Muhalefetten ilk yorumlar...
Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının emekliliklerini istemeleri, Hükümet ve muhalefet tarafından yorumlandı.
CHP'DEN TEMKİNLİ AÇIKLAMA
CHP'li Belediye Meclis Üyesi Muzaffer Özgen'in kızı Burcu Özgen'in düğününe katılmak üzere Çanakkale'ye gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesindeki emeklilikler hakkında açıklamalarda bulundu.
CHP Çanakkale İl binasında basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulunan Gürsel Tekin, yaşanan manzaranın kabul edilebilir bir manzara olmadığını belirterek, "Bu özellikle Cumhuriyet tarihinden itibaren bu yana ilk kez yaşanan manzara. Bununla ilgili Sayın Genel Başkanımız Ankara'ya dönüyor. Biz de bugünkü etkinlikten sonra Ankara'ya döneceğiz. Yarın değerlendirme yapacağız. Bu saate kadar ne hükümetten, ne Cumhurbaşkanı'ndan, ne de emekliliğini isteyen komutanlardan herhangi bir açıklama gelmemiştir. Bizim bildiğimiz bugüne kadar bu terfi dönemlerinde demokratik bir yöntemle kurallara ve yasalara bağlanmıştır. Ne zaman bir terfi dönemi gelse böyle krizler doğuyor. Bunun gerekçelerini tam bilmediğimiz için şu an bir şey diyemiyoruz. Yarın Genel Başkanımız ve CHP yöneticileri olarak bununla ilgili bir değerlendirme yapacağız. Üzücü bir değerlendirme. Umut ediyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı bu olaya bir el koyar" dedi.
Tekin daha sonra düğün törenine katılmak üzere parti binasından ayrıldı.
KILIÇDAROĞLU ANKARA'YA DÖNDÜ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanlarının emekliliklerini istemesinin ardından tatilini yarıda keserek Ankara'ya döndü.
Tatilde olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, akşam saatlerinde gündemi alt üst eden Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanları'nın emekliliklerini istemesinin ardından tatilini yarıda keserek Ankara'ya döndü. Kılıçdaroğlu'nun nerede tatil yaptığı ise bilinmiyordu.
MHP'DEN HÜKÜMETE SERT TEPKİ
MHP lideri Bahçeli, "TSK'nın yapısı harap edilmek isteniyor" dedi.
MHP Genel Merkezi'nden, Genel Başkan Devlet Bahçeli imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, "Türkiye içine girdiği tehlikelerle dolu ve beka düzeyindeki sarsıntıların vahim sonuçlarını birer birer yaşamaktadır. Son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili yapılan yorum, tartışma ve eleştirilerin sancılı bir mecraya girdiği görülmektedir.
Bununla birlikte gelecek hafta yapılacak YAŞ toplantısı öncesi ülkemiz büyük bir kriz ile karşı karşıya kalmıştır. Bugün itibariyle Genel Kurmay Başkanıyla birlikte üç kuvvet komutanın emekliliklerini zamansız bir şekilde istemeleri gündemi bütünüyle sarsmıştır. Bu olağandışı gelişmenin ciddi bir devlet krizine kapı araladığı gün gibi ortadadır. Esasen siyasi iktidarın yargının AKP'lileştirilmesinden sonra gözünü Türk Silahlı Kuvvetlerine diktiği ve bundan kaynaklanan gerilimlerin önlenemez ve yönetilemez bir aşamaya geldiği anlaşılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin geleneksel hiyerarşik yapısını alt üst etmeye kararlı olan AKP zihniyetinin, bugünkü bunalımın baş aktörü olduğu açık ve nettir. Son gelişmelerden TSK'nın yeniden dizayn edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Uzun zamandır, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup amiral ve generallerin Ergenekon, Balyoz, internet andıcı gibi isimlerle anılan darbe iddialarıyla ilişkilendirilmeleri bugün muhatap olunan krizin temelini oluşturmuştur. Hâlihazırda 43 amiral ve general bu kapsamda tutuklu bulunmaktadır.
Bunlardan 17'si YAŞ toplantılarında atama ve terfi etmeyi beklemektedir.
Bir türlü sonuçlandırılamadığından şirazesinden çıkan darbe iddialarıyla ilgili yargı süreçlerinin, Türk Silahlı Kuvvetlerini tam anlamıyla yıpratma ve üzerinde baskı oluşturma amacına yönelik olduğu şüphesizdir. Özellikle etnik temelli vahşi terörün kanlı saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde ordunun yıpratılmasının, tahrip edilmesinin ve bütünüyle darbeci bir kurum olarak gösterilmesinin çok tehlikeli gelişmelere neden olacağı aşikârdır. Türkiye'nin yakın dönemde yaşadığı siyasi, demokrasi ve anayasa krizinden sonra karşılaştığı bu devlet krizi ağır neticelere yol açacaktır. Siyasal ve sosyal dengesizliklerin devlet kriziyle eklemlenerek ülkemizi bir çıkmaza sürükleme ihtimali ciddi düzeyde artmış durumdadır. Bölücü terörün tırmandığı, özerklik zırvalarının yüksek sesle dillendirildiği ve ekonomik krizin ayak seslerinin işitildiği bir ortamda devlet krizinin belirlemesi her açıdan kaygı vericidir.
Bugünkü sürece TSK'ya yönelik AKP'nin derin güvensizliği ve Cumhurbaşkanının aşırı kuşkusu eşliğinde gelinmiştir. Geleneksel terfi ve atama sisteminin bozulmasıyla, TSK'nın yapısı tümüyle harap edilmek istenmektedir. Nitekim istikrar sürsün sözleriyle ustalık dönemine geçtiklerini iddia eden AKP zihniyeti, şımarıklığından ve ölçüsüz kibrinden dolayı kontrolsüz bir istikrarsızlığın kapısını ardına kadar aralamıştır. Genel Kurmay Başkanıyla birlikte üç kuvvet komutanının, demokratik olgunluk göstererek emekliliklerini istemeleriyle başlayan devlet krizinin çözülmesi en başta hükümetin ve Cumhurbaşkanı'nın sorumluluğu altındadır. Bu krizin kökleşmesine ve derinleşmesine fırsat vermeden, YAŞ toplantıları zamanında gerçekleştirilerek yeni bir komuta heyeti dahil atama ve terfiler yapılmalı, sürecin normalleşmesi ülke ve millet menfaati yararına sağlanmalıdır. Sözde darbe iddialarına konu olduğundan dolayı terfi ve atamaları yapılmayan amiral ya da generallerin hakları da işleyen yargı sürecinin tamamlanmasına kadar saklı tutulmalıdır. Bu itibarla, artık bir kangren haline dönen darbe iddialarıyla ilgili mahkeme safahatının bir an önce sonuçlandırılmasını aziz milletimiz acilen beklemektedir.
Ayrıca TSK'nın komuta kademesi; AKP hükümetinin gerilimden beslenen politikalarına aynı şekilde cevap vermemiş ve millet iradesine saygı göstererek demokratik olgunlukla emeklilikten yana tercihini kullanmıştır. AKP hükümeti bunu acziyet olarak görmemeli ve geçmişin intikamını alırcasına TSK'yı zan ve töhmet altında bırakan uygulamalarından artık vazgeçmelidir. Türkiye'nin bugünkü nazik, hassas ve kritik döneminde sağduyuyla ve sükûnetle hareket etmek zorunluluk haline gelmiştir. AKP hükümeti sorumluluğunun farkına varmalı ve neden olduğu devlet krizinin çözülmesi için samimi adımları gecikmeksizin atmalıdır. Bu konuda siyasi iktidar tarih ve millet önünde büyük bir vebal altındadır" denildi.