıl etkileyeceğini önceden bilmeleri gerekir. Hukuki öngörülebilirlik, kişilerin meşru beklentilerinin korunmasıdır Hukuki güvenliği ortadan kaldıran bu düzenleme hükümden çıkarılmalıdır.

Tasarıdaki bu düzenleme Meclis gündemine alındığında devam etmekte olan davalarla ilgili görüşme yapılmış olacaktır. Bu durum açıkça Anayasa'nın 138. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "görülmekte olan dava hakkında Yasama Meclisi'nde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz' hükmüne aykırı olacaktır. Tasarıdaki bu düzenleme ile kanun koyucu kesinleşmiş bir mahkeme kararına müdahale etmektedir. Kesinleşmiş kararla taraflardan biri lehine kazanılmış hak oluşmuştur."

"KAMU YARARI TAŞIMAMAKTADIR"
Yargıtay Başkanlığı'nın görüşünün sonuç bölümünde, Yargıtay'daki iş yükünün giderilmesi için daire ve üye sayısının artırılması ancak geçici bir çözüm olabileceği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemelerinin bir an önce faaliyete geçirilmesinin zorunlu olduğu kaydedildi. Görüşte, Adalet Bakanlığı tarafından bu yıl içinde Bölge Adliye Mahkemeleri'nin fiilen göreve başlayacağı açıklandığına göre Yargıtay'ın daire ve üye sayısının arttırılmasına gerek bulunmamaktadır. Tasarı ile Yargıtay'daki daire ve üye sayısı arttırılırken Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili önemli değişiklikler yapılmıştır. Tasarı bir kanunda bulunması gereken genellik, objektiflik, geleceği düzenleme ve kamu yararı niteliklerini taşımamaktadır. Ayrıca tasarıdaki Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi İle ilgili düzenlemeler ve geçici maddeler Anayasa'ya aykırıdır" denildi.

kalan karakter 460

ANKARADAN_A ANKARADAN_A // ANKARA

Kamuoyu olarak ne görüş, ne bildiri hiç birşey istemiyoruz!
İŞE İADE davalarını biran evvel sonuçlandırın artık yeterrr!
4857 bl. İŞ KANUNUNUN 20.Maddesini bir okuyun, orada yazanlar uygulanıyor düşüncesi ile bir dava açtım sonuç olarak kazandım. Fakat firma temyiz etti, tabi biliyor ya yargının bu şekilde hantallığını!
YARGITAY 1 ayda sonuçlandıracağı dosyayı 8 ay geçti ve hala sıra bekliyor!
Hakkımı helal etmiyorum Yargıtay 9.Hukuk Dairesi ve tüm YARGI mensuplarına !
Benden binlerce sonrasındaki alacak davası olan dosyalar (torpilli dosyalar) sonuçlandı.
Ama gel gör ki ben 22 aydır işsizim sayenizde !!!

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır0
cevapla 02.02.2011 22:37
efe315 efe315 // ÇANAKKALE

artık sizin hiç bir açıklamanızı ya da mazeretinizi okumuyorumm...zamanında yargıyı siyasallaştırıp siyasete alet ettiğiniz için bütün suç sizindir...tbmm buna bir son verecekti..sizin sonunuz oldu..

Aynı Görüşte misiniz?
evet11
hayır1
cevapla 02.02.2011 22:01
myylmz myylmz // İSTANBUL

Ya gerçekten ne yapmaya çalıştığını anlamadım bu iki kurumun, bir taraftan iş çok yetiştiremiyoruz diyorlar, diğer taraftan ilave daireye karşı çıkıyorlar, bir taraftan on yıl boyunca bir davaya karar veremiyorlar, diğer taraftan 2 gün önce açılmış davayı yetiştiriyorlar, nasıl bir yapılanmadır 50 yıl geride kalmışlar, teknoloji devrine gelin biraz...

Aynı Görüşte misiniz?
evet17
hayır1
cevapla 02.02.2011 21:33

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Gündem Haberleri
Diğer Gündem Haberleri
Bahçeli'den 'tahrik' uyarısı
BDP'den 'tek adam' eleştirisi
'Herkesin kendi düşüncesidir'
'Komisyon kararı içtüzüğe uygun'
'Başkanlık sistemi faydalı'
Leblebili diyalog
Westerwelle'den Türkiye'ye övgü
'Bizim acımızın zaman aşımı yok'
Taciz mağduruna şok soru: Niye gülüyorsun?
Rıza olmadan cinsel muayeneye ceza
KCK sanıklarından 'reddi hâkim' talebi
Dövizli askerlik yasası Meclis'te kabul edildi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol