Meydan dayağı işkence değil!

Şanlıurfa'da mahkeme, soruşturma için geldiği köyde 4 çocuğu elleri ve ayaklarına vurarak döven astsubayı, "basit yaralamadan" para cezasına çarptırdı

Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi, köy okulunda sorgulanan 4 gencin ellerine ve ayaklarına sopayla vurulmasının "işkence" olmadığına hükmetti. Mahkeme, sanık astsubaya, "basit yaralama" suçundan, mağdur başına 740 liradan toplam 2 bin 960 lira para cezası verdi. Davaya konu olan olaylar, 15 Haziran 2003'te başladı. İddiaya göre; devriye gezen iki asker, gündüz gerçekleşen düğünde ateş edildiğini duyarak Bozova ilçesine bağlı Küpeli köyüne gitti. Askerler, kalaşnikof marka iki silaha el koydu. Tepki gösteren köylüler ile askerler arasında arbede yaşandı. Köylüler kalaşnikofları ve askerlerin G-3 tüfeklerini aldı. Destek talebi üzerine, köye 100 asker geldi. Bazı vatandaşlar gözaltına alındı. Yine iddiaya göre, 100 köylü öğle sıcağında okul bahçesinde yere yatırıldı ve bu şekilde bekletildi. Olayın ardından savcılık, köylüler hakkında "ruhsatsız kalaşnikaf tüfek taşımak, görevli memura mukaveket ve cürüm delillerini gizlemek" suçundan soruşturma başlattı.

CAMİDEN ANONS

Savcılığın görevlendirdiği Astsubay Şahin G. ve askerleri, 10 Temmuz'da köye gitti. Astsubay G., silahları alınan iki askerin, şüpheliyi teşhis edebilmesi için köyün erkeklerini okulun bahçesinde toplamak istedi. Bu amaçla cami hoparlöründen anons yaptırıldı. Gelmeyenler de jandarma tarafından toplandı. Askerler, 35 yaşlarında bir köylüyü teşhis etti. Daha sonra astsubay düğünde kimlerin ateş ettiğini de öğrenmek istedi. Bu amaçla, o tarihte 18 yaşından küçük olan İ. Halil Tanrıverdi, Bülent Tanrıverdi, Seydi Vakkas ve Sedat Tanrıverdi'yi yanına çağırdı. Gençler, kimin ateş ettiğini bilmediklerini söyleyince ellerine ve kollarına vurdu. Daha sonra TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na ifade veren köylüler ise, "Astsubay 7-8 civarında çocuğu, sınıflara alıp sorguladı. Geri kalanları da yüzüstü yatırarak bekletti" iddiasında bulundu. Sedat Tanrıverdi'nin babası Metin Tanrıverdi de, "Oğlum çıktığında burnu kanıyordu. Avuçlarının içi ve ayaklarının altı şişti" dedi. Olay, ailelerin durumu Şanlıurfa Barosu'na bildirmesiyle adliyeye yansıdı. Soruşturma sürecinde, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu da köylülerin darp iddiasını destekler nitelikte rapor verdi. Astsubay G. hakkında, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme, Şahin G.'yi "dört kişiyi basit yaralama" suçundan, şikayetçi başına 740 lira para cezasına mahkûm etti. Karar temyiz edildi, dosya Yargıtay'a gönderildi. Yargıtay'da 3.5 yıl bekleyen dosya, zaman aşımına iki ay kala, usül yönünden bozuldu. Gerekçe, tutanaklarda üye hakimin imzasının eksik olmasıydı. Yerel mahkeme, davayı tekrar görüştü ve bir kez daha, 4 çocuğa yapılanın "işkence değil, sopayla basit yaralama" olduğuna karar verdi. Astsubay Şahin G., her şikayetçi için 37'şer gün hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza, günlüğü 20 liradan 740'ar lira para cezasına çevrildi. Bunun da 24 taksitle ödenmesi kararlaştırıldı. Aileler şimdi konuyu AİHM'ye taşımaya hazırlanıyor.

KOMİSYON: CEZA İÇİN YERE YATIRDILAR
Köylülerin, "Bizi öğle sıcağında yere yatırıp 5 saat beklettiler" iddiası, konuyu mercek altına alan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun raporuna da yansıdı. Komisyonun raporunda, "Yüzüstü yatırma olayı, tarafların iddia ettiği gibi ne 5 saat kadar uzun, ne de 15-20 dakika kadar kısa sürmüştür. Ama cezalandırma kastı taşıyacak şekilde uzunca tutulduğu izlenimi edinilmiştir. Bu durum, olaylarla ilgili kötü muamele iddiasının biraz abartıldığını göstermektedir" ifadesine yer verildi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!